gdh'de ara...

Avrupa, Türk İHA diplomasisinden ders almalı

1. resim

Türkiye, İHA'ların nasıl güçlü bir dış politika varlığı olabileceğini gösterdi. AB ve üye ülkeleri, bu teknolojinin geliştirilmesine ve düzenlenmesine öncülük etmek için ülkeyle birlikte çalışmalıdır.

Türkiye, İHA'ların nasıl güçlü bir dış politika varlığı olabileceğini gösterdi. AB ve üye ülkeleri, bu teknolojinin geliştirilmesine ve düzenlenmesine öncülük etmek için Türkiye ile birlikte çalışmalıdır.

Çok az analist, Nisan 2020'de Libya ihtilafındaki dramatik değişimi öngörebildi. On günden kısa bir süre içinde, Ulusal Mutabakat Hükümeti güçleri, Mareşal Halife Hafter'in Trablus'a saldırısını durdurmak için Türk yapımı Bayraktar TB2 SİHA'ları kullandılar.

SİHA'lar Hafter'in Rus yapımı hava savunma sistemlerini yok etti ve Moskova, Kahire, Abu Dabi ve Paris tarafından desteklenen Hafter kuvvetlerini bir yıl süren kuşatmanın ardından aceleyle geri çekilmeye mecbur bıraktılar. Ayrıca Türk İHA'ları Suriye' deki çatışmalarda da belirleyici bir etki yarattı, Dağlık Karabağ'da Azerbaycan Ordusu ve şimdi de Ukrayna Ordusu onları Donbas' taki Rusya destekli ayrılıkçılara karşı konuşlandırdı.

Türk İHA'larının askeri yeteneklerinden bahsedilirken, bunların en önemli etkileri sadece bunlar değil. Ayrıca Türkiye'ye sağladıkları ekonomik fırsatlar ve siyasi kaldıraç özelliği dikkat çekiyor. Türk İHA'ları, etkinliği ve karşılanabilir ekonomik boyutu sayesinde, sadece askeri bir varlık olmaktan ziyade Ankara'nın dış politika stratejisinin ayrılmaz bir bileşenine dönüştü. Avrupalılar bu stratejiye uyum sağlayacaklarsa, Türkiye'nin insansız hava araçlarından nasıl askeri ve diplomatik faydalar sağladığını anlamaları gerekecek.

Düşük maliyet, yüksek performans

İHA'lar, Ankara'nın son yıllarda izlediği agresif dış politikada çok önemli bir varlık oldu. Türkiye, yerli İHA'larının yeteneklerini savaş alanlarında sergiledi ve etkili propaganda videolarıyla tüm dünyaya gösterdi.

Bu sistemler, Türkiye'nin mevcut ortaklıklarını güçlendirmek ve yenilerini yaratmak için yıllarca süren bölgesel izolasyon ve dış politika ataletinden çıkmasına yardımcı oldu.

Türk İHA'ları etkili olduğu kadar ucuz da. Bir TB2'nin maliyeti kabaca 5 milyon dolar. (Amerikan yapımı bir MQ-9 Reaper için bu maliyet 20 milyon dolarken daha gelişmiş bir ABD yapımı RG MK1 için bu maliyet 28 milyon dolar.) Çin'in Wing Loong'u gibi diğer düşük maliyetli modellerin aksine, Türkiye'nin İHA'ları yeteneklerinin çoğunu benzerlerinin fiyatının çok altında sunuyor. Bu nedenle şaşırtıcı olmayan bir şekilde, Türkiye daha önce ABD, İsrail ve Çin'in hakim olduğu bir sektörde önemli bir rol kazandı.

Türk İHA'larına sahip olan ülkelerin listesi kısa sürede dokuza çıkarken, Polonya, Letonya ve hatta Birleşik Krallık gibi NATO üyeleri de dahil olmak üzere 16 ülke daha BAYKAR'a sipariş verdi veya SİHA'larla ilgilendiğini ifade etti. Bu durum Türkiye'nin savunma sanayisini ve krizle boğuşan ekonomisini daha geniş bir şekilde canlandırdı.

Bugüne kadar İHA satışları, Türk savunma sanayisine en az 3,2 milyar dolarlık bir katkıda bulundu.

Türkiye ile ABD arasındaki F35 konusundaki çekişme, Türkiye'yi daha gelişmiş insansız hava aracı sistemleri geliştirmesi yönünde tetikledi ve yaptığı atılımla sektördeki konumunu yıllar boyunca güvence altına aldı.

