Dimitris Avramopulos - Daily Mail
- Belçika yargısı, Dimitris Avramopulos hakkında yolsuzluk bağlantısı şüphesiyle gözaltı kararı verdi.
- Karar, Avrupa Parlamentosu’ndaki geniş soruşturma dosyası kapsamında Yunan makamlarına iletildi.
- Avramopulos’un dokunulmazlığı nedeniyle gözaltı için Yunan Parlamentosu süreci gerekiyor.
- İddialar, 2019’dan beri yürütülen bir STK faaliyeti ve AP içi yolsuzluk ağı bağlantısı üzerinden inceleniyor.
Avrupa Parlamentosu merkezli yolsuzluk soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Belçika yargısının, eski Avrupa Komiseri ve Yunan siyasetçi Dimitris Avramopulos hakkında gözaltı kararı çıkardığı bildirildi.
Söz konusu kararın, uzun süredir devam eden yolsuzluk dosyası kapsamında alındığı ifade ediliyor.
Soruşturmanın merkezindeki iddialar
Yunan basınında yer alan bilgilere göre Avramopulos’un adı, 2019 yılından bu yana yolsuzlukla mücadele alanında faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşuyla yürüttüğü temaslar üzerinden dosyaya dahil edildi.
Belçikalı savcıların, bu faaliyetlerin Avrupa Parlamentosu içindeki daha geniş bir yolsuzluk ağıyla bağlantılı olup olmadığını araştırdığı belirtiliyor.
Gözaltı süreci ve dokunulmazlık engeli
Alınan gözaltı kararı, Yunan makamlarına ve Atina Başsavcılığına iletildi. Ancak Avramopulos’un halen Yunanistan Parlamentosu’nda milletvekili olması nedeniyle, gözaltı işleminin uygulanabilmesi için yasama dokunulmazlığının kaldırılması gerekiyor. Bu nedenle sürecin hem siyasi hem de hukuki boyutunun önümüzdeki günlerde netleşmesi bekleniyor.
Avramopulos’un savunması ve iddialara yanıtı
Dimitris Avramopulos, hakkındaki iddiaları reddediyor. Söz konusu sivil toplum kuruluşu üzerinden elde ettiği 75 bin avroluk geliri resmi olarak beyan ettiğini belirten Avramopulos, tüm faaliyetlerinin yasal çerçevede yürütüldüğünü savunuyor.
Qatargate soruşturmasının geçmişi
Avrupa Parlamentosu’nda yolsuzluk skandalı, 2022 yılında dönemin AP Başkan Yardımcısı Eva Kaili’nin gözaltına alınmasıyla uluslararası gündeme taşınmıştı. Soruşturma kapsamında bazı milletvekilleri ve parlamento çalışanlarının, çeşitli ülkeler adına karar süreçlerini etkilemek için rüşvet aldığı iddia edilmiş, operasyonlarda yaklaşık 1,5 milyon avro nakit para ele geçirildiği bildirilmişti.

