gdh'de ara...

Tayvan Krizi'nde hangi Asya ülkeleri Çin'i hangileri ABD'yi destekliyor?

Asya-Pasifik bölgesindeki ülkelerin açıklamaları, hangi ülkelerin Çin'in çizgisine yakın olduğunu, hangilerinin ABD'ye taraf olduğunu ve hangilerinin tarafsız kaldığını ortaya koyuyor.

1. resim

Tayvan Boğazı'ndaki mevcut durum, bölge genelinde barış ve istikrar için endişe verici ve potansiyel bir tehdit oluşturuyor.

Çin ise gerilim konusunda, uluslararası uzlaşmanın kendi tarafında birleştiğini iddia ediyor. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Wang Wenbin, 8 Ağustos'ta gazetecilere verdiği demeçte,

"170'den fazla ülke, çeşitli yollarla Çin'e desteklerini dile getirdi."

ifadelerini kullandı. Wang ayrıca, Çin'in destekçilerinin ABD'nin destekçileri yanında ezici bir çoğunluk oluşturduğunu iddia etti.

Başta Rusya ve Kuzey Kore olmak üzere Çin'e yakın ülkeler, Pelosi'nin ziyareti konusunda ABD'yi açıkça kınadılar ve mevcut gerilimleri körüklediği iddiasıyla Washington'u suçladılar. Ancak açık bir şekilde açıklama yapan çok az sayıda ülke oldu. Çoğu ülke, ABD'yi açıkça eleştirmekten ya kaçındı ya da tarafsız bir dille 'endişe' açıklamaları yaptı.

ABD'nin bölgedeki yakın müttefikleri olan Avustralya ve Japonya ise, Çin'in eylemlerini istikrarsızlaştırıcı ve tırmandırıcı olarak tanımlayarak açıkça kınadı.

Hangi Asya ülkeleri Çin'i hangileri destekliyor, hangileri desteklemiyor?

Myanmar, Kuzey Kore ve Rusya, ABD'yi mevcut gerilimleri kışkırtmakla suçluyor.

Myanmar'ın askeri hükümetinden yapılan açıklamada, Pelosi'nin ziyaretinin “Tayvan Boğazı'ndaki gerginliğin tırmanmasına ABD'nin neden oldu” denirken, Kuzey Kore tarafından yapılan açıklamada, “ABD'nin diğer ülkelerin iç işlerine küstahça müdahalesine ve kasıtlı siyasi ve askeri provokasyonuna” ifadeleri kullanıldı.

Rusya ise yaptığı açıklamada, "Washington tarafından yaratılan sorun ve krizlerden" söz etti ve ABD'yi "devletlerin egemen eşitliğine ilişkin temel ilkeyi" "ihlal etmekle" suçladı.

Pakistan da konu hakkında açıkça taraf belirten ülkelerden birisi oldu.

Pakistan tarafından yapılan açıklamada;

"Pakistan, 'Tek Çin' Politikasına olan güçlü bağlılığını bir kez daha teyit ediyor ve Çin'in egemenliğini ve toprak bütünlüğünü sıkı bir şekilde destekliyor. Pakistan, bölgesel barış ve istikrar için ciddi sonuçları olan Tayvan Boğazı'ndaki gelişen durumdan derin endişe duymaktadır."

ifadeleri kullanıldı.

Hindistan, Yeni Zelanda, Singapur ve Vietnam, Çin'i doğrudan kınamamakla birlikte kendilerini ABD'ye daha yakın konumlandırdılar.

Bu ülkeler yaptıkları açıklamalarda, egemenlik ve toprak bütünlüğü gibi ifadeler yer almadı. Bu ülkeler daha çok, Washington tarafından kullanılan bir dil olan “gerginliği azaltma” ve "istikrar" ifadelerini kullandı.

Örneğin Singapur,

“Gergin bir sürece yol açabilecek ve bölgeyi istikrarsızlaştırabilecek yanlış hesaplama ve kazalardan kaçınılması gerekiyor."

açıklamasında bulundu. Hindistan da benzer bir açıklama yaparak;

"Satükoyu değiştirmek için tek taraflı eylemlerden kaçınma ve istikrarı koruma çabalarını teşvik ediyoruz."

görüşünü paylaştı.

Asya-Pasifik bölgesinde bulunan sadece iki ülke (Avustralya ve Japonya), Çin'i Tayvan yakınlarındaki askeri tatbikatları nedeniyle doğrudan eleştirmek için ABD ve Tayvan'a katıldı.

Japonya, G-7 Dışişleri bakanlarıyla birlikte yaptığı ortak açıklamada, “Çin Halk Cumhuriyeti'nin tehdit edici eylemlerini” kınadı. Avustralya da Çin'in eylemlerini "orantısız ve istikrarsızlaştırıcı" olarak nitelendirdi.

Son olarak bir dizi Asya-Pasifik ülkesinin hiçbir şekilde resmi açıklama yapmadığını belirtmek gerekiyor.

Bütün bu açıklamalar gösteriyor ki; bölgenin büyük bir kısmı hiçbir şekilde taraf olmak ve ne ABD'nin ne de Çin'in hedefi olmak istemiyor.

National Interest'de yayımlanan analiz gdh.digital tarafından çevrilmiştir.