Türkiye’nin dijital gözleri kadın mühendislere emanet
ASELSAN bünyesinde elektro-optik sistemler geliştirip üreten kadın mühendisler hem savunma sanayisine kritik yetenekler kazandırıyor hem de kız çocukları ve genç kızlar için motivasyon kaynağı oluyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 08.03.2026 - 11:40
ASELSAN’ın uzun yıllardır geliştirdiği elektro-optik sistemlerle ilgili teknoloji yolculuğu, ambargoların ardından hız kazandı. ASELSAN’ın ürettiği ve sahada fark yaratan sistemler, çeşitli milli platformlara entegre edilerek Türk Silahlı Kuvvetlerine oyun değiştirici kabiliyetler sundu.
İlk termal kamera projesinden bugüne
ASELSAN Proje Yöneticisi Derya Arda Yenigün, aday mühendis olarak göreve başladığında şirketin ve Türkiye'nin ilk termal kamera projesi ASIR için bir araya gelen heyecanlı, genç bir ekibin parçası olduğunu ifade etti. Yenigün, şöyle konuştu:
Canla başla bu cihazı ortaya koymak için çalışıyorlardı. Ben de bundan çok etkilenmiştim. Hatta bütün planlarımı da değiştirmeme sebep oldu. Nitekim birkaç yıl içerisinde bu kamerayı ortaya koyduğumuzda bir daha bu dünyadan kopamayacağımı anlamıştım. Yaklaşık 28 yıldır ASELSAN'dayım. Bu gelişmeyi görmek bana çok büyük mutluluk, gurur veriyor. O cihazlardan, şimdiki kompleks, her platforma entegre ettiğimiz cihazlara kadar ASELSAN'ın katettiği bu yolu en başından en sonuna gözlemlemiş biri olarak mutluluk ve gurur duyuyorum.
Elektro-optik sistemler sahada fark yaratıyor
Deniz platformlarına takılan elektro-optik cihazlarla ilgili çalışmalar yürüttüklerini anlatan Yenigün, sözlerini şöyle sürdürdü:
Bu cihazlarla Türk Silahlı Kuvvetlerimiz için fark yaratıyoruz. Görülmeyeni görünür kılıyoruz. Ulaşılamayanı ulaşılabilir kılıyoruz. Ne kadar iyi silahlarınız, sistemleriniz olursa olsun hedefleri, düşman unsurlarını göremezseniz, nerede olduklarını bilemezseniz bir balistik çözüm oluşturamazsınız, onları vuramazsınız. Yeni gelen nesille beraber yapay zeka da sistemlerimize girmeye başladı. Bu açıdan da ben çok büyük gurur duyuyorum.
ASELSAN’da kadın mühendisler omuz omuza çalışıyor
ASELSAN'da kadın-erkek ayrımı gözetmeksizin her üründe canla başla, omuz omuza çalıştıklarını vurgulayan Yenigün, "Bizi güçlü kılanın da bu olduğunu düşünüyorum. Herhangi bir ayrıcalık olmadan hem fabrika ortamında, hem sahada her yerde beraberiz. Biz de varız diyoruz kadınlar olarak. ASELSAN da bu noktada bizi her zaman destekliyor. Her kademede yönetim aşamasında kadın sayısının arttığını görüyoruz. Bundan çok büyük mutluluk duyuyoruz biz de." dedi.
ASELSAN için Ankara’ya taşınma kararı
ASELSAN'da 2 yıldır görev yapan Kıymet Yılmaz, 10-12 yıl İzmir'de yaşadıktan sonra Ankara'ya gelmenin başlangıçta zor geldiğini dile getirdi. Yılmaz, "Söz konusu ASELSAN olunca buraya isteyerek geldim. Şu anda da Ankara'yı, ASELSAN'ı seviyorum. ASELSAN sayesinde aslında Ankara'yı sevdim." diye konuştu.
Elektro-optik ürünlerin savunma sanayisinin "gözü" olduğuna işaret eden Yılmaz, bu ürünleri sahaya güvenilir şekilde gönderebilmenin, sorunsuz çalışmalarını sağlamanın çok önemli olduğunu vurguladı.
Bu çabalar sırasında ASELSAN'da yöneticilerin her konuda çok destekleyici olduğunu ifade eden Yılmaz, bunun kendilerine güven verdiğini aktardı.
Kız kardeşinin de kendisi gibi mühendis olduğunu, onu da teşvik ettiklerini dile getiren Yılmaz, kız çocuklarına, genç kızlara cesur olmalarını, kendine güvenmelerini, konfor alanından çıkmaktan korkmamalarını tavsiye etti.
