gdh'de ara...

AK Parti’de sızıntı mı var?

1. resim

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın atacağı adımlarla ilgili önceden vaatlerde bulunarak bu adımların ya da müjdelerin siyasi kredisine ortak oluyor. Tek kazançlı çıkanın Erdoğan olmasını istemiyor.

Bu soruyu ben sormuyorum. Ankara’da görevli bazı AK Partili dostlarım soruyor. Kulaktan kulağa yayılan bir söylenti bu. 

Konu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duyuracağı bazı müjdelerin daha açıklanmadan muhalefet tarafından bir öneri olarak ortaya konması. Biraz kafanız karıştı değil mi? Detaylandırayım. 

2023 yılında yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine bir yıldan kısa bir süre kaldı. Bu duruma siyaset literatüründe “seçim sath-ı mailine girmek” denir. 

Takvim işlemeye başlar. 

YSK seçim çalışmalarına bu süreçte başlar. 

İktidar ve muhalefet partileri adı seçim mitingi olmasa da kitlelerle buluşmaya başlar. 

İktidar partileri vatandaşı rahatlatacak ve son düzlükte oylarını artıracak icraatlara yönelir. Muhalefetin arayışı ise iktidarı yıpratmak ve oy kazanmak olur. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir süredir önemli müjdeler açıklıyor. 

AK Parti yönetimi toplumsal bazı talep ve ihtiyaçları belirlemiş olmalı. Erdoğan’ın müjdeleri bu ihtiyaçlara odaklanmış bulunuyor. 

Üniversite mezunu gençlerin Kredi Yurtlar Kurumu’na olan borçları bu sorunlardan biriydi. Binlerce genç üniversite yıllarında KYK’dan aldığı borçları ödemeye çalışıyor. Hayat pahalılığı ve istihdam konusunda yaşanan sorunlar nedeniyle borçların geri ödemesinde sorun çıkıyor. Bu kez de ödenmeyen borçların üzerine faiz yükü biniyor. Erdoğan geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamayla gençleri rahatlatacak bir pozisyon oldu. Gençlerin sadece borç ana parasını ödeyeceği, faizlerin silindiği duyuruldu. 

Bir diğeri konu motorlu taşıtlarda uygulanan ÖTV yani Özel Tüketim Vergisi meselesi. Türkiye’de sadece konut fiyatları değil araç fiyatları da yükseldi. İkinci el araçlarda fiyatlar dudak uçuklatan cinsten. Bundan birkaç yıl önce 1’e aldığınız arabayı 5’e satabiliyorsunuz. Bu bir kar değil. son tahlilde 5’e sattığınız aracın yerine yenisini koymak için 6-7 ödemeniz gerekiyor. 

Araç fiyatlarındaki artışın bir çok nedeni var. Dövizdeki sert yükseliş, pandeminin otomotiv sektörü üzerindeki etkisi, çip krizi nedenler olarak sayılabilir. Bir de ÖTV konusu var. Hiçbir ülke vatandaşı araç alırken bizim ödediğimiz vergileri ödemiyor. 

İşte araç fiyatlarındaki bu artışa bir dur demek için her halde hükümet arayış içine girdi. Bu kapsamda geçtiğimiz günlerde Resmi Gazete’de yayınlanan bir kararla Cumhurbaşkanına ÖTV’yi artırma ya da sıfırlama yetkisi verildi. 

Buraya kadar anlattıklarımızda bir sorun yok. 

Meselenin siyaseti ilgilendiren kısmı şurada başlıyor. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu iki hamleyi yapmadan önce ilginç bir gelişme yaşandı. 

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, hem KYK borçları hem de ÖTV konusunda açıklamalar yaptı. 

Kronolojiye bakarsak önce Kılıçdaroğlu iktidara gelmeleri halinde KYK borçlarını kaldıracaklarını açıkladı, ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan KYK borçlarının faizinin silindiğini duyurdu. Bu müjde üzerine CHP’ye yakın hesaplar “Biz dedik, Erdoğan yaptı, teşekkürler Kılıçdaroğlu” mesajları atmaya başladı. 

Aynı şey ÖTV için de geçerli. Kronolojik bakıldığında önce Kılıçdaroğlu ÖTV’yi düşüreceğine ilişkin açıklama yaptı, daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ÖTV’yi artırma ya da sıfırlama yetkisi verildi. 

Yani? 

Peki, bu nasıl oluyor?

Tamamen tesadüf mü yoksa içeriden Kılıçdaroğlu’na bilgi mi sızıyor? 

Bazı AK Partili dostlarım bunun tesadüf olmadığı görüşünde. 

Kimseyi zan altında bırakmak istemem. Ancak bu şüphe benim de kafamı kurcalıyor. 

Son tahlilde bu tür icraatların hazırlık toplantılarına ilgili kurum ve kuruluşlardan bürokratlar, hatta üniversitelerden uzmanlar katılıyor. Bu yüzden içinde müjde barındıran ve siyasi hesapları etkileyecek böylesine çok taraflı düzenlemelerin daha açıklanmadan duyulması normal. 

Ancak Kılıçdaroğlu’na kadar ulaşması, üstelik bunun sıkça tekrarlanmaya başlaması normal değil.