İHA diplomasisi genellikle yedek parça, mühimmat, eğitim ve diğer teknik yardımların sağlanması üzerine inşa edilmiş kazançlı, uzun vadeli ortaklıklara yol açar. Türkiye ile Ukrayna arasında gelişen askeri ortaklık da bu duruma bariz bir örnektir. Türkiye şimdi Ukrayna motorlarını satın alırken, iki devlet araştırma ve geliştirme konusunda da yakın işbirliği içinde.

Ankara, Afrika politikasının kilit yönlerini geliştirmek için insansız hava araçlarını da kullandı. İHA diplomasisi sayesinde Türkiye, önemli ekonomik ve jeopolitik çıkarları olduğu her iki ülke olan Etiyopya ve Fas ile üst düzey ilişkilerini güçlendirdi.

Büyük güç, büyük sorumluluk

Türk İHA'ları Libya ve Dağlık Karabağ'da zaferlere katkıda bulunurken, Donbas ve Batı Sahra'dakiler gibi çatışmalarda henüz tam anlamıyla rol almadılar. Fakat Türkiye'nin Cezayir, Rusya gibi önemli güçlerle ilişkilerini tehlikeye attı ve NATO ile batının çok taraflı girişimleri için komplikasyonlar yarattı.

Türk İHA diplomasisinin büyümesi Avrupa için askeri ve diplomatik dersler içermektedir. Askeri olarak Ankara, insansız hava araçlarını kara operasyonları için kuvvet çarpanları ve istihbarat toplamak ve düşman savunmasını etkisiz hale getirmek için ucuz bir araç olarak konuşlandırma konusunda yenilikçi bir doktrine öncülük etti.

Bu, Türkiye'nin yerel vekilleri hızlı ve kolay bir şekilde güçlendirmesine ve "askeri ayak izi" süreçleri yürütmesine yardımcı oldu. Gerçekten de Türkiye, Batı'nın askeri hegemonyasını kıran bir teknolojiyi en son ve en başarılı şekilde uygulayan ülkedir. Avrupa Birliği ve üye ülkelerinin bu insansız hava araçlarının jeopolitik ve ekonomik etkilerini iyi incelemeleri ve bu teknolojiyle ilgili gelişmeleri savunma stratejilerine etkili bir şekilde dahil etmeleri gerekiyor.

Jeopolitik olarak Türkiye, İHA'ların nasıl güçlü bir dış politika unsuru olabileceğini ortaya koydu. Bu teknoloji, ülkenin jeopolitik rakiplerini zorlamasına ve bir zamanlar çok maliyetli ve tehlikeli olabilecek askeri operasyonlar düzenlemesine yardımcı oldu.

Avrupa ülkeleri Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da ortaklıklar kurmakta zorlanırken ve ABD Asya'ya dönerken, Türkiye insansız hava aracı teknolojisine yapılan yatırımın ortaklarının yeni müttefikler aramasını nasıl engelleyebileceğini göstermiştir.

İHA'ların çoğalması dünyayı hem çok kutuplu hem de daha güvensiz hale getiriyor olabilir, ancak bu aşamada süreç geri döndürülemez. Buna göre, Avrupa devletleri bu teknolojiye daha fazla kaynak yatırmalı ve rakiplerinin sektöre hakim olmaya devam etmesine izin vermemeli ve drone teknolojisinin düzenlenmesinde lider olma çabalarını hızlandırmalıdır.

Bu yaklaşım, Ankara'nın insansız hava araçlarının ihracatını ve kullanımını olumlu bir şekilde yönlendirecek olan bir anlaşmayı içerebilir. Türkiye ve Avrupa, etkili gözetim önlemleri ve sivillerin korunmasına ilişkin uluslararası hukuka ve insani standartlara dayalı ortak bir dizi kılavuz oluşturarak, insansız araç teknolojisi ve bunun askeri etkileri konusunda kamuoyundaki tartışmaları konusunda birbirleriyle daha yakın işbirliğine girebilir.

NATO, ittifakın bazı üyelerinin Türk İHA'ları satın aldığı ve Türkiye'nin Batılı ortaklarıyla savunma işbirliğine tamamen yeniden katılma konusunda bir çıkarı olduğu göz önüne alındığında, bu tür girişimler için ideal bir ortam sağlayabilir.

Böyle bir yaklaşım, Avrupa devletleri ile Türkiye arasında yakınlaşmayı da kolaylaştırabilir ve Ankara'yı AB'nin alanlarında stratejik bir avantaj elde etmek için insansız hava araçlarını kullanmaktan vazgeçirebilir.

Bunu yapmamak ise, Rusya ve Çin'in artan jeopolitik işbirliği baskısının arttığı bir dönemde, Ankara ile Avrupa arasındaki uçurumu genişletecektir.

The European Council on Foreign Relations'da yayımlanan analiz gdh.digital tarafından çevrilmiştir.