İtalya Başbakanı Giorgia Meloni - Reuters
- İtalya Başbakanı Meloni, 40 yıllık nükleer enerji yasağını kaldırmak için bu yaz yasal bir çerçeve onaylayacaklarını duyurdu.
- Hükümetin planı, geleneksel reaktörlerden daha küçük ve ucuz olan Küçük Modüler Reaktörlere (SMR) odaklanıyor.
- Geçmişte Çernobil ve Fukuşima felaketlerinin ardından yapılan referandumlar ülkedeki nükleer projeleri tamamen iptal ettirmişti.
- Uzmanlar, yasa meclisten geçse bile yerel muhalefetin ve mahkeme süreçlerinin projeleri yıllarca geciktirebileceği uyarısında bulunuyor.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, artan enerji fiyatları ve enerji güvenliği endişelerinin geçmiş hükümetlerin başarısız olduğu bir alanda kendisine başarı getireceğine inanarak 40 yıllık nükleer enerji yasağını kaldırmak istiyor.
Ancak İtalya, Avrupa'nın nükleer teknolojiye en çok şüpheyle yaklaşan halklarından biri olarak biliniyor.
Geçtiğimiz hafta İtalya Senatosu'na hitap eden Meloni, ülkesini değişken fosil yakıt piyasalarından ve jeopolitik şoklardan korumak için yeni araçlara ihtiyacı olduğunu savundu.
İtalya'da nükleer enerji üretiminin yeniden başlaması için gereken yasal çerçeveyi oluşturmak üzere yaz aylarında yetki yasası onaylanacak ve uygulama kararnameleri kabul edilecek.
Küçük modüler reaktörlere odaklanılacak
Bu teklif, İtalya'nın 2010'ların başından bu yana attığı en net nükleer yanlısı adımı temsil ediyor.
Hükümetin planı, geleneksel reaktörlerden daha küçük, teorik olarak daha hızlı ve daha ucuza inşa edilebilen "Küçük Modüler Reaktörler" (SMR) adı verilen kompakt ünitelere odaklanıyor.
Ancak siyasi ivmeye rağmen uzmanlar, İtalya'nın operasyonel bir nükleer tesise sahip olmasının yıllar ve hatta potansiyel olarak birkaç hükümet değişikliği alacağı konusunda uyarıyor.
Referandum engeli geri dönebilir
Hükümetin planına göre İtalyan parlamentosunun önce bir çerçeve yasayı onaylaması gerekiyor.
Ardından Roma yönetiminin projeler, yerler veya teknolojiler hakkında somut kararlar almadan önce uygulama kararnamelerini hazırlamak için 12 aya kadar süresi olacak.
Analistlere göre tam da bu aşamada İtalya'nın eski "nükleer hayaletleri" geri dönebilir.
Nükleer yanlısı bir yorumcu olan Luca Romano, İtalya'nın nükleer tarihinin uzun vadeli endüstriyel planlamadan ziyade defalarca sandıkta belirlendiğine dikkat çekerek bu aşamada bir referandumun muhtemel hale geleceğini belirtiyor.
İtalya, Çernobil felaketinin ardından 1987'de yapılan bir referandumla reaktörlerini kapatmıştı. Merkez sağın eski Başbakanı Silvio Berlusconi yönetimindeki ikinci nükleer girişimi de 2011'deki Fukuşima kazasının ardından yapılan bir başka referandumla çökmüştü.
Uzmanlara göre bu oylamalar sadece teknolojiyle ilgili değildi; aynı zamanda kurumlara duyulan derin güvensizliği, güvenlik endişelerini ve devlet destekli büyük altyapı projelerine şüpheyle yaklaşan daha geniş bir siyasi kültürü yansıtıyordu.
Halkın direnişi kırılıyor mu?
Son anketler, İtalyanların artık nükleer enerjiye ezici bir çoğunlukla karşı çıkmadığını gösteriyor. Son iki yılda yapılan anketlerde destek oranının yüzde 50 bandında veya biraz üzerinde seyrettiği görülüyor.
Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, artan elektrik fiyatları ve endüstriyel rekabet gücüne ilişkin büyüyen endişeler, özellikle genç seçmenler ve iş dünyası grupları arasında nükleer enerjiye yönelik halk direnişini büyük ölçüde yumuşattı.
Ancak Dünya Nükleer Birliği'nin yakın tarihli bir anketine göre İtalya, nükleer konusunda çoğu AB üyesi ülkeden çok daha şüpheci olmaya devam ediyor.
Yerel muhalefet en büyük engel
Ulusal mevzuat geçse bile uzmanlar, yerel muhalefetin ve izin süreçlerinin en büyük engel olabileceğini belirtiyor. İdari itirazların ve bölgesel mahkeme süreçlerinin altyapı projelerini yıllarca geciktirebileceği vurgulanıyor.
On yıllar önce yerli nükleer üretimi terk eden ülke, halihazırda elektrik ihtiyacının büyük bir bölümünü Fransa'daki nükleer reaktörlerden ithal ediyor.
Hükümet nükleer üretimi yeniden başlatmanın bu bağımlılığı azaltırken İtalya'nın sanayi tabanını güçlendireceğini savunsa da, eleştirmenler bu planı ekonomik açıdan gerçekçi bulmuyor.




