gdh'de ara...

İstihbaratın yeni yüzü: Sosyal medya istihbaratı

1. resim

17 Aralık 2010 tarihinde, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’yu temellerinden etkileyen bir olay yaşandı. Tunuslu Muhammed Buazizi’nin kendini yakmasıyla başlayan ve Arap Baharı olarak adlandırılan süreç, etkisini bugün dahi hissettiğimiz siyasal ve toplumsal bir dönüşümün fitilini ateşledi.

Bu süreçte yaşanan halk hareketleri ve protestoların organize edilme şekli ise Arap Baharı sürecinin kendisi kadar dikkate değer. Hatırlanacağı üzere, bahse konu hareketler öncelikli olarak Twitter’da organize edilmiş, yaşananlar dünyaya yine sosyal medya mecraları aracılığıyla duyurulmuştu. Bu fenomen, daha sonrasında ciddi şekilde ele alındı. Araştırmacı, akademiyen ve gazeteciler sosyal medyanın Arap Baharı sürecine etkisini inceleyen yüzlerce makale, yazı ve analiz kaleme aldı.

Bu dönem aynı zamanda geleneksel medya araçlarının etkisinin tartışıldığı bir atmosferi de beraberinde getirdi. Geleneksel medyanın etkisini yitirdiğini ve yerini yeni medya araçlarına bıraktığını öne süren yaklaşımların isabetli olduğunu, aradan geçen on yılı aşkın süreç sonrasında daha net görüyor, gelinen noktada dijital mecraların bireysel, sosyal ve siyasal alanda etkisini gözle görülür biçimde artırdığına şahit oluyoruz.

Geleneksel medyada yer bulamayan yahut yer bulsa da “düşmanca” ele alınan kimi kişi ve gruplar, sosyal medyanın bu güçlü etkisinden yararlanarak daha görünür olma imkanı elde etti. Bu görünürlük ve özgür ortam, devletler, uluslararası organizasyonlar, çıkar grupları ve terör grupları gibi birçok yapıyı etkisi altına altı. Öyle ki sosyal medya mecraları, ciddi bir dezenformasyon ve propaganda savaşı yaşanan bir atmosfere büründü. 

Bugün sosyal medya, özellikle terör gruplarının ciddi anlamda yoğunlaştığı mecraların başında geliyor. Bu gruplar sosyal medyayı, bilgi paylaşımının yanı sıra, propaganda, örgüt üyesi elde etme, psikolojik harekat, terör eylemlerine ilişkin plan ve koordinasyonu sağlama gibi geniş bir yelpazede kullanıyor. Bu da bahse konu gruplarla ilgili önemli bir bilgi kaynağı oluşmasını sağlıyor. DEAŞ Terör Örgütü’nün “Konstantinniye” isimli dijital dergisi, bu anlamda önemli bir örnek teşkil ediyor. 

DEAŞ Terör Örgütünün Yayın Organı Konstantiniyye Dergisinden Bir Kapak

Örgüt dijital mecralardaki etkin varlığıyla, sosyal ve dijital medyayı en etkili kullanan örgütlerin başında geliyor. Yine PKK ve FETÖ terör örgütleri, mensuplarının paylaşımları ile sosyal medyadan propaganda ve dezenformasyon faaliyetleri gerçekleştirmeye devam ediyor. Bunların yanında terör gruplarının yahut mensuplarının paylaşımlarıyla, o örgüt hakkında bulundukları konum, kullanılan araç ve mühimmat, haritalar, olası saldırı noktaları ve planlamalar gibi çok geniş bir yelpazede bilgi edinmek mümkün. Ayrıca bu paylaşımlar tekil bir bilgi kaynağı olmasının yanı sıra “meta veri” kaynağı olarak da dikkate değer bir bilgi kaynağı sağlıyor. 

Bu noktada, istihbaratın yeni bir yüzü olarak sosyal medya ve açık kaynak istihbaratı kavramlarına daha sık rastlıyoruz.

Sosyal medya istihbaratı nedir? 

Sosyal medya istihbaratı, kavram olarak sosyal medyada üretilen verilerin toplanması, analiz edilmesi ve kullanılması anlamına geliyor. Örneğin Facebook’tan paylaşılan bir gönderi, metinler, etiketlenen şahıslar, kullanılan görseldeki coğrafi ögelerle aslında görünenden öte bir bilgi kaynağı sunuyor.

