gdh'de ara...

Mutluluk veren kokular

1. resim

Beş duyu organımız, duygusal ve fiziksel olarak bize çok farklı şeyler hissettiriyor. Birçok insan için bazı şeyler daha önceliklidir. Mesela kimi için dokunmak, görmek ve hissetmek ilk tercihken koklamak hepimiz için kaçınılmazdır. Çünkü herkesin ve her ortamın kendine has bir kokusu vardır. Örneğin kötü bir kokunun akılda kalıcılığı kısadır, ancak güzel kokular zihnimize kazınır. Bize o anı yeniden yaşatır…

Peki vazgeçemediğimiz o kokular neler? En öne çıkanlarını sizin için araştırdık.

Kitap kokusu

Kitapların kendine has kokuları vardır. Birçoğumuz bu kokuyla kendini yıllar öncesine, kağıdın ilk bulunduğu ana ait bile hissedebilir. Aslında o kadar da o romantik olmaya gerek yok. Çünkü bu kokunun nedeni tam olarak “kimya”.

Peki gerçekten bir kitabın kokusu var mıdır?

Compound Interest adlı blogda kimya öğretmeni Andy Brunning tarafından yayınlanan bir makale konuya güzel bir açıklık getiriyor.

“Genelde, eski kitap kokusuna kâğıdın içindeki bileşenlerin, kimyasal bozulmaya uğraması sebep olur. Kâğıt, diğer kimyasallara ek olarak selüloz ve lignin içerir. Bunların her ikisi de kâğıdın yapıldığı ağaçlardan kaynaklanır: ince kâğıtlarda, örneğin gazete kâğıdına nazaran çok daha az lignin bulunur. Lignin ağaçlarda selüloz liflerini birbirine bağlamaya yarar, odunun sertliğini korumasını sağlar, aynı zamanda eski kâğıtların zamanla sararmasından da sorumludur, zira oksitlenme tepkimesi sonucu parçalanarak aside dönüşür, bu da sonrasında selülozu yıkıma uğratır. “Eski kitap kokusu” bu kimyasal bozunum sonucu ortaya çıkar.”

Bebek kokusu

Dünyaca ünlü markalar onların kokusundan esinleniyor, birçok temizlik firması orijinal kokuyu bir türlü yakalayamıyor.

Bebeklerin bu eşsiz kokusu nereden geliyor?

Koku hakkında birden çok teori var, biz akla en yaktın olanları baz aldık. Teori 1- Bu kokunun yeni doğan bebeklerde 6 hafta sonra tamamen kaybolduğuna inanılıyor. Nedeniyse bebeğin anne karnından çıkıp, beslenme düzeninin değişmesiyle birlikte metabolizmasının da değişmesi. Haliyle ter bezlerinden salınan kimyasallarda ilk günkü kadar güzel kokmuyor.

Teori 2- Kokunun amniyon sıvısının (bebeğin anne karnında içinde bulunduğu sıvı) neden olabileceği düşünülüyor. Genellikle bu sıvı doğumdan hemen sonra yıkanıyor, ancak koku bebeğin saçları ve cildi üzerinde kalmaya devam edebiliyor.

Anotomi profesörü olan Dr. Johannes Frasnelli ve meslektaşları 2013 yılında, yeni doğmuş bebek kokusunun nörolojik etkilerini adeta bizim için incelemişler. