Kelime hazinesi geniş olan bireyler, karmaşık düşünceleri bile sade ve etkileyici bir şekilde aktarma becerisine sahiptir. Gündelik konuşmalarda veya yazılı metinlerde yapılan kelime hataları, anlatılmak istenen düşünceyi zayıflatabilir. Peki, kendi hâline bırakmak nasıl yazılır, anlamı nedir? İşte TDK verilerine göre detaylı açıklaması.
Kendi hâline bırakmak ifadesi ne anlama geliyor? neyi ifade ediyor?
Dil bilgisi kurallarına uygun olarak yapılandırılan kendi hâline bırakmak ifadesi, açık bir tanıma sahiptir. TDK verisi şöyledir.
- İlgilenmemek, karışmamak
Kendi hâline bırakmak ifadesi içeren cümle örnekleri
Anlamı pekiştirmek adına verilen ve resmi kaynaklarda yer alan örnek cümle şudur.
- Ertesi sabah beni balığa çıkarken uyandırmayacaklardı, bırakacaklardı kendi hâlime.
Sözlükte kendi hâline bırakmak ifadesi ile ilgili atasözleri ve deyimler
Anlatımı kuvvetlendiren ve bu kelimeyi içeren kalıplaşmış sözler TDK verileriyle aşağıdadır.
- Kendi ağzıyla tutulmak
- Kendi âlemine dalmak
- Kendi ayağı ile gelmek
- Kendi derdine düşmek
- Kendi düşen ağlamaz
- Kendi göbeğini kendi kesmek
- Kendi gölgesinden korkmak
- Kendi havasında gitmek (veya olmak)
- Kendi hesabına çalışmak
- Kendi içine çekilmek
- Kendi kabuğuna çekilmek
- Kendi kanatlarıyla uçmak
- Kendi kendini didiklemek
- Kendi kendini yemek
- Kendi keyfine gitmek
- Kendi köşesinde yaşamak
- Kendi kuyusunu kendi kazmak
- Kendimi bildim bileli
- Kendinden geçmek
- Kendinde olmamak
- Kendinde toplamak
- Kendine (veya herhangi bir şeye) ... süsü vermek
- Kendine dert etmek
- Kendine gel!
- Kendine gelmek
- Kendine hâkim olmak
- Kendine hisse çıkarmak
- Kendine kıymak
- Kendine mal etmek
- Kendine yedirememek
- Kendine yontmak
- Kendini (kapıp) koyuvermek
- Kendini (veya birini) temize çıkarmak (veya çıkartmak)
- Kendini adamak
- Kendini ağır (veya ağırdan) satmak
- Kendini alamamak
- Kendini aşağı (veya küçük) görmek
- Kendini ateşe atmak
- Kendini atmak
- Kendini avutmak
- Kendini beğendirmek
- Kendini beğenmek
- Kendini bırakmak
- Kendini bilmek
- Kendini bir şey sanmak
- Kendini bir yerde bulmak
- Kendini bulmak
- Kendini dağıtmak
- Kendini dar atmak
- Kendini dev aynasında görmek
- Kendini dinlemek
- Kendini dirhem dirhem satmak
- Kendini dünyanın merkezi sanmak (veya merkezinde görmek)
- Kendini düşünmek
- Kendini ele vermek
- Kendini fasulye gibi nimetten saymak
- Kendini göstermek
- Kendini harap etmek
- Kendini hissettirmek
- Kendini kapının dışında bulmak
- Kendini kaptırmak
- Kendini kaybetmek
- Kendini matah sanmak
- Kendini naza çekmek
- Kendini paralamak
- Kendini satmak
- Kendini sıkmak
- Kendini sıyıramamak
- Kendini sokağa (veya dışarı) atmak
- Kendini tartmak
- Kendini toparlamak (veya toplamak)
- Kendini tutamamak
- Kendini tutmak
- Kendini vermek (veya vurmak veya çalmak)
- Kendini yemek
- Kendini yiyip bitirmek
- Kendini yoklamak
- Kendi söyler kendi dinler
- Kendi üstüne yormak
- Kendi yağıyla kavrulmak




