gdh'de ara...

Kimdir Bu Giorgia Meloni?

1. resim

Geçtiğimiz günlerde ana yayın mecramız Telegram ve sosyal medya hesaplarımızdan İtalyan Siyasetçi Giorgia Meloni'nin 2018 yılında yaptığı bir konuşmadan kısa bir kesit yayınladık ve aslında hiç beklemediğimiz kadar yoğun bir dönüş aldık. Video sadece sosyal medyada değil, bir çok ulusal yayın kanalında ve haber sitesinde de yayına girdi.

Giorgia Meloni'nin Atreju18'de yaptığı konuşmanın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile ilgili bölüm

2018 yılında Atreju18 toplantısında konuşan İtalya'nın Kardeşleri Partisi'nin Lideri Giorgia Meloni, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a karşı sert ifadeler kullanarak, "Bize ders verme Macron!" diye sesleniyor.

Giorgia Meloni Kimdir?

Giorgia Meloni, İtalya'nın Kardeşleri (Fratelli d'Italia -FdI-) Partisi'nin genel başkanı. İtalya'nın Kardeşleri milliyetçi muhafazakar bir parti. İtalya'da aşırı sağcı, antikomünist olarak bilinen İtalyan Sosyal Hareketi'nin varisi olarak gösteriliyor. Giorgia Meloni'nin partisi İtalya'nın Kardeşleri'ni 2. Dünya savaşı sonrası birçok Avrupa ülkesinde öne çıkan neofaşist hareketin bir parçası olarak tanımlayabilmek mümkün.

15 Ocak 1977 doğumlu Meloni, çok erken yaşlarda ailesinden ayrılarak 1992 yılında henüz 15'indeyken, aşırı sağcı İtalyan Sosyal Hareketi'nin gençlik örgütlenmesi olan Gençlik Cephesi'ne katılıyor. O yıllarda siyasal arenada ve gençlik forumlarında içinde bulunduğu hareketinin gençlik temsilcilerinden biri olarak boy göstermeye başlayan Meloni, bir yandan da Roma'nın en ünlü gece kulüplerinden biri olan Piper Club'da dadı, garson ve barmen olarak çalışıyor.

2004 yılında partinin gençlik kanadının ilk kadın başkanı olan Meloni, İtalya'nın faşist diktatörü Benito Mussoli'nin mirasını taşıyan Sons of Italy'nin de lideri oluyor.

Takvimler 2006 yılını gösterdiğinde Meloni, daha sonrasında hakkında ortaya atılan cinsel taciz, tehdit, rüşvet, yolsuzluk gibi birçok suç ve skandallardan dolayı istifa etmek zorunda kalacak olan Silvio Berlusconi'nin partisi Forza Italia'nın bir milletvekili olarak Italyan Meclisi'nde kendisine yer buluyor. 2008 yılındaysa Berlusconi kabinesinin en genç bakanı olarak Gençlik Politikaları Bakanlığı koltuğuna oturuyor.

2010 yılında Forza Italia'nin The People of Freedom ile birleşme kararından sonra birleşik partinin gençlik liderliğini devarldı. Kasım 2012'de ise Berlusconi ile fikir uyuşmazlıkları başladı. Parti içerisinde yenilenmeyi isteyen Meloni, Berlusconi'nin liderliğine karşı Ignazio La Russa ve Guido Crosetto ile işbirliği içerisine girdi.

Aralık 2012'de, üçlünün liderliğinde aşırı sağcı yeni bir parti; ismini İtalyan Milli Marşı'nın ilk satırından alan, İtalya'nın Kardeşleri kuruldu. 8 Mart 2014'e kadar Ignazio La Russa'nın yönettiği partinin yönetimini 2014 yılında devraldı ve halen genel başkanlık görevini sürdürmekte.

İslam karşıtı yaklaşımlar

Yazımızın başında İtalya'nın Kardeşleri'nin neofaşit hareketin bir parçası ve aşırı sağcı İtalyan Sosyal Hareketi'nin varisi olduğunu aktarmıştık.

Giorgia Meloni bu mirasın gereğini hakkıyla yerine getiren bir isim. Kendisinin medyada çokça yer almasına, hatta popülaritesinin artmasına da katkısı olan İslam'i kökten dinciliği suç sayan ve 6 yıla kadar hapis cezasını öngören yasa tasarısını İtalyan Parlamentosu'na sunuyor.

Bu yasa tasarısının sunulmasında en büyük etkense 2016 yılında Bangladeş'te gerçekleştirilen katliam oluyor. IŞİD'in üstlendiği saldırıda, yabancı diplomatların gittiği restoran basılmış, 20'si sivil 22 kişi öldürülmüştü.

Nefreti etkisiz hale getirin sloganıyla sunulan yasa tasarısında odak noktası İslam'i kökten dinciliğin bir suç olarak tanınması. Meloni, düzenlediği basın toplantısında yasa tasarısı hakkında şu cümleleri kuruyor:

Bu bir düşünce suçu değil, dini özgürlükleri zayıflatmayı amaçlayan bir tasarı değil, tek amacı insanların güvenliğini garanti altına almak isteyen bir yasa.

Ve ekliyor:

Bangladeş'teki saldırı İslâmi kökten dinciliğin yoksullukla bağlantılı olduğu efsanesini çökertti. Dakka'daki teröristler eğitimli, refah içindeki kişilerdi, Bin Ladin gibi.

Buraya kadar söylediklerinde ve yaklaşımında herhangi bir sıkıntı olmayan Meloni'nin kurduğu son cümle terörizmi İslâm kültürünü baskılamak için bir araç olarak kullandığını dışa vurabilecek nitelikte.

Buradan çıkan sonuç, bizim de uzun zamandır söylediğimiz gerçeklik şudur: Maalesef İslami köktencilik İslam kültürünün bir parçasıdır. Sorunun kökeninde dini temelle karıştırılmış belirli bir ideoloji var.

Hareketinin bir parçası olarak, en başından beri göçmenlere karşı sert bir tutum içerisinde olan Meloni, söz konusu İslam olunca çok daha katı bir tutum ve sert ifadeler sergilemekten çekinmiyor.

Biraz daha yakın tarihe bakacak olursak, 23 Nisan 2019 tarihinde attığı bir tivitte şu ifadeleri kullanıyor:

Müslümanlar kutsal savaşı İtalya'ya getirmeyi düşünürlerse, geriye kalan tek şey fikirlerini temizleyene kadar İslami göçü engellemektir. Hıristiyan köklerimizi Avrupa'nın İslamlaşmasından koruyacağız.

Meloni'nin İslam karşıtlığı sadece göçmen politikalarıyla sınırlı değil. Kendi ülkesinin gazetecisi olan Suriye asıllı İtalyan Gazeteci Esma Dachan'a verilecek olan şeref madalyasına da Radikal İslam'ın kabulu olacağını söyleyerek en sert tepkiyi gösteren isim oluyor.

Türkiye özelindeyse, sağcılığını tam anlamıyla ortaya dökmekten çekinmeyen Meloni'nin çok yakın bir tarihte (12 Nisan 2021) attığı bir tvitte Türkiye karşıtlığı kendisini gösteriyor.

Türkiye'nin AB'ye katılımı için aday ülke statüsünü iptal ederek Türkiye'nin AB'ye girişine hayır demeliyiz. Şantajını kabul etmemeliyiz.

Videonun detaylarında ise, kesinlikle yanlış anlaşılmalardan kaçınmak istiyorum diyen Meloni; sorunun İslam'ın kendisi değil, İslam'ın siyasi kullanımı ve cihatçı gruplara verilen dolaylı destek olduğunu vurgulasa da, parçaları birleştirdiğinizde, açık bir "İslamofobik" durumu okuyabiliyorsunuz.

Suriye Savaşı'nın başladığından itibaren Suriyeli göçmenlere hem kapılarını açan, hem de sınır ötesinde sosyal hayatlarını yeniden inşa etmeye çalışan Türkiye'nin Avrupa'ya karşı haklı çağrısını da şantaj olarak nitelendiren Meloni, "Avrupa Birliği'ne ve üye ülkesi Yunanistan'a karşı Türkiye'nin şantajlarını kabul edemeyiz" diye de ekliyor.

Italya başbakanı Mario Draghi'nin geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı "diktatör" olarak nitelemesine de vurgu yapan Meloni, Başbakan Draghi'yi de; "Vatandaşlar tarafından seçilen bir başkanı diktatör olarak adlandırmak yerine gerçekten inanılır olmak istiyorsa, kendisinden bu sorunu (Türkiye) acilen Avrupa Konseyi'ne taşımasını bekliyoruz." ifadeleriyle çağrıda bulundu.

Ayasofya'nın tekrar mabet statüsünün kazandırılmasıyla, cami olarak hizmete açılmasına da yorumsuz kalmayan Meloni, kararı şu ifadelerle karşılıyor:

Erdoğan, yaklaşık 1500 yıl önce Hristiyan Konstantinopolis tarafından yaptırılan bazilikanın ihtişamına yakın bir şey inşa edemediğini kanıtlayarak, Ayasofya müzesini tekrar camiye çevirerek, Türkiye'nin İslami bir sultanlığa dönüşümünü tamamlıyor.

Meloni'nin en ilginç tepkilerinden biri de Libya açıklarında Hafter güçleri tarafından el konulan Türk gemisinin 5 gün sonra serbest bırakılmasından sonra geliyor. Duruma oldukça içerleyen Meloni, Italya hükümetini hedef alarak bir paylaşım daha yapıyor.

106 gün sonra belki hükümet bugün Libya'da tutulan balıkçılarımızın serbest bırakılmasını sağlayabilir. Türkiye için 5 gün sürdü. Umarız bu utanç sona erer ve hiç kimsenin balıkçılarımızı 100 gün gecikmeli olarak özgürleştirmiş olmaktan övünecek ahlaksızlığı yoktur.

