Cuma hutbesi 29 Mayıs | Diyanet ile 29 Mayıs Cuma Hutbesi yayınlandı mı, konusu nedir?

Cuma Hutbesi 29 Mayıs tarihli olarak Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayınlandı. Bu hafta diyanet hutbe konusu öğrenilmek istenerek 29 Mayıs Cuma Hutbesi yayınlandı mı, konusu nedir? soruları üzerinden araştırılıyor.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 29.05.2026 - 12:42

editor avatar
Berk Turan

SEO Editör

NSosyal Logo
Cuma hutbesi 29 Mayıs | Diyanet ile 29 Mayıs Cuma Hutbesi yayınlandı mı, konusu nedir?

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından haftalık olarak sosyal, güncel ve dini konularda kaleme alınarak okumaya sunulan Cuma Hutbesi 29 Mayıs tarihli olarak yayınlandı. Bu haftanın diyanet hutbe konusu merak edilerek tam metni okumak isteyenler 29 Mayıs Cuma Hutbesi yayınlandı mı, konusu nedir? sorularına cevap arıyor.

CUMA HUTBESİ 29 MAYIS

Diyanet Cuma Hutbesi 29 Mayıs konusu ve detayları şöyle;

FETİH RUHU VE VAKIF MEDENİYETİ

Muhterem Müslümanlar!

Aziz milletimiz, yüce dinimiz İslam ile

müşerref olduktan sonra hak ve hakikati hâkim

kılmak için mücadele etmiştir. Bu mukaddes amaç

uğruna yılmadan ve usanmadan seferden sefere,

zaferden zafere koşmuştur. Allah’ın inayetiyle nice

gönülleri fethetmiş, nice beldelere barış ve huzur

götürmüştür. Bunun için, gemileri dahi karadan

yürütmüş ve sonunda Allah Resûlü (s.a.s)’in

müjdesine [1] nail olup İstanbul’u fethetmiştir.

Aziz Müminler!

Dinimizin bizlere verdiği fetih ruhu, kuru bir

cihangirlik davası değildir. Bu ruh; Kur’an-ı Kerim’in

rahmet ve esenlik mesajlarını, Peygamber Efendimiz

(s.a.s)’in güzel ahlakını bütün insanlığa ulaştırma

çabasıdır. Bu ruh; Cenâb-ı Hakk’ın, “İçinizden

hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü meneden

bir topluluk bulunsun. İşte onlar, kurtuluşa

erenlerdir” [2] davetine icabet ederek, adalet ve iyiliğin

dünyadaki yaşayan temsilcileri olma gayretidir. İlim

ve hikmetle yükselen bir medeniyet oluşturma

azmidir.

Kıymetli Müslümanlar!

Şanlı ecdadımız, fetih ruhunun hayata

aktarılması ve kalıcı olması için gittiği her yerde

vakıflar kurmuş; insanlığı, İslam’ın mesajlarıyla

buluşturmak için gayret göstermiştir. Sevgili

Peygamberimiz (s.a.s)’in, “İnsanların en hayırlısı,

insanlara faydalı olandır” [3] hadis-i şerifi gereğince;

camiler, medreseler, hastaneler, kütüphaneler,

aşevleri, köprüler ve çeşmeler inşa ederek iyiliği

kurumsal hale getirmiştir.

Dinine, diline ve rengine bakmadan; kimsesizlerin kimsesi, yetim ve

öksüzlerin hamisi, yolda kalmışların sığınağı, mazlumların

umudu, ilim tahsil edenlerin destekçisi olmuştur.

Bütün dünyaya, merhametin ve güzel ahlakın en

güzel örneklerini sunmuş, insanların hafızalarında

silinmez izler bırakmıştır.

Değerli Müminler!

Vakıflar, vakfedenlerin topluma bıraktığı

emanetleridir. Bu hususta bize düşen; vakıf

medeniyetimizi ihya etmektir. Ecdadımızın bizlere

bıraktığı muhteşem vakıf eserlerini korumak ve

nesillerimize yeni vakıf mirasları bırakmaktır.

Bu vesileyle, cennet vatanımızı bizlere emanet

eden şanlı ecdadımıza, şehitlerimize ve ahirete irtihal

eden gazilerimize Yüce Rabbimizden rahmet

diliyoruz. Cenâb-ı Hak, vakıflara öncülük edenlerden,

destek verenlerden ve geleceğe aktarılması için

çalışanlardan razı olsun.

Hutbemizi, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in

hadis-i şerifleriyle bitiriyoruz: “Kim, güzel bir işe

öncülük ederse hem kendi yaptığının sevabını hem

de kendisinden sonra o işi yapanların sevaplarını

alır. Üstelik onların sevaplarından da bir şey

eksilmez...”[4]

[1] İbn Hanbel, IV, 335.

[2] Âl-i İmrân, 3/104.

[3] Kudâî, Müsnedü’ş-şihâb, I, 365.

[4] İbn Mâce, Sünne, 14.

Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.

Abone Ol
Loading Spinner