- Efes-2026 Tatbikatı, 50 farklı ülkeden 1300'ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katılımıyla İzmir Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi'nde başarıyla icra edildi.
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk ordusunun tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmediğini, aksine yıkılan yerleri tamir, imar ve ihya eden bir barış gücü olduğunu belirtti.
- Savunma sanayiinde SAHA EXPO 2026 ile ivme kazanan yerli ve milli yüksek teknoloji ürünlerinin tatbikatta başarıyla sergilenmesi, Türkiye'nin caydırıcılık mesajını pekiştirdi.
- Gazze ve Lübnan'daki sivil katliamlarına sert tepki gösteren Erdoğan, Türkiye'nin savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında durarak insanlığın ortak değerlerini savunacağını açıkladı.
İzmir’in Seferihisar ilçesinde gerçekleştirilen Efes-2026 Tatbikatı'nın seçkin gözlemci gününe katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bölgesel ve küresel barışın en büyük güvencesi olduğunu vurguladı. Dünyanın en önemli birleşik ve müşterek askeri organizasyonlarından biri olan tatbikatta, Türkiye'nin savunma sanayiindeki yerli hamleleri ve küresel düzendeki kilit rolü ön plana çıkarıldı.
Türk ordusu coğrafyanın hafızasını ve mefkuresini taşıyor
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir'in Seferihisar ilçesindeki Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi'nde gerçekleştirilen Efes-2026 Tatbikatı'nın seçkin gözlemci gününe katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasına vatan topraklarında ve yurt dışında fedakarca görev yapan tüm güvenlik güçlerini selamlayarak başlayan Erdoğan, dünyanın sayılı birleşik ve kapsamlı tatbikatlarından birinde bulunmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu ifade etti.
Bu yılki dev askeri organizasyona Türk askerlerinin yanı sıra 50 farklı ülkeden 1300'ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, organizasyonda emeği geçen komuta kademesini tebrik etti. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve kuvvet komutanları başta olmak üzere Türk Silahlı Kuvvetlerinin her bir mensubunu ve görev alan kamu kurumu temsilcilerini kutladı.
Tatbikatın yapıldığı bölgenin tarihi önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı faaliyetin Malazgirt'ten 10 yıl sonra, 1081'de Çakabey'in fethettiği ve dünya tarihinin en önemli tersanelerinden birini kurarak denizcilik destanları yazdığı topraklarda icra edildiğini anımsattı. Erdoğan, "Bundan bin yıl önce bu toprakları yurt tutarken şehit olan, gazi olan, İ'la-yi Kelimetullah uğrunda can veren tüm kahramanlarimizi minnetle yad ediyorum." şeklinde konuştu.
Tarihten bugüne uzanan köklü mirasa sahip çıktıklarını dile getiren Erdoğan, "Aynı şekilde geçmişten bu yana Malazgirt'ten İstiklal Harbi'ne, Kıbrıs Barış Harekatı'ndan terörle mücadeleye kadar vatanımız, birliğimiz, dirliğimiz, bayrağımız, mefkuremiz, devletimizin ve milletimizin bekası için şehit olan, gazi olan her bir vatan evladını kemal-i edeple anıyorum." sözleriyle vefat edenleri yad ederken hayattaki gazilere de hayırlı ömürler diledi.
Yüksek teknolojili yerli ve milli savunma sanayi ürünlerinin başarıyla kullanıldığı bu organizasyonun arkasında çok güçlü bir stratejik aklın bulunduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada, 2 bin 500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi var." diyerek askeri dehanın ve hazırlığın önemine dikkat çekti.
Barışı tesis etmenin ciddi bir irade gerektirdiğini belirten Erdoğan, "Burada, caydırıcılığın yanı sıra barışı tesis etmenin, nasıl bir hazırlık, irade ve kararlılık gerektirdiğinin numunesi var." ifadesini kullandı. Ordunun millet nezdindeki kutsiyetine değinen Erdoğan, "Burada, bir milletin göz bebeği olarak, 'Peygamber Ocağı' olarak gördüğü her bir neferine 'Mehmetçik' adını verdiği bir kurumun ete kemiğe bürünen şuuru var." dedi.
