Björn Höcke - AP
- Höcke, Almanya’da göçün tamamen durdurulması gerektiğini söyledi ve ülkede yaşayan Türklerin sayısının “azaltılması gerektiğini” ifade etti.
- Açıklamalarında Türklerin Alman toplumuna kültürel olarak uyum sağlayamadığını iddia ederek tepki çekti.
- Söz konusu ifadeler Almanya’da geniş yankı uyandırırken, programın sunucusunun aşırı sağcı bir isme uzun süre platform vermesi de eleştirildi.
- Son anketlere göre AfD’nin oy oranı yüzde 29’a yükselerek ülke genelinde birinci parti konumuna ulaştı.
Almanya’da muhalefetteki aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Thüringen eyalet lideri Björn Höcke, katıldığı bir podcast programında yaptığı açıklamalarla yeniden gündeme geldi.
Höcke, Almanya’ya göçün derhal durdurulması gerektiğini savunarak ülkede yaşayan Türklerin sayısının “önemli ölçüde azaltılması gerektiğini” ifade etti.
GDH Digital YouTube kanalına abone olabilirsiniz.
“Uyum sağlayamıyorlar” iddiası
Höcke, uzun yıllardır Almanya’da yaşayan Türklerin Alman toplumuna kültürel anlamda uyum sağlayamadığını öne sürdü.
Açıklamaları, göçmen topluluklara yönelik dışlayıcı ve ayrımcı bir söylem olarak değerlendirilirken ülkede siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.
Podcast programına yönelik eleştiriler
Söz konusu röportajın yayınlandığı podcast programının sunucusu Ben Berndt de eleştirilerin odağı oldu. Berndt’in aşırı sağcı bir siyasetçiye uzun süre söz hakkı vermesi ve bu açıklamalara zemin hazırlaması kamuoyunda tepkiyle karşılandı.
Berndt ise eleştirilere, “Amacım insanları oldukları gibi göstermekti” diyerek yanıt verdi.
GDH Digital NSosyal kanalını takip edebilirsiniz.
AfD’nin yükselişi dikkat çekiyor
Tartışmaların yaşandığı süreçte AfD’nin siyasi yükselişi de dikkat çekiyor. Kamuoyu araştırma şirketi INSA’nın yayımladığı son ankete göre, Alice Weidel liderliğindeki AfD’nin oy oranı yüzde 29’a yükseldi.
Bu oran, partiyi ülke genelinde birinci sıraya taşırken, Almanya siyasetinde dengelerin değiştiğine işaret ediyor.
Uzmanlar, AfD’nin yükselişiyle birlikte Almanya’da göç ve entegrasyon tartışmalarının daha sert bir siyasi dile evrildiğine dikkat çekiyor. Höcke’nin açıklamaları da bu sertleşmenin yeni bir örneği olarak değerlendiriliyor.



