gdh'de ara...

Fukuyama: Türk İHA'ları dünyayı nasıl dönüştürüyor?

1. resim

Son yıllarda Türkiye'nin küresel anlamda en çok ses getiren işlerinden biri olan yerli ve milli SİHA'lara farklı isimlerden övgüler gelmeye devam ediyor. Dünyaca tanınan siyaset bilimci Francis Fukuyama, Türk SİHA'larının gittiği her yerde dengeleri değiştirdiğini, yeni bir savaş konseptinin kapısını araladığını ve Türkiye'nin bölgesel güç olarak yükselmesine önemli katkılar yaptığını söyledi.

Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki adımları hepimizin malumu... Kara, hava ve deniz unsurları için üretilen milli projelerin sahaya etkileri yadsınamaz bir gerçek. Ülkemizde yerli ve milli savunma sanayii hamlesinin en önemli kilometre taşının ne olduğunu sorsak, büyük çoğunluk 'silahlı ya da silahsız insansız hava araçları' yanıtı verir.

Türk SİHA'ları savaş alanında yeni bir çağ başlattı.

Türkiye önemli bir aktör

Ünü sınırları aşan ve 'oyun değiştirici' sıfatıyla kabul gören Türk SİHA'larının başarısı son olarak Amerikalı siyaset kuramcısı Francis Fukuyama'nın makalesinde yer buldu. 'American Purpose' dergisinde yayımlanan "Orta Doğu'da homurdanmak" başlıklı makalesinde Türk SİHA'larına yer ayıran Fukuyama'nın bakış açısı sadece bugünü değil yakın geleceği de kapsaması bakımından son derece değerli.

Silahlı drone teknolojisinde ABD ve İsrail'in 2010'lardan itibaren öne çıkan iki güçlü oyuncu olduğunu anımsatan Fukuyama, daha sonraki yıllarda Türkiye'nin de bu yola girdiğini ve kısa sürede yeni/güçlü bir aktör olduğuna değindi.

Amerikalı siyaset kuramcısı Francis Fukuyama.

Türkiye'nin artan gücünde etkileri büyük

Francis Fukuyama, söz konusu makalesinde Türk SİHA'larının sadece ülke sınırları içinde terör unsurlarına karşı kullanılmakla kalmadığını belirterek, Libya, Suriye, Dağlık Karabağ gibi sahalarda üstlendiği görevleri ve sonuçlarını da ele aldı.

Türkiye'nin bu alanlarda elde ettiği başarının ABD, Çin ve Rusya'dan daha etkin bir bölgesel güç etkisi yarattığına işaret eden Fukuyama, "Türk SİHA'larının performansı son derece iyi. Örneğin TB-2 adını verdikleri SİHA, 24 saat havada kalabiliyor. Sadece keşif yapmıyor, aynı zamanda saldırı görevini de yerine getirebiliyor." değerlendirmesine de yer verdi.

TB-2 Bayraktar SİHA, Suriye'deki Rus savunma sistemlerine rağmen hedeflerini başarıyla imha etti.

Suriye dönüm noktası oldu

Fukuyama, makalesinde ilginç bir olaya da atıfta bulunuyor ve Türkiye'nin Suriye'de 36 şehit verdiği saldırıya atıfta bulunuyor... "SİHA'larını kapsamlı bir şekilde kullanma kararı bu olayın ardından oldu." ifadesine yer veren Fukuyama, sonrasında gelişen süreçte bölgedeki tüm hava savunma sistemlerinin ve Suriye askerlerinin kısa sürede tamamen yok edildiği bilgisini paylaştı.

Yerli ve milli SİHA'ların Libya ve Dağlık Karabağ bölgesinde de sahadaki tüm dengeleri değiştirdiğini anımsatan Fukuyama, söz konusu hava araçlarının özellikle Ermenistan askeri unsurlarına verdiği zararın dikkat çekici olduğunu yazdı.

Türkiye, SİHA'ları 'sürü' olarak kullanan ilk ülke olarak da harp sahasına yeni bir konsept kazandırdı.

Savaş alanının paradigmalarını değiştirdi

"Türkiye'nin SİHA kullanımının; kara gücünün doğasını ve mevcut güç yapılanmasını sarsacak şekilde değiştireceğine inanıyorum" görüşünü paylaşan Fukuyama, "Dreadnaought savaş gemisi kullanılmaya başladığında kendinden önceki savaş gemisilerinin hepsini 'köhne' bırakmıştı. Diğer yandan 2. Dünya Savaşı başladığında sahneye çıkan uçak gemileri de önemli bir kırılmaya neden olmuş ve diğer uçak gemilerini hükümsüz kılmıştı." değerlendirmesinde bulundu.

Benzer bir örneğin SİHA'lar için de söylenebileceğini ifade eden Fukuyama, yakın gelecekte savaş ve çatışmaların merkezinde İHA'ların olacağının altını çizerek, şöyle devam etti:

"SİHA'lar sahadaki mevcut durumu kökten değiştirdi. Bahsettiğimiz platformlar ucuz, yenilmesi zor ve pilotların yaşamlarını riske etmiyor. Ordular şimdilerde kendilerini SİHA'lara karşı nasıl savunacaklarını düşünüyor. Önümüzdeki savaşı SİHA'ların mı yoksa onları engellemekle görevli sistemlerin mi kazanacağını söylemek şimdilik zor.

SİHA'lar 2020'de Türkiye'nin bölgesel güç olarak yükselmesine önemli katkı yaptı. Ülke, bahsedilen üç çatışmanın sonucunu kararlı şekilde tayin etti ve daha fazlasını yapabileceğini de vadediyor."