Silahlı kuvvetlerin sadece ulusal değil, bölgesel bir misyona da sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, "Şunu ifade etmek isterim ki, Türk Ordusu kendi milletinin, kendi vatanının hafızasını ve mefkuresini taşıdığı kadar içinde bulunduğu coğrafyanın da hafızasını ve mefkuresini taşımaktadır." açıklamasını yaptı. Ordunun bu tarihi sorumluluğu başarıyla yürüttüğünü belirterek, "Hamdolsun o hafızayı da o mefkureyi de ordumuzun her bir mensubu layıkıyla deruhte etmeye devam ediyor." diye ekledi.
Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiştir
Silahlı kuvvetlerin temel misyonunun yıkmak değil yapmak olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ordunun küresel barış vizyonunu net sözlerle ortaya koydu. Erdoğan, "Türk ordusu, barışın ordusudur. Türk ordusu, huzurun ordusudur. Türk ordusu, istikrarın ordusudur." ifadelerini kullanarak Türkiye'nin askeri gücünün dünyaya dostluk mesajı verdiğini aktardı.
Dünyada kendi ordusuna ithaf edilen tek milli marşın İstiklal Marşı olduğunu hatırlatan Erdoğan, bağımsızlık vurgusunu şu sözlerle sürdürdü: "'Hakkıdır Hakk'a tapan, milletimin istiklal' mısralarında olduğu gibi Türk ordusu istiklalin ordusudur."
Türk askeri kültürünün insani değerleri her şeyin üstünde tuttuğunu ifade eden Erdoğan, "Türk ordusu tarih boyunca gittiği hiçbir yeri tahrip etmemiş aksine tahrip edilen yerleri tamir etmiştir." dedi. Ordunun savaş hukukuna ve çevreye olan saygısına dikkat çekerek, "Ordumuz en çetin şartlarda bile düşman unsurları dışında hiçbir insana, canlıya, ağaca, şehre zarar vermemiş aksine imha edilen yerleri imar ve ihya etmiştir." şeklinde konuştu.
Savunma stratejisinin küresel ölçekteki olumlu etkilerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk ordusu ülkesi ve milletinin güvenliğinin teminatı olduğu kadar bölgesel ve küresel barışın, huzurun ve istikrarında en önemli güvencesidir." tespitinde bulundu. Bu büyük organizasyonun dünyaya net mesajlar ilettiğini söyleyerek, "Efes 2026 Tatbikatı'nın tüm dünyaya verdiği mesajların bu yönleriyle de çok iyi anlaşılması gerektiğine inanıyorum." temennisini paylaştı.
Dünyamız çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor
Uluslararası ilişkilerde ve küresel güvenlik mimarisinde çok radikal değişimlerin yaşandığı bir süreçten geçildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, eski statükoların yıkıldığını söyledi. Erdoğan, "Dünyada yeni dengeler, yeni ittifaklar kuruluyor, fakat küresel ölçekte yeni bir düzen kurulamıyor." diyerek mevcut istikrarsızlığa işaret etti.
Güç dengelerinin merkezinin kaydığını ifade eden Erdoğan, "Dünyamız, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği bir statükodan çok kutuplu, çok aktörlü bir yapıya hızla evriliyor." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye'nin merkezinde yer aldığı coğrafyanın bu küresel dönüşümün tam kalbinde bulunduğunu sözlerine ekledi.
Ülkenin uluslararası alanda artan ağırlığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin adı yeni dönemin müessir aktörlerinden biri olarak her geçen gün daha fazla öne çıkıyor, daha fazla zikrediliyor." dedi. Geleceğe umutla baktıklarını belirten Erdoğan, "Geleceğe dair karamsar senaryolar yazılırken biz başta bölgesel barış olmak üzere ülkemizi her alanda kilit konuma getirmeye çalışıyoruz." şeklinde konuştu.
Bu zorlu ve riskli coğrafyada huzuru muhafaza edebilmek için askeri kapasitenin en üst düzeyde tutulmasının bir zorunluluk olduğunu anlattı. Ay başında düzenlenen ve 120 farklı ülkeden 1700'ü aşkın firmanın katıldığı SAHA EXPO 2026 fuarındaki yerli ürünlerin bu başarının kanıtı olduğunu söyledi.
