Filonuzu dijitalleştirmenin yolu: Turkcell Filom

İngiltere'nin AB'ye dönüşü mümkün ama faturası yıllık en az 5 milyar sterlin

İngiltere'de Avrupa Birliği'ne dönüş tartışmaları alevlenirken, olası bir yeniden üyelik Brexit öncesine kıyasla her yıl en az 5 milyar sterlin daha fazla bütçe anlamına geliyor.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 19.05.2026 - 15:45

editor avatar
Ahmet Koçak

Haber Editörü

NSosyal Logo
İngiltere'nin AB'ye dönüşü mümkün ama faturası yıllık en az 5 milyar sterlin

Londra'da AB bayrağı - Getty Images

  • İngiltere'nin AB'ye yeniden katılması durumunda Margaret Thatcher döneminde kazanılan bütçe iadesi ayrıcalığını kaybedeceği belirtildi.
  • İngiltere'nin üyeliği, Brexit öncesindeki standartlara kıyasla yılda en az 5 milyar sterlin daha pahalıya mal olacak.
  • Avrupa Parlamentosu Başkanı Metsola, İngiltere'ye "kapılarının açık olduğunu" söyledi ancak yetkililer özel bir imtiyaz tanınmayacağını vurguladı.
  • AB bütçesinin önümüzdeki dönemde iki katına çıkması nedeniyle, İngiltere'nin olası katkı payının da ayrıldığı döneme göre iki kat artması bekleniyor.

İngiltere'de İşçi Partisi lideri Keir Starmer'ın Avrupa Birliği'ne (AB) dönüş ihtimalini gündeme getirmesinin ardından, olası bir üyelikte Brüksel'in İngiltere'ye milyarlarca sterlinlik bir fatura çıkaracağı belirtildi.

İngiltere'nin son Avrupa Komiseri Julian King, olası bir geri dönüşte ülkenin Margaret Thatcher döneminden kalma AB bütçe iadesi ayrıcalığından vazgeçmek zorunda kalacağını ifade etti.

The Telegraph’ın haberine göre bu durum, İngiltere'nin AB üyeliği için Brexit öncesine kıyasla her yıl en az 5 milyar sterlin daha fazla ödeme yapması anlamına geliyor.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, pazartesi günü yaptığı açıklamada AB'nin kapısının İngiltere'ye "açık olduğunu" söyledi.

Ancak 2016 yılında AB Komisyonu'nda görev yapmak üzere aday gösterilen King, "Kapı açık, ancak herhangi bir özel anlaşma beklememeliyiz" uyarısında bulundu.

King, "Bu pratikte euroyu kabul etmek anlamına gelmeyebilir, ancak Avrupa çapında serbest dolaşımın yeniden başlaması ve önemli bir bütçe katkısı anlamına gelir. Yeniden katılmayı savunanların, AB üyeliğinin gerçekte ne anlama geldiği konusunda sürdürülebilir bir kamuoyu desteği oluşturması gerekiyor." dedi.

"Eski şartlarımızı geri alamayız"

David Cameron'ın başbakanlığı döneminde Avrupa Bakanı olan David Lidington, eski üyelik şartlarının geri verilmesi halinde teklifi hiç tereddütsüz kabul edeceğini belirtti.

Ancak Lidington, "Bunun gerçekleşeceğini göremiyorum. Margaret Thatcher'ın bütçe iadesini elimizde tutarak geri kabul edilmemizin imkânı yok." ifadelerini kullandı.

Theresa May'in fiili başbakan yardımcısı olarak da görev yapan Lidington, Brexit'i bir "ulusal kendine zarar verme eylemi" olarak nitelendirse de, AB'nin İngiliz hükümetinin kabul edebileceği veya siyasi olarak gerekli olan bir referandumdan geçebilecek bir yeniden giriş şartını onaylamasını zor gördüğünü ekledi.

Ayrıcalıklar tarihe karışacak

İngiltere geçmişte euro bölgesine, pasaportsuz Schengen alanına ve AB iltica politikasına katılmama gibi istisnaların yanı sıra katıldıktan sonra müzakere ettiği bir bütçe iadesi hakkına sahipti. Bugüne kadar hiçbir ülke AB'ye katılmadan önce birlik hukukundan muafiyet müzakeresi yapmadı.

Polonya ve İsveç gelecekte tek para birimine katılmayı taahhüt etmiş olsalar da, henüz bu yönde bir adım atmadılar. Brüksel şu ana kadar bu duruma göz yumdu ve İngiltere'den de sterlinin derhal terk edilmesinde ısrar etmesi pek olası görünmüyor.

İrlanda'nın Schengen üyesi olmaması ve İngiltere ile ortak bir seyahat alanını paylaşması nedeniyle Schengen sorunu bir şekilde halledilebilir olsa da, serbest dolaşım ve AB bütçesine ödeme yapılması katılımın temel önkoşulları arasında yer alıyor.

Thatcher'ın "Paramı geri istiyorum" zaferi

Eski Başbakan Margaret Thatcher, 1984 yılında Fransa'nın Fontainebleau kentinde düzenlenen AB zirvesinde "Paramı geri istiyorum" çıkışıyla ünlü bütçe iadesini kazanmıştı.

Bu iade, İngiltere'nin yüksek ödemeleri ile diğer üyelerin aksine tarım sübvansiyonlarından yeterince yararlanamaması arasındaki dengesizliği gidermeyi amaçlıyordu ve aradaki farkın yaklaşık yüzde 66'sını iade ediyordu.

Brexit'ten önceki son yıllık iade 5,2 milyar sterlin değerindeydi. Birlik üyesiyken Londra'ya geri ödenen meblağ genellikle her yıl 4 milyar sterlin ile 5,6 milyar sterlin arasındaydı.

İngiltere'nin standart AB üyeliğinin son tam yılı olan 2019'da ülke, 18,9 milyar sterlinlik ödemeye karşılık 4,5 milyar sterlin iade almıştı. Kamu ve özel sektör faydaları düşüldükten sonra, aldığından daha fazla ödediği miktar, yani "net katkısı", 7,9 milyar sterlin olmuştu.

Bütçe katlanarak büyüyor

Avrupa Komisyonu ve Fransa tarafından pek sevilmeyen bu anlaşma; Almanya, Hollanda, İsveç, Avusturya ve Danimarka ile benzer anlaşmaların yapılmasının ardından "tüm iadelerin anası" olarak anılmaya başlanmıştı.

İngiltere 2020'de AB'den ayrıldığında, bloğun yedi yıllık bütçesi kabaca 1 trilyon euro olarak belirlenmişti.

2028-2034 yılları arasındaki bir sonraki finansman turu için son teklif ise 2 trilyon euro olarak planlanıyor. Bu da İngiltere'nin olası bir katılımda yapacağı katkının, ayrıldığı döneme kıyasla muhtemelen iki katına çıkacağı anlamına geliyor.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner