Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Vladimir Putin - AA
- The Economist, Türkiye’yi küresel barış süreçlerinde yükselen arabulucu aktörler arasında gösterdi.
- BM ve Avrupa merkezli geleneksel arabulucuların etkisinin azaldığı vurgulandı.
- Türkiye, Çin, Katar, Suudi Arabistan ve BAE yeni diplomasi aktörleri olarak sıralandı.
- 2025’te yürütülen 53 barış sürecinin en az 20’sinde bu ülkelerin arabuluculuk yaptığı belirtildi.
İngiltere merkezli The Economist dergisi, uluslararası sistemde yaşanan güç kayması ve artan jeopolitik krizler nedeniyle diplomatik arabuluculuk mekanizmasının köklü bir dönüşüm geçirdiğini analiz etti.
Yayında, Soğuk Savaş sonrası dönemde çatışma çözüm süreçlerinde merkez rol oynayan Batılı kurumların ve ülkelerin etkisinin giderek azaldığı, bu boşluğu ise bölgesel güçlerin doldurduğu vurgulandı.
GDH Digital YouTube kanalına abone olabilirsiniz.
Batı merkezli arabuluculuk düzeni zayıflıyor
Analize göre Birleşmiş Milletler, Norveç, İsveç ve İsviçre gibi geleneksel arabulucu aktörler artık küresel krizlerin çözümünde eskisi kadar belirleyici değil.
Özellikle büyük güç rekabetinin arttığı, çok cepheli savaşların ve bölgesel çatışmaların yoğunlaştığı günümüzde diplomatik süreçlerin daha parçalı bir yapıya dönüştüğü ifade edildi.
The Economist, bu değişimin temel nedenleri arasında Batı merkezli kurumların siyasi etkisinin azalması, küresel Güney ülkelerinin yükselişi ve bölgesel güçlerin kendi güvenlik ve ekonomik çıkarlarını önceleyen politikalarının öne çıkmasını gösterdi.
Türkiye’nin çok boyutlu arabuluculuk rolü
Analizde Türkiye’nin son yıllarda izlediği aktif dış politika özellikle dikkat çekici bir örnek olarak sunuldu. Ankara’nın sadece bölgesel bir güç değil, aynı zamanda kriz yönetiminde çok yönlü bir diplomatik aktör haline geldiği belirtildi.
Türkiye’nin arabuluculuk ve kolaylaştırıcılık rolü üstlendiği başlıca alanlar şöyle sıralandı:
Rusya-Ukrayna savaşı kapsamında, özellikle tahıl koridoru ve enerji arz güvenliği gibi küresel etkisi olan başlıklarda diplomatik girişimler yürütmesi, Türkiye’nin uluslararası sistemdeki etkisini artıran unsurlardan biri olarak gösterildi.
Afrika Boynuzu bölgesinde, Etiyopya ile Somali arasında yaşanan deniz yetki alanları ve egemenlik gerilimlerinde Ankara’nın dengeleyici bir rol üstlendiği ifade edildi.
Güney Asya’da Pakistan ile Afganistan arasındaki güvenlik ve sınır anlaşmazlıklarında Türkiye’nin temas kuran ve tarafları aynı masa etrafında buluşturmaya çalışan bir aktör olarak öne çıktığı kaydedildi.
GDH Digital X kanalını takip edebilirsiniz.
“Yeni arabuluculuk bloğu oluşuyor”
The Economist, küresel ölçekte yeni bir arabuluculuk bloğunun oluştuğunu belirterek Türkiye’nin de içinde bulunduğu beş ülkeyi “yeni beşli” olarak tanımladı.
Rapora göre Türkiye, Çin, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, yalnızca 2025 yılı içinde yürütülen 53 farklı barış sürecinin en az 20’sinde aktif rol aldı. Bu rolün yalnızca diplomatik temaslarla sınırlı olmadığı, aynı zamanda sahada güvenlik ve ekonomik dengeleri de kapsadığı belirtildi.
Pragmatik diplomasi modeli öne çıkıyor
Analizde, yeni arabulucu aktörlerin Batılı ülkelerden farklı bir yöntem benimsediği vurgulandı. Batı merkezli diplomasi modelinin çoğunlukla insan hakları, demokratik reformlar ve siyasi dönüşüm gibi normatif şartlara odaklandığı ifade edilirken, yeni aktörlerin daha sonuç odaklı ve pragmatik bir yaklaşım benimsediği belirtildi.
Bu ülkelerin önceliğinin çatışmaların hızlı şekilde durdurulması, ticaret yollarının açık tutulması, enerji ve gıda güvenliğinin korunması ve bölgesel istikrarın sağlanması olduğu aktarıldı.
GDH Digital NSosyal kanalını takip edebilirsiniz.
Küresel diplomasi mimarisinde dönüşüm
Analizin genel sonucunda, uluslararası sistemin artık tek merkezli bir diplomasi yapısından uzaklaştığı ve çok merkezli, rekabetçi bir arabuluculuk dönemine girdiği ifade edildi.
The Economist’e göre bu dönüşüm, yalnızca devletler arasındaki güç dağılımını değil, aynı zamanda kriz çözme yöntemlerini ve uluslararası normların uygulanma biçimini de köklü şekilde değiştiriyor.

