Kelimelerin peşine düşmek, sadece bir tanım öğrenmek değil, aynı zamanda o kelimenin ruhunu ve kültürünü anlamaktır. Doğru kelime seçimi, kişisel ifademizi güçlendirirken, yanlış kullanımlar iletişim kazalarına neden olmaktadır. Peki, kendi yağıyla kavrulmak nasıl yazılır, anlamı nedir? İşte TDK verilerine göre detaylı açıklaması.
Kendi yağıyla kavrulmak sözlük anlamı nedir? (TDK)
Özellikle yazılı metinlerde ve resmi yazışmalarda geçen bu ifadenin tam olarak neyi karşıladığı belirlenmiştir. TDK verileri esas alındığında sözcüğün tanımı mevcuttur.
- Elinde bulunanla geçinip kimseye muhtaç olmamak
Kendi yağıyla kavrulmak cümle içinde nasıl kullanılır?
Metin içerisinde bu sözcüğün kullanımına dair verilen spesifik örnek aşağıda görülmektedir.
- Fakat durup dururken, kendi yağıyla kavrulan bir genç kız namusuna bu kadar namussuzca iftira olur mu?
Sözlükte kendi yağıyla kavrulmak ifadesi ile ilgili atasözleri ve deyimler
TDK'nın güncel veri tabanında, içinde bu kelimenin geçtiği sıralı deyim ve atasözü listesi bulunmaktadır.
- Kendi ağzıyla tutulmak
- Kendi âlemine dalmak
- Kendi ayağı ile gelmek
- Kendi derdine düşmek
- Kendi düşen ağlamaz
- Kendi göbeğini kendi kesmek
- Kendi gölgesinden korkmak
- Kendi hâline bırakmak
- Kendi havasında gitmek (veya olmak)
- Kendi hesabına çalışmak
- Kendi içine çekilmek
- Kendi kabuğuna çekilmek
- Kendi kanatlarıyla uçmak
- Kendi kendini didiklemek
- Kendi kendini yemek
- Kendi keyfine gitmek
- Kendi köşesinde yaşamak
- Kendi kuyusunu kendi kazmak
- Kendimi bildim bileli
- Kendinden geçmek
- Kendinde olmamak
- Kendinde toplamak
- Kendine (veya herhangi bir şeye) ... süsü vermek
- Kendine dert etmek
- Kendine gel!
- Kendine gelmek
- Kendine hâkim olmak
- Kendine hisse çıkarmak
- Kendine kıymak
- Kendine mal etmek
- Kendine yedirememek
- Kendine yontmak
- Kendini (kapıp) koyuvermek
- Kendini (veya birini) temize çıkarmak (veya çıkartmak)
- Kendini adamak
- Kendini ağır (veya ağırdan) satmak
- Kendini alamamak
- Kendini aşağı (veya küçük) görmek
- Kendini ateşe atmak
- Kendini atmak
- Kendini avutmak
- Kendini beğendirmek
- Kendini beğenmek
- Kendini bırakmak
- Kendini bilmek
- Kendini bir şey sanmak
- Kendini bir yerde bulmak
- Kendini bulmak
- Kendini dağıtmak
- Kendini dar atmak
- Kendini dev aynasında görmek
- Kendini dinlemek
- Kendini dirhem dirhem satmak
- Kendini dünyanın merkezi sanmak (veya merkezinde görmek)
- Kendini düşünmek
- Kendini ele vermek
- Kendini fasulye gibi nimetten saymak
- Kendini göstermek
- Kendini harap etmek
- Kendini hissettirmek
- Kendini kapının dışında bulmak
- Kendini kaptırmak
- Kendini kaybetmek
- Kendini matah sanmak
- Kendini naza çekmek
- Kendini paralamak
- Kendini satmak
- Kendini sıkmak
- Kendini sıyıramamak
- Kendini sokağa (veya dışarı) atmak
- Kendini tartmak
- Kendini toparlamak (veya toplamak)
- Kendini tutamamak
- Kendini tutmak
- Kendini vermek (veya vurmak veya çalmak)
- Kendini yemek
- Kendini yiyip bitirmek
- Kendini yoklamak
- Kendi söyler kendi dinler
- Kendi üstüne yormak




