3 dakikalık reklam izni
2026 Dünya Kupası ile birlikte futbol geleneksel yapısından uzaklaşarak basketbol, Amerikan futbolu ve buz hokeyi gibi Amerikan sporlarına benzer bir formata büründü. "Su molası" adı altında yapılan uygulama, aslında futbol müsabakalarını dört çeyreğe bölen bir yapıya dönüştü. Devre arası haricinde, çeyrek aralarında da yayıncı kuruluşlara üçer dakikalık reklam izni tanındı.
Reklam alanları 200 bin dolardan başlıyor
The Wall Street Journal tarafından paylaşılan verilere göre, turnuvanın ABD’deki yayıncısı olan Fox kanalı, bu su molaları sırasında ekrana gelecek 30 saniyelik reklam alanları için yüksek meblağlar talep ediyor. Kanalın, ilk tur grup maçları için yaklaşık 200 bin dolar, ABD Milli Takımı’nın sahaya çıktığı karşılaşmalar içinse yaklaşık 750 bin dolarlık fiyat tarifesi uyguladığı bildirildi. Turnuvanın ilerleyen aşamalarında bu rakamların daha da artması bekleniyor.
FIFA kural ihlallerine göz yumuyor
FIFA’nın belirlediği mevcut reklam kurallarına göre, üç dakikalık her su molasında dört adet 30 saniyelik reklam yayınlanabiliyor. Kurallar gereği her molanın başlangıcında 20 saniye, bitiminde ise 30 saniye boyunca reklam verilmemesi zorunluluğu bulunuyor. Ancak turnuva sürecinde bu kuralların takibinin yapılmadığı ve FIFA'nın kuralları ihlal eden yayıncı kanallara herhangi bir ceza uygulamayacağını açıkladığı belirtildi.
En az 249 milyon dolar gelir
Turnuva genelinde maç başına sekiz reklam alanı düşerken, toplam 104 Dünya Kupası maçı boyunca Fox’un satabileceği potansiyel maç içi reklam alanı sayısı 832'ye ulaşıyor. 30 saniyelik bir reklam spotu için ortalama 300 bin dolarlık ihtiyatlı bir fiyat baz alındığında, Fox'un sadece su molalarından elde edeceği gelir 249,6 milyon doları buluyor. Bu ortalamanın 400 bin dolara çıkması halinde ise toplam gelir 332,8 milyon dolara yükseliyor.
Yayın hakkı maliyetini mola reklamları karşılıyor
104 maçın ABD yayın hakları için FIFA'ya 485 milyon dolar ödeyen Fox, sadece bu yeni nesil su molası reklamlarıyla ödediği ücretin önemli bir bölümünü geri kazanmış görünüyor. Bu kazanca müsabaka öncesi, devre arası ve müsabaka sonrası kuşaklarındaki geleneksel reklam gelirleri de dahil edildiğinde, toplam yayın gelirinin organizasyon için ödenen telif bedelinin çok üzerine çıkacağı öngörülüyor.



