Kelimeler, sadece birer iletişim aracı değil, aynı zamanda düşünce dünyamızı şekillendiren en temel yapı taşlarıdır. Özellikle bilgi kirliliğinin yaygın olduğu dijital ortamda, kelimelerin en doğru tanımına ulaşmak büyük önem taşır. Anlamı ile dikkat çeken kendini dağıtmak ifadesi, dilimizin önemli parçalarından biridir.
Kendini dağıtmak ifadesinin anlamı nedir?
Bağlama göre manası farklılaşan ve geniş bir yelpazede kullanılan bu kelime için TDK sözlüğünde yer alan tanımlar mevcuttur.
- Farklı işlerle aynı anda uğraşmaktan kötü durumda olmak
- Ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek
Kendini dağıtmak ifadesinin doğru kullanım şekilleri
Kendini dağıtmak ifadesinin metin içerisinde nasıl yer aldığını gösteren çeşitli kullanım örnekleri aşağıda belirtilmiştir.
- Kendini böyle sağa sola dağıttıkça tadına varılmaz bir mutluluk, esenlik duyuyordu
- Onlar benim dostlarım, kendimi onların yanında dağıtmış olmam çok vahim değil.
Kendini dağıtmak hakkındaki atasözleri ve deyimler
Resmi kayıtlarda bu kelimeyle bağlantılı, kullanımı yaygın olan birden çok ifade mevcuttur.
- Kendi ağzıyla tutulmak
- Kendi âlemine dalmak
- Kendi ayağı ile gelmek
- Kendi derdine düşmek
- Kendi düşen ağlamaz
- Kendi göbeğini kendi kesmek
- Kendi gölgesinden korkmak
- Kendi hâline bırakmak
- Kendi havasında gitmek (veya olmak)
- Kendi hesabına çalışmak
- Kendi içine çekilmek
- Kendi kabuğuna çekilmek
- Kendi kanatlarıyla uçmak
- Kendi kendini didiklemek
- Kendi kendini yemek
- Kendi keyfine gitmek
- Kendi köşesinde yaşamak
- Kendi kuyusunu kendi kazmak
- Kendimi bildim bileli
- Kendinden geçmek
- Kendinde olmamak
- Kendinde toplamak
- Kendine (veya herhangi bir şeye) ... süsü vermek
- Kendine dert etmek
- Kendine gel!
- Kendine gelmek
- Kendine hâkim olmak
- Kendine hisse çıkarmak
- Kendine kıymak
- Kendine mal etmek
- Kendine yedirememek
- Kendine yontmak
- Kendini (kapıp) koyuvermek
- Kendini (veya birini) temize çıkarmak (veya çıkartmak)
- Kendini adamak
- Kendini ağır (veya ağırdan) satmak
- Kendini alamamak
- Kendini aşağı (veya küçük) görmek
- Kendini ateşe atmak
- Kendini atmak
- Kendini avutmak
- Kendini beğendirmek
- Kendini beğenmek
- Kendini bırakmak
- Kendini bilmek
- Kendini bir şey sanmak
- Kendini bir yerde bulmak
- Kendini bulmak
- Kendini dar atmak
- Kendini dev aynasında görmek
- Kendini dinlemek
- Kendini dirhem dirhem satmak
- Kendini dünyanın merkezi sanmak (veya merkezinde görmek)
- Kendini düşünmek
- Kendini ele vermek
- Kendini fasulye gibi nimetten saymak
- Kendini göstermek
- Kendini harap etmek
- Kendini hissettirmek
- Kendini kapının dışında bulmak
- Kendini kaptırmak
- Kendini kaybetmek
- Kendini matah sanmak
- Kendini naza çekmek
- Kendini paralamak
- Kendini satmak
- Kendini sıkmak
- Kendini sıyıramamak
- Kendini sokağa (veya dışarı) atmak
- Kendini tartmak
- Kendini toparlamak (veya toplamak)
- Kendini tutamamak
- Kendini tutmak
- Kendini vermek (veya vurmak veya çalmak)
- Kendini yemek
- Kendini yiyip bitirmek
- Kendini yoklamak
- Kendi söyler kendi dinler
- Kendi üstüne yormak
- Kendi yağıyla kavrulmak