Gazeteci Safvan Allahverdi'nin Reddit isimli sosyal medya platformunda PKK sempatizanı bir kullanıcının paylaşımını ele alarak PKK tarafından gerçekleştirilmesi planlanan bir kara propaganda faaliyetini gözler önüne serdiği çalışması bu anlamda dikkate değer. Bir fotoğraf karesinden yola çıkarak terör örgütünün büyük çaplı etki yaratmasını umduğu bir provokasyonu ortaya çıkaran gazeteci, esasen bu alanda az sayıda insan kaynağı ile ne ölçüde bir etki oluşturulabileceğinin de ipuçlarını veriyor. Zira Allahverdi, bu analizi 3 saatten az bir sürede tek başına gerçekleştirdiğini, ciddi bir insan kaynağı ile daha büyük ölçekli önleme faaliyetlerinin mümkün olabileceğine işaret ediyor.

Benzer şekilde, savaş ve çatışma alanlarındaki askeri unsurların paylaşımları da düşman unsurlar için bilgi kaynağı olarak değerlendirilmekte. 11 Şubat 2019 tarihinde, @isozygio kullanıcı adlı Yunanistan merkezli hesap, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde bulunan bir askeri unsurumuzun sosyal medyada paylaşımını analiz ederek, bölgede bulunan askeri araçları tespiti sosyal medyada gündem olmuştu.

Sosyal medya istihbaratı süreci nasıl işliyor?

Sosyal medya istihbaratı süreci, çeşitli basamaklardan oluşan ciddi bir organizasyon gerektiriyor. Sosyal medya istihbaratı alanında önemli bir kaynak olarak Erol Başaran Bural'ın "Açık Kaynak İstihbaratında Yeni Boyut: Sosyal Medya İstihbaratı" kitabında süreç şu şekilde özetleniyor:

Sosyal Medya İstihbaratı Süreci

Yönlendirme ve planlama:

Sosyal medya istihbaratının ilk aşaması olarak yönlendirme ve planlama safhası geliyor. Bu aşamada istihbarat açıkları belirleniyor, bilgi eksikleri ve istihbarat ihtiyaçları tanımlanıyor.

Sosyal medyadan verilerin toplanması:

Bural, sosyal medyadan veri toplanması safhasını geleneksel veri toplama yöntemleri ve veri madenciliği sınıflandırmaları ile açıklıyor. Buna göre veri madencileri, cevher madencileri gibi kolaylıkla görünmeyen veri kümelerinden anlamlı bir çıktı elde edecek şekilde çalışıyor. Bu kapsamda Bural, sosyal medyadan veri toplamak üzere oluşturulmuş yazılımlar ve uygulamalara da işaret ediyor. Platformları tarayıp "meta veri"yi elde etmeyi sağlayan platformlar, bu sürecin önemli bileşenleri olarak öne çıkıyor.

Sosyal medya verilerinin analizi:

Sosyal medyadan elde edilen büyük verilerin analizi için "makine öğrenmesi" ve "yapay zeka" teknolojileri önem arz ediyor. Bu kapsamda öne çıkan bir dizi analiz metodu mevcut. Sosyal bilimler alanında çalışanların aşina oldukları içerik analizi metodu yöntemi bu metodlardan biri...

Sosyal medya istihbaratının teyit edilmesi:

Sosyal medya değerli bir istihbarat kaynağı olduğu gibi yanlış yönlendirme ve dezenformasyonun kasıtlı olarak gerçekleştiği alanların da başında geliyor. Bu anlamda sosyal medya istihbaratında elde edilen veri teyide muhtaç bir veri haline geliyor. Teyit işlemi ise açık kaynaklar dahil olmak üzere bütün istihbarat metodları ile yapılabiliyor.

Sosyal medya istihbaratının dağıtımı:

Elde edilen istihbaratın doğru kişilere hızlı ve güvenli şekilde ulaştırılması safhası yine önemli bir safha olarak öne çıkıyor. Bu noktada elde edilen verinin karmaşık ve dinamik olması bu alanda tecrübe gerektiriyor.

Sosyal medya istihbaratına daha fazla eğilmeli

Coğrafi sınırların belirsizleştiği, mesafelerin azaldığı, yabancı dil engelinin ortadan kalktığı günümüz dünyasında, insan etkileşimleri de had safhaya ulaştı. İnternet kullanımının giderek arttığı, herkesin sosyal medya mecralarında daha aktif varlık gösterdiği bir dönemde sosyal medya istihbaratı da artık daha fazla ciddiye alınması gereken bir konu olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin terörle mücadelesinde de anlamlı bir etki yaratacak sosyal medya istihbaratına yönelik bir literatür oluşması elzem. Bu kapsamda derinlikli araştırmalara, değerlendirme ve analizlere ihtiyaç duyulduğu ise aşikar. Erol Başaran Bural'ın bahsi geçen eserini tekrar zikretmekte fayda var.