gdh'de ara...

Erdoğan hedeflerine ulaşmak için profesyonelce fauller yapmaktan çekinmiyor

1. resim

Erdoğan'ın geçen ay, Rusya'nın ciddi tehdidi altındayken Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğine çelme takmak için yaptığı hamle, ülkesi için etkili olduğu kadar dünya için şaşırtıcıydı

Recep Tayyip Erdoğan geçmişinde yarı profesyonel olarak futbol oynadı. Ve şimdi Türkiye'nin Cumhurbaşkanı olarak, uluslararası siyasette hedeflerine ulaşmak için profesyonelce fauller yapmaktan çekinmiyor.

Erdoğan'ın geçen ay, Rusya'nın ciddi tehdidi altındayken Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliğine çelme takmak için yaptığı hamle, ülkesi için etkili olduğu kadar dünya için şaşırtıcıydı. NATO liderleri zirve için Madrid'de toplanırken, Erdoğan vetosunu kaldırdığı için zirveye katılan diğer liderler tarafından alkışlandı. İngiltere başbakanı Boris Johnson gelişmeyi, “NATO zirvesini başlarken bu harika bir haber” sözleri ile değerlendirdi.

Türkiye ile ortak bir muhtırada anlaşan iki İskandinav ülkesi Türkiye'ye “terörizme karşı her türlü mücadelede sarsılmaz dayanışma ve işbirliği” sözü verdi. Ayrıca Türkiye'ye karşı savaşan PKK ve YPG'ye karşı verdikleri desteği bitirme sözü verdiler.

Fakat bu anlaşma, mutabakatta geçen bu kelimelerden daha fazlası gibi görünüyor. Ülkeler; Türkiye'ye yönelik silah ambargosunu kaldırmayı, PKK'nın finansmanını kısıtlamayı, Türkiye'nin istediği isimleri iade ve sınır dışı edilme taleplerini “ele almayı” ve terör zanlılarının iadesini kolaylaştıracak yasaları değiştirmeyi kabul ettiler. Karşılığında Türkiye onların ittifaka katılma başvurularını destekleyecek.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, zirveyi bozmakla tehdit eden anlaşmazlığın üstesinden gelmek için haftalardır gayretle çalışıyor. Ülkenin adının Erdoğan tarafından tercih edilen yeni telaffuzunda ustalaşmaya çalışarak, “Hiçbir müttefik Türkiye'den daha vahşi terör saldırılarına maruz kalmamıştır” açıklamasında bulundu ve diğer müttefikler de diplomatik kanalları açtı.

Zirvede liderler Finlandiya ve İsveç'e resmi bir davette bulunacaklar. Ancak NATO'nun 30 müttefikinin üyeliğini onaylaması için geçecek sürede bolca sorun yaşanacak gibi görünüyor.

Erdoğan'ın muhaliflerini terörist olarak tanımlama eğilimi göz önüne alındığında, birçok kişi, İskandinav ülkelerine sığınma konusundaki taahhütler hakkında endişe duyacak.

Fakat ne olursa olsun NATO liderleri şimdi Rusya'nın Ukrayna'yı işgali karşısında ittifakın nasıl güçlendirileceğine dair acil işlere odaklanabilir hale geldi.

Birincisi, Finlandiya ve İsveç'in girişi Baltık Denizi'nin güvenliğini sağlamaya yardımcı olacak ve NATO'nun Baltık devletlerini savunma yeteneğini güçlendirecektir. Ancak tam katılım süreci tamamlanana kadar, İsveç ve Finlandiya için, bir müttefike yapılan saldırının herkese yapılmış olduğunu söyleyen NATO'nun 5. Maddesi tarafından korunmayacaklar.

Bunun yerine, Amerika, İngiltere ve diğer ülkeler, iki İskandinav devletine yardım etmek ve savunmak için daha az bağlayıcı ikili taahhütlerde bulunacak ve müttefikler Baltık'ta daha görünür bir varlık sürdürecek.

NATO doğu kanadındaki birimlerini, özellikle Polonya ve Baltık ülkelerindeki çok uluslu savaş gruplarını güçlendirecek ve buradaki küçük savunma birimlerini tam tugaylara daha yakın bir şekilde genişletecek. Baltık yetkilileri bunun yeterli olacağından şüphe duysalar da Rusya'yı caydırmak için atılacak ilk adım bu olacak. Bölgedeki teçhizatlar önceden konumlandırılacak ve kısa sürede hazır kuvvetlerin sayısı mevcut 40.000'den 300.000'e yükselecek.

Stoltenberg, tüm bu gelişmelerin “tarihi” olduğunu belirtiyor. Ancak NATO'nun dünyanın en başarılı ittifakı olarak yeniden canlanması yine de Erdoğan'ın engellemelerinin gölgesinde kalma riski taşıyor.

The Economist'de yayımlanan analiz gdh.digital tarafından çevrilmiştir.