Zorlu arazi koşulları için elektro-optik sistemler
Üretim Mühendisi İlknur Ceren Coşkun da şirkette kara, deniz ve hava platformlarında zorlu arazi koşullarında keşif ve gözetlemeyi sağlayacak elektro-optik sistemler oluşturduklarını söyledi.
Mühendislikte olduğu gibi öncesinde hayal ederek başlayıp bu hayali ASELSAN'da çalışarak gerçeğe dönüştürdüğünü vurgulayan Coşkun, şunları kaydetti:
En büyük motivasyonum hizmet ettiğimiz sektör, çıktı sağladığımız cihazların kullanıldığı alanlar ve tabii ki ülkemize sağladığımız katkı. Benim buraya gelmekteki en büyük motivasyonum aslında kendi ülkemize hizmet edebilme fırsatını yakalamaktı.
Diyoruz ki çok yorulduğumuzda dahi biraz daha gayret edelim. Çünkü fayda sağladığı noktayı biliyoruz. Kendimizden, zamanımızdan vererek birçok noktada da nihai ürün için tek bir düşünceyle çalışıyoruz. Hatta üretimde bizim asılı sloganlarımız var, 'Yorulduysan bayrağa bak' diye. Zaman zaman kendi aramızda onun konuşmasını da yapıyoruz. Yani yorulsak bile aslında motivasyon kaynağımız belli olduğu için tabii ki bunu süreçte kompanse edebiliyoruz.
Sahada kesintisiz destek
Semanur Güçlü Mazlum, yaklaşık 4,5 yıldır ASELSAN'da görev yaptığını ve ASELSAN'da çalışmanın çocukluk hayali olduğunu söyledi.
Ürünleri sahaya çıktıktan sonra da arkada büyük bir çaba yürüttüklerini ifade eden Güçlü Mazlum, şöyle konuştu:
Gerek sahada, gerek fabrika ortamında çok hızlı destek vermemiz gerekiyor. Çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gözü niteliğinde elektro-optik cihazlarımız. O yüzden sahadaki bir dakikalık kesinti bile bazen çok büyük bir durumla bizi karşılaştırıyor. Olabildiğince cihazlarımızı gayrı faal tutmadan her koşulda, sahada ve fabrika ortamında her türlü desteği veriyoruz.
İlk görev yerim Bodrum, son görev yerim Cizre'ydi. Aslında uçtan önce Türkiye'nin, ülkenin her yerinde görev alıyoruz. Nerede ihtiyaç varsa oraya çok hızlıca destek sağlamaya çalışıyoruz.
Kadın mühendislerin savunma sanayisindeki rolü
Ekip Lideri Türkan Yalçın, yaklaşık 20 yıllık bir savunma sanayisi tecrübesi olduğunu, test ve doğrulama mühendisi olarak görev yaptığını söyledi.
ASELSAN'dan önce Almanya'da büyük bir savunma sanayisi şirketinde test ve doğrulama mühendisi olarak çalıştığını anlatan Yalçın, salgın sonrası değişen bir karar planlamasıyla ülkeye dönmeye karar verdiğini paylaştı.
Yurt dışı ve içi çalışmalarındaki gözlemlerini aktaran Yalçın, şunları kaydetti:
Özellikle bir kadın mühendisi olarak yurt dışında kadın çalışan sayısının çok daha az olduğunu net şekilde ifade edebilirim. ASELSAN gibi gözde savunma sanayisi şirketlerinde bu oranların yüksek tutulmasına özellikle önem veriliyor. Ve bir kadın beyin gücü olarak savunma sanayisinde var olmak bence sonucu çok büyük şekilde etkiliyor.
Yurt dışından dönüş ve savunma sanayisine katkı
Yalçın, "Kız çocuklarına, genç meslektaşlarıma hayallerinin peşini bırakmamayı tavsiye ediyorum. Bazen kariyer yollarında insanın kendinden şüpheye düştüğü yerler oluyor. Orada kendinize inanmaktan asla vazgeçmeyin." dedi.
Türkan Yalçın, yurt dışından dönüp Türk savunma sanayisindeki gelişimin bir parçası olamaya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
Hep söylediğim bir şey var: Bütün eğitimlerimiz aslında devletimiz tarafından karşılandı. Devletimizin bize yaptığı yatırımlar, okullar vesairelerle belli bir yere kadar geldik ve çok çalışarak kariyerimizi inşa ettik. Son zamanlardaki beyin göçüyle birlikte gelişimimize katkısı bulunmayan firmalar deneyimlerimizden faydalanıyorlar. Geri döndüğümde bunu çok daha net bir şekilde görebiliyorum. Ait olduğumuz yer aslında burası.
