Muhammed Bakır Kalibaf - Mehr
- İran Meclis Başkanı Kalibaf, Hürmüz Boğazı’nın artık savaş öncesi statüsüne dönmeyeceğini söyledi.
- Tahran yönetimi, boğazdan geçen gemilerden verilen hizmetler karşılığında ücret alınacağını açıkladı.
- Kalibaf, ABD ile varılan mutabakata rağmen Washington’a güvenmediklerini belirtti.
- İran, anlaşmada yer alan yükümlülüklerin “adım karşılığında adım” ilkesiyle uygulanacağını vurguladı.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İran devlet televizyonuna verdiği röportajda Hürmüz Boğazı’nın geleceğine ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu.
Kalibaf, savaş sırasında yaptığı değerlendirmeyi hatırlatarak şu cümleleri kurdu:
“Savaşın ortasında bir paylaşım yapmış ve ‘Hürmüz Boğazı artık asla eski koşullarına dönmeyecek’ demiştim. Bugün de aynı görüşteyim”
Bu açıklama, İran’ın yalnızca askeri değil ekonomik ve jeopolitik anlamda da Hürmüz üzerindeki kontrolünü daha görünür şekilde kullanmaya hazırlandığı yönünde yorumlandı.
Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği boğaz, küresel enerji güvenliğinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
GDH Digital X kanalını takip edebilirsiniz.
Gemilerden ücret alınacak
Kalibaf, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda uluslararası hukuk dışına çıkmayacağını ancak kıyıdaş bir ülke olarak sahip olduğu hakları kullanacağını söyledi.
Kalibaf, sözlerine şu cümlelerle devam etti:
“Biz uluslararası hukuk çerçevesinde hareket edeceğiz. Uluslararası hukuka göre boğazlara kıyısı bulunan ülkelerin hem hakları hem de yükümlülükleri vardır”
Bu çerçevede Tahran’ın, boğazdan geçen gemilere sunulan denizcilik, güvenlik ve lojistik hizmetleri karşılığında ücret talep edeceğini belirten Kalibaf, “Bu haklardan biri de sundukları hizmetler karşılığında diğer ülkelerin ücret ödemesidir” ifadelerini kullandı.
Bu açıklama, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı doğrudan kapatmaktan ziyade geçiş maliyetlerini ve denetimini artırabilecek yeni bir stratejiye yönelebileceğine işaret ediyor.
ABD’ye güven mesajı vermedi
Kalibaf’ın açıklamalarında en dikkat çekici başlıklardan biri de ABD ile varılan mutabakata rağmen Washington’a yönelik güvensizliğin sürmesi oldu.
Kalibaf, “Nihai bir anlaşmaya varılsa ve hatta bu anlaşma Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla onaylansa bile yine de güvenilir değildir” diyerek ABD’nin taahhütlerine şüpheyle yaklaştıklarını ortaya koydu.
Bu sözler, Tahran yönetiminin geçmiş nükleer anlaşmalardan çekilme süreçlerini hatırlatarak ABD’ye stratejik temkinle yaklaştığını gösterdi.
300 milyar dolarlık tazminat vurgusu
Kalibaf, mutabakat metninde İran’a ödenmesi öngörülen 300 milyar dolarlık savaş tazminatına da değindi.
Söz konusu kaynağın “yeniden imar ve ekonomik kalkınma” başlıkları altında tanımlandığını belirten Kalibaf, bu maddelerin İran ekonomisi açısından kritik olduğunu söyledi.
İran yönetimi, savaşın yol açtığı altyapı ve ekonomik hasarın telafisinin anlaşmanın temel unsurlarından biri olduğunu savunuyor.
GDH Digital NSosyal kanalını takip edebilirsiniz.
“Adım karşılığında adım” şartı
Kalibaf, mutabakatın uygulanmasının tek taraflı olmayacağını net şekilde ifade etti.
İran Meclis Başkanı Kalibaf, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:
“Mutabakat metninde üstlendiğimiz her yükümlülük, ‘adım karşılığında adım’ ilkesi temelinde kabul edilmiştir.”



