İnternet çağında dilin kullanımı hızla değişime uğrarken, temel sözlük kurallarına sadık kalmak büyük önem taşıyor. Özellikle bilgi kirliliğinin yaygın olduğu dijital ortamda, kelimelerin en doğru tanımına ulaşmak büyük önem taşır. TDK'nın güncel yazım kılavuzunda sıkça aranan bu kelimelerden biri de kendini ele vermek olarak öne çıkıyor.
Kendini ele vermek ifadesinin TDK anlamı nedir?
Doğru ve etkili bir Türkçe kullanımı için bu kelimenin sözlükteki gerçek manasını bilmek önem taşır. İşte güncel kaynaklara göre kelimenin tanımı.
- Yaptığı bir davranış veya söylediği bir sözle kendi suçunu ortaya çıkarmak
Kendini ele vermek ile nasıl cümle kurulur?
Kendini ele vermek ifadesinin cümle içinde nasıl geçtiğini gösteren mevcut kullanım örneği aşağıda belirtilmiştir.
- Çünkü âdeta kendimi ele vermiştim.
İçinde kendini ele vermek ifadesi geçen atasözleri ve deyimler
Resmi kayıtlarda bu kelimeyle bağlantılı, kullanımı yaygın olan birden çok ifade mevcuttur.
- Kendi ağzıyla tutulmak
- Kendi âlemine dalmak
- Kendi ayağı ile gelmek
- Kendi derdine düşmek
- Kendi düşen ağlamaz
- Kendi göbeğini kendi kesmek
- Kendi gölgesinden korkmak
- Kendi hâline bırakmak
- Kendi havasında gitmek (veya olmak)
- Kendi hesabına çalışmak
- Kendi içine çekilmek
- Kendi kabuğuna çekilmek
- Kendi kanatlarıyla uçmak
- Kendi kendini didiklemek
- Kendi kendini yemek
- Kendi keyfine gitmek
- Kendi köşesinde yaşamak
- Kendi kuyusunu kendi kazmak
- Kendimi bildim bileli
- Kendinden geçmek
- Kendinde olmamak
- Kendinde toplamak
- Kendine (veya herhangi bir şeye) ... süsü vermek
- Kendine dert etmek
- Kendine gel!
- Kendine gelmek
- Kendine hâkim olmak
- Kendine hisse çıkarmak
- Kendine kıymak
- Kendine mal etmek
- Kendine yedirememek
- Kendine yontmak
- Kendini (kapıp) koyuvermek
- Kendini (veya birini) temize çıkarmak (veya çıkartmak)
- Kendini adamak
- Kendini ağır (veya ağırdan) satmak
- Kendini alamamak
- Kendini aşağı (veya küçük) görmek
- Kendini ateşe atmak
- Kendini atmak
- Kendini avutmak
- Kendini beğendirmek
- Kendini beğenmek
- Kendini bırakmak
- Kendini bilmek
- Kendini bir şey sanmak
- Kendini bir yerde bulmak
- Kendini bulmak
- Kendini dağıtmak
- Kendini dar atmak
- Kendini dev aynasında görmek
- Kendini dinlemek
- Kendini dirhem dirhem satmak
- Kendini dünyanın merkezi sanmak (veya merkezinde görmek)
- Kendini düşünmek
- Kendini fasulye gibi nimetten saymak
- Kendini göstermek
- Kendini harap etmek
- Kendini hissettirmek
- Kendini kapının dışında bulmak
- Kendini kaptırmak
- Kendini kaybetmek
- Kendini matah sanmak
- Kendini naza çekmek
- Kendini paralamak
- Kendini satmak
- Kendini sıkmak
- Kendini sıyıramamak
- Kendini sokağa (veya dışarı) atmak
- Kendini tartmak
- Kendini toparlamak (veya toplamak)
- Kendini tutamamak
- Kendini tutmak
- Kendini vermek (veya vurmak veya çalmak)
- Kendini yemek
- Kendini yiyip bitirmek
- Kendini yoklamak
- Kendi söyler kendi dinler
- Kendi üstüne yormak
- Kendi yağıyla kavrulmak




