gdh'de ara...

ABD üssüne dönüşen ülke: Yunanistan

1. resim

Doğu Akdeniz meselesi, son yılların en sıcak gündemlerinden… Türkiye, 1974’te gerçekleştirilen Kıbrıs Harekâtından beri Doğu Akdeniz’de böylesi bir mücadele içerisinde bulunmamıştı. Gelişmelerin kökeninde ise ABD’nin bölgede şekillendirmeye çalıştığı yeni denklem var. Geçtiğimiz aylarda, ABD ve Yunanistan arasında 1990 yılında imzalanan karşılıklı savunma ve iş birliği anlaşması, ABD lehine yeniden düzenlenmişti. Bu sürecin ardından ABD, bölgedeki askeri varlığını günden güne artırdı. Anlaşma ABD’ye yeni üsler sağlamasının yanı sıra Yunanistan’ın mevcut askeri üslerine erişme imkânı da sağladı.

Bu üsler arasında en dikkat çekeni, Türkiye sınırına yakın Dedeağaç üs bölgesiydi.

Yunanistan’ın bu süreçteki kazanımı ise askeri envanterini eşi görülmemiş bir ölçüde genişleten ABD hibeleri oldu. ABD hibe ettiği yüzlerce tank ve zırhlı araç, helikopterler, çok namlulu roketatarlar ve OBÜS’lerle, Yunanistan ordusunu adeta yeniden kurdu.

11 Kasım tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yunanistan’daki ABD varlığına yönelik ifadeleriyle, dikkatler yeniden bölgeye çevrildi;

"Aslında sadece Dedeağaç bir üs değil, Yunanistan'ın kendisi şu anda Amerika'nın bir üssü durumuna gelmiştir. Şu anda Yunanistan'ın içerisindeki Amerikan üslerinin sayısını ben saya saya bitiremedim. O denli Yunanistan'ın içinde Amerika'nın üsleri var. Şöyle hepsini bir araya toparladığımız zaman ortaya öyle bir tablo çıkıyor ki Yunanistan'ın kendisi adeta Amerika'nın bir üssü gibi.”

ABD üsleri nerelerde?

Erdoğan'ın belirttiği Dedeağaç üssü dışında Yunanistan'da birçok ABD ve NATO üssü bulunuyor. Bu üslerin bir kısmı kalıcı ve daimi üsler olduğu gibi, bir kısmı ise geçici olarak konuşlanılan noktalar.

Dedeağaç Askeri Üssü:
Erdoğan’ın konuşmasında bahsettiği Dedeağaç askeri üssü Türkiye sınırına yakın stratejik bir nokta. ABD bu noktaya ciddi oranda tank ve zırhlı araç sevkiyatı gerçekleştirdi. Dedeağaç’ta bulunan liman da ABD askeri için önemli bir lojistik ve ulaşım imkanı sağlıyor. Dedeağaç bölgesinin uluslararası anlaşmalara göre sınıra belirli bir mesafede silahsızlandırılmış olması gerekiyor.

Araksos Hava Üssü:
NATO’ya ait nükleer silahların bu üsse yerleştirildiği düşünülüyor.

3. Kolordu:
NATO hızlı dağıtım kolordusu. Selanik’te konuşlanıyor.

71. Mobilize Hava Gücü:
NATO’ya bağlı tank unsurları burada konuşlu.

Pire Deniz Üssü:
NATO deniz taşımacılığı koordinasyon merkezi. Atina’ya oldukça yakın bu liman aynı zamanda büyük bir lojistik imkan sağlıyor.

Suda Deniz Üssü
Girit’te bulunan üs ABD’nin bölgedeki deniz operasyonlarının merkezi. ABD üste kalıcı olmayı ve burayı kapsamlı bir şekilde kullanmayı planlıyor. Yakın zamanda ABD’nin İncirlik’teki üssünü buraya nakledeceği gündeme gelmişti.

Sedes Hava Üssü
Selanik’te bulunan hava üssünde ABD İHA’ları konuşlu.

FOB Aktion
NATO’ya bağlı AWACS erken uyarı sistemlerini barındırıyor. ABD ve NATO’nun Yunanistan’daki kalıcı üslenmelerinin yanında, İskiri, Siros, Kasteli, Kalamata ve Andravida’da geçici olarak konuşlandığı noktalar da mevcut.

ABD'nin Yunanistan'da üslenmesinin stratejik arka planı

ABD'nin Balkanlar Karadeniz ve Doğu Akdeniz'de Rusya'yı çevreleme odaklı hamleleri S400 alarak Rusya ile savunma işbirliğini geliştiren Türkiye'yi de hedef haline getiriyor.

Gerek Suriye’de terör örgütü YPG/PKK’ya verilen askeri destekler, gerek Yunanistan’a Doğu Akdeniz’de fiilen alan açılması, gerek Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne 33 yıldır uygulanan ambargo kararının sürpriz bir biçimde kaldırılması, ABD’nin Türkiye’yi kuşatmaya çalıştığı yorumlarına sebep oluyor.

Yunanistan’a yapılan bu yüksek miktardaki yığınak ise, ABD’nin NATO’nun doğu sınırlarını yeniden tanımlayıp, Yunanistan’ın bu sınırlar çerçevesinde konumlandırılması anlamına geliyor.. Türkiye’nin bu kuşatmayı bertaraf etmesinin ve Akdeniz’deki temel çıkarlarını savunmasının yolu ise geliştirdiği ittifaklardan kamu diplomasisine ve askeri hamlelere uzayan kapsamlı bir stratejiyi hayata geçirmekten geçiyor…