Belçika bayrağı - Reuters
- Belçika Yargıtayı, Kongo’daki melez çocukların ailelerinden zorla alınmasını “insanlığa karşı suç” olarak tanıdı.
- Mahkeme, uygulamanın sistematik ve ırk temelli bir devlet politikası olduğuna hükmetti.
- Davacıların her birine 50 bin avro tazminat ödenmesine karar verildi.
- Karar, Avrupa’da sömürge suçlarına ilişkin ilk kesin devlet mahkumiyeti olarak değerlendirildi.
Belçika Yargıtayı, sömürge döneminde Kongo’da melez çocukların ailelerinden zorla koparılmasına ilişkin davada devleti “insanlığa karşı suç” kapsamında mahkum eden kararı onadı. Karar, Avrupa’da bir devletin sömürge geçmişi nedeniyle bu suçtan ilk kez kesin hükümle mahkum edilmesi olarak değerlendiriliyor.
Belçika’nın sömürge döneminde uyguladığı ırk temelli politikalar nedeniyle açılan dava, Avrupa hukuk tarihinde emsal niteliğinde bir kararla sonuçlandı. Yargıtay, devletin temyiz başvurusunu reddederek alt mahkemenin Aralık 2024’te verdiği kararı kesinleştirdi.
Belçika Yargıtayı, sömürge döneminde siyah Kongolu anneler ile beyaz babalardan doğan çocukların ailelerinden zorla ayrılmasının sistematik bir ayrımcılık politikası kapsamında yürütüldüğünü belirtti.
Mahkeme kararında, uygulamanın “insanlığa karşı suç” niteliği taşıdığı ifade edilirken, bu nedenle zaman aşımı hükümlerinin geçerli olmayacağı vurgulandı.
Mahkeme ayrıca davacıların her birine 50 bin avro tazminat ödenmesine hükmetti.
Çocuklar ailelerinden koparıldı
Dava, 1945-1950 yılları arasında dönemin Belçika Kongosu’nda doğan 5 çocuğun maruz kaldığı uygulamalar nedeniyle açıldı.
Siyah Kongolu anneler ile beyaz babalardan dünyaya gelen çocukların, henüz 2 ila 4 yaşlarındayken ailelerinden zorla ayrıldığı belirtildi. Çocukların daha sonra çoğunlukla Katolik Kilisesi tarafından yönetilen kurumlara yerleştirildiği kaydedildi.
Belçika hükümeti ise 2019 yılında, eski sömürgelerde melez çocuklara yönelik “hedefli ayrımcılık ve ailelerden koparma” uygulamalarını resmen kabul etmişti.
“Avrupa’da bir ilk”
Davacıların avukatı, kararın Avrupa’da sömürge dönemi suçlarına ilişkin “ilk emsal mahkumiyet” olduğunu söyledi.
Davacılardan 80 yaşındaki Lea Tavares Mujinga da daha önce yaptığı açıklamada, “Bu bir ilk. Belçika’da ve Avrupa’da bir ilk. İlk defa bir mahkeme, kendi devletini insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle kınadı” ifadelerini kullanmıştı.