Macron ile atışması

Yayınladığımız video; 2018 yılında 21-23 Eylül 2018 tarihlerinde İtalya'nın Kardeşleri düzenlenen Atreju18 programından. Program'ın ana teması "Avrupa'ya Karşı Avrupa"

Konularında ise; Halklara karşı seçkinler, kimliğe karşı finans, egemenliğe karşı teknokrasi gibi başlıklar yer alıyor.

Meloni, programdaki konuşmasını 23 Eylük 2018 Pazar günü saat 11:00'da gerçekleştiriyor. Meloni'yi ateşli bir şekilde sunarak sahneye davet eden ve takdir öpücüğünü alan isimse İtalya'nın Kardeşleri'nin gençlik başkanı Fabio Roscani.

Giorgia Meloni'nin Atreju18'de yaptığı konuşmanın tamamı

Meloni, Toplamda 60 dakika süren ve Avrupa'nın klasik Hristiyan köklerine vurgu yaparak başlayan konuşmasında, Avrupa'nın İslamlaşmasına karşı olan bakışına, askeri gücün gerekliliğine, yasa dışı göçe karşı yapılması gerekenlere, emekli maaşlarından İtalyan hükümetinin poltikalarındaki tutarsızlığa kadar bir çok konuya değiniyor.

Konuşmanın en ateşli kısmı ise o tarihlerde Cumhurbaşkanlığı yeni sayılabilecek Macron'a karşı kullandığı cümlelerden oluşuyor.

Macron ile Meloni'yi karşı karşıya getiren, daha doğrusu Meloni'nin, Macron'a karşı bu kadar hiddetlenmesinin sebebi ise 2018 yılında Libya açıklarında batan bir mülteci gemisinden, 6 ayrı operasyonla kurtarılan 629 göçmeni taşıyan arama kurtarma gemisi Aquarius'un İtalya kıyılarında bekletilerek mültecilerin kabul edilmemesi.

Aquarius adlı gemiyle İtalya açıklarında demirleyen, aralarında çocukların da olduğu göçmenler geminin güvertesinden kıyıya bakarken

Malya'ya 27, İtalya'ya 35 deniz mili açıkta bekletilen gemi, Avrupalı liderlerin günlerce süren atışmalarının da sebebi oldu.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, İtalya'yı sorumsuzluk ve alaycılıkla suçladı. İtalya Başbakan Yardımcısı Luigi Di Maio ise buna karşılık, Fransızlar limanlarını açsınlar ve göçmenlerin birazını onlara nakledelim diyerek cevap verdi.

İtalya İçişleri Bakanı Matteo Salvini ise geminin İtalya'ya yanaşmasına izin vermeyeceğini açıkladı ve "Can kurtarmak bir görevdir, İtalya'yı büyük bir mülteci kampına dönüştürmek değildir." diyerek geminin daha yakın olduğu Malta'yı göçmenleri kabul etmeye çağırdı.

Aynı Salvini 2019 yılında Akdeniz'de kurtardığı göçmenlerle 19 gün güvenli bir liman için bekleyen Open Arms adlı yardım gemisi için daha katı bir tutum sergilediği için görevi kötüye kullanmak suçlamasıyla yargılanmaya başladı. Bununla ilgili haberi Telegram kanalımızda bulabilirsiniz.

Tekrar Aquarius krizine dönecek olursak, gemi İspanya tarafından kabul edildi. İtalya'nın aşırı sağcı İçişleri Bakanı Matteo Salvini, İspanya'nın göçmenleri kabul edeceğini açıklamasından sonra, süreci "zafer" olarak niteledi.

İspanya Adalet Bakanı Dolores Delgado da, İtalya'nın bu vakada uluslararası sorumluluğunu yerine getirmediği için cezalandırılabileceğini söyledi.

Nakil sırasında 2 İtalyan gemisinin destek vermesine karar verildi. Aquarius'ta bulunan 629 göçmenin büyük kısmı İtalyan Donanması ve Sahil Güvenlik güçlerine ait olan iki gemiye alındı ve yaklaşık 4 gün süren yolculuktan sonra İspanya'ya ulaştı. Göçmenleri limanda çevirmenler, doktorlar ve polislerden oluşan 2 bin 300 kişilik bir ekip karşıladı.

Yayınladığımız videoda Giorgia Meloni'nin Macron'a sert tepki göstermesinin ana sebebi yaşanan bu süreçte Macron'un İtalya'yı hedef alan sözleridir.

Katı bir göçmen karşıtı olan, hatta, denizin ortasında yüzlerce göçmeni birden çok defa ölüme terk edebilecek kadar insanlıktan uzak bir tutum sergileyen İtalyan hükümetinin bu yöndeki politikalarını onaylayan Meloni'nin, Afrika konusunda o tarihte Fransa Cumhurbaşkanı Macron'a karşı söylemleri ne yazık ki kendisini tam tersi bir potaya koymuyor.

Menfaatleri ve çıkarları söz konusu olduğunda Avrupa'nın birbirine karşı nasıl cephe aldığına, en sağcısının bile, neredeyse insan hakları savunucusu olarak sahneye çıktığına bir daha bakarak haberimizi sonlandıralım...

Giorgia Meloni'nin Atreju18'de yaptığı konuşmanın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile ilgili bölümü