Türkiye'yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz
Savunma sanayiinde yürütülen büyük atılım hamlelerinin Türkiye'nin bağımsızlık mücadelesinin en önemli sütununu oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış politikadaki vizyonlarını da paylaştı. Erdoğan, "Caydırıcılığımızı artırarak, savunma yeteneklerimizi güçlendirerek, savunma sanayiinde başlattığımız atılım hamlesini hızlandırarak, karşılıklı fayda ve saygı zemininde dostlarımızla yeni ortaklıklar kurarak Türkiye'yi bu fırtınalı sulardan sahil-i selamete çıkarmak istiyoruz." açıklamasını yaptı.
Efes-2026 Tatbikatı'nda boy gösteren ileri teknoloji savunma sistemlerinin bu amaca hizmet ettiğini vurgulayan Erdoğan, "Efes-2026 Tatbikatı'nda sahne alan savunma sanayii ürünlerimizin hepsi bunun içindir." dedi. Ordunun gücünün barışın teminatı olduğunu söyleyerek, "Dünyanın en güçlü silahlı kuvvetlerinden biri olan kahraman ordumuz işte bunun mücadelesini vermektedir." ifadesini kullandı.
Türkiye'nin çok boyutlu dış politika eksenini özetleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Barışçıl, girişimci ve insani değerleri merkeze alan dış politikamız bunun için yürütülmektedir." şeklinde konuştu. Hem doğu hem batı dünyasıyla dengeli ilişkiler geliştirildiğini belirten Erdoğan, "Doğuyla yüzyıllara sari güçlü bağlarımızı korurken batıyla diyaloğumuzu artırmamızın, Afrika'dan Latin Amerika'ya uzanan işbirliği çabalarımızın gerisinde işte bu yaklaşım vardır." dedi.
Soykırım şebekelerinin karşısında insanlığın müşterek değerlerini savunacağız
Dünyanın gözü önünde yaşanan insani trajedilere ve katliamlara karşı Türkiye'nin sesini yükseltmeye kararlılıkla devam edeceğini aktaran Erdoğan, mazlumların yanında duracaklarını yineledi. Erdoğan, "Şunu, burada bir kez daha ifade etmekte yarar görüyorum, Türkiye olarak savaşa ve kaosa yatırım yapanların karşısında barışı ve istikrarı savunmaya devam edeceğiz." sözleriyle küresel aktörlere mesaj gönderdi.
Orta Doğu'da yaşanan sivil ölümlerine çok sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası toplumun vicdanına seslendi. Erdoğan, "Gazze'de, Lübnan'da ve bölgemizin diğer yerlerinde çoluk çocuk, kadın, yaşlı demeden katleden soykırım şebekelerinin karşısında tüm insanlığın müşterek değerlerini savunmaya kararlılıkla devam edeceğiz." diyerek net duruşunu ortaya koydu.
Türk milletiyle kurulacak ilişkilerin tarihsel sonuçlarına değinen Erdoğan, dostluğun önemini ve husumetin getireceği kayıpları hatırlattı. Erdoğan, "Tarih, Türk milletiyle dost olmanın neler kazandırdığının da Türklere husumet etmenin neleri kaybettirdiğinin de sayısız örnekleriyle doludur." uyarısında bulundu.
Askerimizin küresel alanda inşa ettiği güven duygusunun zedelenmesine asla müsaade etmeyeceklerini kararlılıkla ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mehmetçik diğer tüm hasletlerinin yanı sıra aynı zamanda dostluğundan emin olunan kuvvet demektir. Biz, bu güven cephesinin sarsılmasına müsaade etmeyeceğiz." dedi.
İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy'un birlik ve beraberliği anlatan tarihi dizelerini okuyarak konuşmasını sürdürdü. Erdoğan, "İstiklal Şairimiz Mehmet Akif, 'Değil mi cephemizin sinesinde iman bir, sevinme bir, acı bir, gaye aynı, vicdan bir. Değil mi ortada bir sine çarpıyor yılmaz, cihan yıkılsa emin ol bu cephe sarsılmaz.' diyor." mısralarını aktardı.



