Her kelimenin bir etimolojik geçmişi ve dil bilgisi kuralları çerçevesinde belirlenmiş belirli bir kullanım alanı vardır. Özellikle bilgi kirliliğinin yaygın olduğu dijital ortamda, kelimelerin en doğru tanımına ulaşmak büyük önem taşır. Dilimizin zenginliklerinden biri olan kendini alamamak ifadesinin sözlük anlamı nedir?
Kendini alamamak sözlük anlamı nedir? (TDK)
Dil bilgisi kurallarına uygun olarak yapılandırılan kendini alamamak ifadesi, açık bir tanıma sahiptir. TDK verisi şöyledir.
- İstemeyerek bir işi yapma durumuna girmek
Kendini alamamak ifadesinin doğru kullanım şekilleri
Metin içerisinde bu sözcüğün kullanımına dair verilen spesifik örnek aşağıda görülmektedir.
- Yabancı memurların karşısında bir çocuk gibi yaramazlık etmekten kendimi alamıyordum.
Kendini alamamak hakkındaki atasözleri ve deyimler
Kendini alamamak ifadesi, çeşitli deyim ve atasözlerinde yer alarak anlatımı güçlendirir. İlgili kullanımlar maddeler halindedir.
- Kendi ağzıyla tutulmak
- Kendi âlemine dalmak
- Kendi ayağı ile gelmek
- Kendi derdine düşmek
- Kendi düşen ağlamaz
- Kendi göbeğini kendi kesmek
- Kendi gölgesinden korkmak
- Kendi hâline bırakmak
- Kendi havasında gitmek (veya olmak)
- Kendi hesabına çalışmak
- Kendi içine çekilmek
- Kendi kabuğuna çekilmek
- Kendi kanatlarıyla uçmak
- Kendi kendini didiklemek
- Kendi kendini yemek
- Kendi keyfine gitmek
- Kendi köşesinde yaşamak
- Kendi kuyusunu kendi kazmak
- Kendimi bildim bileli
- Kendinden geçmek
- Kendinde olmamak
- Kendinde toplamak
- Kendine (veya herhangi bir şeye) ... süsü vermek
- Kendine dert etmek
- Kendine gel!
- Kendine gelmek
- Kendine hâkim olmak
- Kendine hisse çıkarmak
- Kendine kıymak
- Kendine mal etmek
- Kendine yedirememek
- Kendine yontmak
- Kendini (kapıp) koyuvermek
- Kendini (veya birini) temize çıkarmak (veya çıkartmak)
- Kendini adamak
- Kendini ağır (veya ağırdan) satmak
- Kendini aşağı (veya küçük) görmek
- Kendini ateşe atmak
- Kendini atmak
- Kendini avutmak
- Kendini beğendirmek
- Kendini beğenmek
- Kendini bırakmak
- Kendini bilmek
- Kendini bir şey sanmak
- Kendini bir yerde bulmak
- Kendini bulmak
- Kendini dağıtmak
- Kendini dar atmak
- Kendini dev aynasında görmek
- Kendini dinlemek
- Kendini dirhem dirhem satmak
- Kendini dünyanın merkezi sanmak (veya merkezinde görmek)
- Kendini düşünmek
- Kendini ele vermek
- Kendini fasulye gibi nimetten saymak
- Kendini göstermek
- Kendini harap etmek
- Kendini hissettirmek
- Kendini kapının dışında bulmak
- Kendini kaptırmak
- Kendini kaybetmek
- Kendini matah sanmak
- Kendini naza çekmek
- Kendini paralamak
- Kendini satmak
- Kendini sıkmak
- Kendini sıyıramamak
- Kendini sokağa (veya dışarı) atmak
- Kendini tartmak
- Kendini toparlamak (veya toplamak)
- Kendini tutamamak
- Kendini tutmak
- Kendini vermek (veya vurmak veya çalmak)
- Kendini yemek
- Kendini yiyip bitirmek
- Kendini yoklamak
- Kendi söyler kendi dinler
- Kendi üstüne yormak
- Kendi yağıyla kavrulmak