Yapay zeka ile genişleyen ürün gamı
Yaklaşık 16 yıldır savunma sanayisinde çalışan Seda Gürün, iki çocuk annesi olarak sahada ve masa başında çalışırken bir yandan da çocuklarını büyüten sektör profesyonellerinden biri olduğunu söyledi.
Yapay zeka atılımıyla beraber yetkinliklerini, ürün gamını genişlettiklerini ifade eden Gürün, şu değerlendirmelerde bulundu:
Karada, havada, denizde, her platformda aslında Türk Silahlı Kuvveti'nin 'gözü' niteliğinde çalışıyoruz, ürünler geliştiriyoruz. Bu sebeple de aslında karar vermeyi, karar verici mekanizmayı otonomlaştıracak, hızlandıracak cihazlar geliştirmeye devam edeceğiz.
Ambargoların ardından gelen başarı
Maruz kalınan ihraç kısıtları ve ambargoların kendileri için tetikleyici olduğunu vurgulayan Gürün, "Vakti zamanında, fuarlarda bizi standına kabul etmeyen firmalar, şu an bizle iş ortaklığı tekliflerinde bulunuyor. Bu bizim için çok büyük gurur." ifadelerini kullandı.
ASELSAN’daki teknoloji projeleri
Proje Yöneticisi Şeyma Arslan, 4 yıldır ASELSAN'da görev yaptığını söyledi.
ASELSAN kariyerinin ambargoya konu olan elektro-optik keşif, gözetleme ve hedefleme sistemi CATS projesi ile başladığını ifade eden Arslan, insansız hava araçlarına taktıkları bu sistemle büyük başarıları elde edip birçok ihracat faaliyetinde bulunduklarını belirtti.
Sonrasında dünyanın en iyi kamerası olarak nitelendirilen ASELFLIR 500 sistemini geliştirdiklerini anımsatan Arslan, ASELPOD sisteminin ise savaş uçaklarına takılan ve çok az ülkenin sahip olduğu bir teknoloji olduğuna değindi.
Tam bağımsız savunma sanayisi hedefi
Arslan, "Ham maddeden üretime, yani sisteme gidene kadar bütün şeyler ASELSAN'da işleniyor. Dedektöründen tutun, optik bileşenlere, kameralara, sonrasında sistem seviyesine çıkarttık teknolojimizi." dedi.
Son NATO tatbikatına insansız hava aracı üzerinde ASELFLIR 500 sistemi ile katılım sağladık. Platform havada seyrederken gökyüzünde hava-hava modunda ayı görüntüledik. Ramazan ayının başlangıcına denk gelmişti. Ramazan'ın başlangıcı da ilk hilal görünmesidir. Bunu da böylece sembolik olarak göstermiş olduk.
Kaynak:
AAİLGİLİ HABERLER
TUSAŞ KAAN ve HÜRJET projelerinde son durumu açıkladı
ABD LRASM füzesinin üretimini artırmak için 53 milyon dolarlık sözleşme değişikliğini onayladı
Çin Suudi Arabistan’da Wing Loong-3 SİHA üretim hattı kuracak
Güney Kıbrıs basını Türkiye’nin KKTC’ye F-16 konuşlandıracağını iddia etti
Kazakistan Barys 6×6 zırhlı araçlarının seri üretimini duyurdu
Bayraktar AKINCI 150 bin uçuş saatine ulaştı
DİĞER HABERLER
Kazakistan Barys 6×6 zırhlı araçlarının seri üretimini duyurdu
ABD LRASM füzesinin üretimini artırmak için 53 milyon dolarlık sözleşme değişikliğini onayladı
Güney Kıbrıs basını Türkiye’nin KKTC’ye F-16 konuşlandıracağını iddia etti
TUSAŞ KAAN ve HÜRJET projelerinde son durumu açıkladı
Çin Suudi Arabistan’da Wing Loong-3 SİHA üretim hattı kuracak
Bayraktar AKINCI 150 bin uçuş saatine ulaştı
MKE’den 818 milyon dolarlık barut ve mühimmat yatırım programı
KAAN’ın yeni prototipleri bu yıl uçacak, teslimatlar 2029’da başlayacak
ABD İsrail’e 12 bin ağır bomba satışını onayladı
Pentagon 30 bin kamikaze drone siparişi verecek


