Dijitalleşen dünyada bilgiye ulaşmak kolaylaşsa da, doğru ve teyitli bilgiye erişmek her zamankinden daha kritik hale gelmiştir. Bir sözcüğün cümle içindeki tek bir duruşu bile, o cümlenin bütün anlamını değiştirebilecek güce sahiptir. Vatandaşlar arasında kendinden geçmek ifadesinin sözlük anlamı ve doğru yazılışı merak konusu.
TDK'ya göre kendinden geçmek nedir?
Kullanıldığı cümlenin yapısına göre değişik nüanslar içeren bu ifade, zengin bir tanımlama listesine sahiptir. Tüm anlamları aşağıda sıralanmıştır.
- Bilinci işlemez olmak, kendini kaybetmek, bayılmak
- Bir şey karşısında coşkuya kapılmak, duygulanmak
- Uykuya dalmak, uyuyakalmak
Kendinden geçmeğin cümle içinde kullanımı
Kelimenin cümle içindeki kullanımını pekiştiren ve farklı bağlamları içeren örnekler maddeler halinde sunulmuştur.
- Gözlerini tezgâhın arkasındaki bir kapıya dikmiş ve kendinden geçmiş gibiydi.
- Oturduğu şiltenin üstünde ayağa kalkıyor; alevi artan bakışlarla kendinden geçmiş, bir elini dizine vurarak ... haykırıyordu.
- Ninniyi söyleyen anne kendinden geçeli belki bir hayli olmuştu.
Kendinden geçmek ifadesinin yer aldığı atasözleri ve deyimler
TDK'nın güncel veri tabanında, içinde bu kelimenin geçtiği sıralı deyim ve atasözü listesi bulunmaktadır.
- Kendi ağzıyla tutulmak
- Kendi âlemine dalmak
- Kendi ayağı ile gelmek
- Kendi derdine düşmek
- Kendi düşen ağlamaz
- Kendi göbeğini kendi kesmek
- Kendi gölgesinden korkmak
- Kendi hâline bırakmak
- Kendi havasında gitmek (veya olmak)
- Kendi hesabına çalışmak
- Kendi içine çekilmek
- Kendi kabuğuna çekilmek
- Kendi kanatlarıyla uçmak
- Kendi kendini didiklemek
- Kendi kendini yemek
- Kendi keyfine gitmek
- Kendi köşesinde yaşamak
- Kendi kuyusunu kendi kazmak
- Kendimi bildim bileli
- Kendinde olmamak
- Kendinde toplamak
- Kendine (veya herhangi bir şeye) ... süsü vermek
- Kendine dert etmek
- Kendine gel!
- Kendine gelmek
- Kendine hâkim olmak
- Kendine hisse çıkarmak
- Kendine kıymak
- Kendine mal etmek
- Kendine yedirememek
- Kendine yontmak
- Kendini (kapıp) koyuvermek
- Kendini (veya birini) temize çıkarmak (veya çıkartmak)
- Kendini adamak
- Kendini ağır (veya ağırdan) satmak
- Kendini alamamak
- Kendini aşağı (veya küçük) görmek
- Kendini ateşe atmak
- Kendini atmak
- Kendini avutmak
- Kendini beğendirmek
- Kendini beğenmek
- Kendini bırakmak
- Kendini bilmek
- Kendini bir şey sanmak
- Kendini bir yerde bulmak
- Kendini bulmak
- Kendini dağıtmak
- Kendini dar atmak
- Kendini dev aynasında görmek
- Kendini dinlemek
- Kendini dirhem dirhem satmak
- Kendini dünyanın merkezi sanmak (veya merkezinde görmek)
- Kendini düşünmek
- Kendini ele vermek
- Kendini fasulye gibi nimetten saymak
- Kendini göstermek
- Kendini harap etmek
- Kendini hissettirmek
- Kendini kapının dışında bulmak
- Kendini kaptırmak
- Kendini kaybetmek
- Kendini matah sanmak
- Kendini naza çekmek
- Kendini paralamak
- Kendini satmak
- Kendini sıkmak
- Kendini sıyıramamak
- Kendini sokağa (veya dışarı) atmak
- Kendini tartmak
- Kendini toparlamak (veya toplamak)
- Kendini tutamamak
- Kendini tutmak
- Kendini vermek (veya vurmak veya çalmak)
- Kendini yemek
- Kendini yiyip bitirmek
- Kendini yoklamak
- Kendi söyler kendi dinler
- Kendi üstüne yormak
- Kendi yağıyla kavrulmak




