Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius - Reuters
- Pistorius, Almanya’nın 2014 Kırım ilhakı sonrası yeterince hızlı tepki vermediğini söyledi.
- Ülkenin savunma hazırlıklarında yaklaşık 6 yıl kayıp yaşandığını ifade etti.
- İskandinav ülkeleri ve Baltık bölgesini erken reaksiyon örneği olarak gösterdi.
- FCAS savunma projesindeki sorunların siyasi değil endüstriyel kaynaklı olduğunu savundu.
Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, Berlin-Brandenburg Bilimler Akademisi’nde düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada Almanya’nın 2014’te yaşanan Kırım ilhakı sonrası stratejik bir hata yaptığını söyledi. Pistorius, o dönemde Avrupa’da birçok ülkenin Rusya’nın hamlesini “geçici bir kriz” olarak değerlendirdiğini ve bunun ciddi bir güvenlik açığı yarattığını ifade etti.
“Altı yıl geride kaldık” uyarısı
Pistorius, Almanya’nın sivil-askeri savunma, toplumsal dayanıklılık ve ordu modernizasyonu açısından önemli bir zaman kaybı yaşadığını belirtti. “Alarmı duyduk ama erteleme tuşuna basıp yeniden uyuduk” sözleriyle ülkesinin o dönemdeki yaklaşımını eleştiren bakan, bu gecikmenin etkilerinin bugün hâlâ hissedildiğini söyledi.
İskandinav ve Baltık ülkelerine övgü
Alman bakan, İskandinav ülkeleri ile Polonya ve Baltık devletlerinin 2014 sonrası hızlı şekilde savunma reflekslerini güçlendirdiğini vurguladı. Özellikle Finlandiya örneğini öne çıkaran Pistorius, ülkedeki yüksek yedek asker kapasitesi ve sivil savunma altyapısının Almanya’ya kıyasla çok daha gelişmiş olduğunu belirtti.
“Savunma sadece orduyla olmaz” mesajı
Pistorius, modern savunma anlayışının yalnızca silahlı kuvvetlerle sınırlı olmadığını, devlet kurumları, ekonomi ve toplumun genel dayanıklılığıyla birlikte ele alınması gerektiğini söyledi. Giderek daha öngörülemez hale gelen küresel ortamda caydırıcılığın ancak güçlü bir askeri kapasiteyle sağlanabileceğini de ekledi.
FCAS projesi ve Almanya-Fransa ilişkileri
Helmut Schmidt Vakfı etkinliğinde konuşan Pistorius, Almanya ile Fransa arasındaki FCAS (Geleceğin Hava Muharebe Sistemi) projesinin iptaline de değindi. Sürecin siyasi irade eksikliğinden değil, sanayi tarafındaki yapısal sorunlardan kaynaklandığını savunan Pistorius, bunun iki ülke arasındaki savunma işbirliğinin sona erdiği anlamına gelmediğini vurguladı.
Ayrıca Brüksel’de ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth ile yaptığı görüşmeye de değinen Pistorius, ABD’nin Avrupa’daki asker varlığındaki olası değişimlerin “senkronize ve öngörülebilir” şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“Daha tehlikeli bir dünya” değerlendirmesi
Pistorius konuşmasının sonunda, dünyanın artan jeopolitik gerilimler ve iç-dış tehditlerle daha öngörülemez bir hale geldiğini belirtti. Bu koşullarda caydırıcılığın zayıf kalmasının doğrudan askeri riskler doğuracağını ifade ederek Ukrayna’daki savaşın bunun en somut örneği olduğunu dile getirdi.

