gdh'de ara...

Doğum sırası kişiliği etkiler mi?

1. resim

Bireysel psikoloji, kişilik gelişimi üzerinde doğum sırasının etkisi üzerine odaklanmaktadır.

Kişiliğin gelişiminde doğum sırasının önemli bir etkisi olduğunu belirten ilk psikolog Adler'dir. Çocukların aynı ebeveynlere sahip olmaları, aynı çevre içerisinde gelişim gösterecekleri anlamına gelmez.

Yani ailenin ilk çocuğu ortanca çocuktan, ortanca çocuk ise kendinden sonra doğan kardeşlerinden farklı kişisel özelliklere sahip olur. Peki bu durumun doğum sırasıyla alakası nedir ve nasıl şekillenir?

İlk çocuk

Adler, ailenin ilk çocuğunun anne baba tarafından çok fazla ilgi gördüğünü bundan dolayı da şımartıldığını ifade etmiştir. İlk kez anne baba olma deneyimi yaşayacak insanlar, tüm çevrelerine yeni doğacak bebeklerinden bahsederler. Ancak bu şımartma durumu kısa sürelidir çünkü ikinci bebeğin gelmesiyle ilk çocuğun pabucu dama atılır. Artık anne babanın ilgisi yeni doğan bebek ile paylaşılmak zorundadır.

İlk çocuk, küçüklüğünden itibaren yetişkinlerle kolay iletişim kurabilir. Diğer çocuklara göre her şeyi daha fazla kontrol etme eğilimindedir.

Adler, ilk çocukların;

  1. Mükemmeliyetçi,
  2. Lider,
  3. Kontrolcü,
  4. Tedbirli,
  5. Emir vermeyi seven,
  6. Merhametli,
  7. Muhafazakar,
  8. Girişken ve güvenilir kişiler olduğunu ifade eder.

Ortanca çocuk

Adler'in ortanca çocuklara yönelik değerlendirmesi daha olumlu. Ortanca çocukların hiçbir zaman şımartılma lüksüne sahip olmadıklarını söyleyen Adler, bu grubun güçlü bir üstünlük çabası sergilediklerinden bahseder. Çünkü ortanca çocuk, ablası ya da ağabeyi kadar akıllı, güçlü ya da hızlı değildir.

İlk çocuğa oranla, ortanca çocuk mükemmeliyetçi değildir. Sosyal ilişkilerinde başarılı ve arkadaş çevresi geniştir. Ortama kolay adapte olurlar ve beceriklidirler.

Sürekli bir adım geride olduklarını düşünürler ve okulda ya da iş yerinde kendilerinden önde olan insanlara odaklanıp, aralarındaki farkı kapatmak için daha fazla çaba harcarlar. Sonuç olarak ortanca kardeşler, oldukça başarılı kişiler olurlar.

Adler ortanca çocukların,

  1. Sosyal,
  2. Kolay adapte olabilen,
  3. İnsanları memnun etmeyi seven,
  4. Hırslı,
  5. Bağımsızlığına düşkün,
  6. Yüksek hedefler koymaya meyilli,
  7. Barışçıl kişiler olduğunu ifade eder.

En küçük çocuk

Adler, en sorunlu çocukların ilk doğan çocuklar olduğunu söylese de; en küçük kardeşlerinde bazı kendilerine özgü problemleri olacağını söylemiştir. Ailenin tüm üyeleri tarafından şımartılan en küçük çocuklar, büyük kardeşleri tarafından genellikle her işten kolayca sıyrıldıkları konusunda eleştirilir.

En son doğan çocuklar için çevrelerindeki herkes onlar için büyük ve güçlüdür. En yetenekli oyuncular, hız rekoru kıran sporcular ve en başarılı müzisyenler çoğunlukla ailenin en küçük çocuklarıdır.

Çekici olmak doğasında vardır, dikkat çekmeyi ve sempatileri kazanmayı sever. Risk almaya bayılır.

Adler bu çocukların;

  1. Dışa dönük,
  2. Sorumsuz,
  3. Eğlenceli,
  4. İlgi çekmeyi seven,
  5. Aşırı sosyal kişiler olduğunu ifade eder.

Tek çocuk

Kendisiyle kıyaslayacağı bir kardeşi olmadığı için bu çocuklar anne ve babalarıyla bir yarış halinde olurlar. Çocuk genellikle ailenin ilk çocuğunun yaşadığı deneyimleri yaşar. Akranlarıyla çatışma halindedir ve onlarla anlaşmakta güçlük çekebilir. Yaptıklarının onaylanmasını ister, rahatına düşkündür. Büyük başarılara imza atsa da, mutlu olmakla ilgili sıkıntılar yaşayabilir.

Bununla birlikte ilk çocuklar,

  1. Titiz,
  2. Ben merkezci,
  3. Kendine güveni yüksek,
  4. Hassas,
  5. Lider,
  6. İlgi odağı kişiler olduğunu ifade eder.

Adler'in kuramını kendinize ve ailenize uygulamadan önce, bugüne kadar yapılmış araştırmaların Adler’in ifadelerini yüzde yüz doğrulamadığını belirtelim…

Siz ailenizde kaçıncı çocuksunuz?

Kaynak

  1. washington post
  2. psikoloji evreni
  3. scientific american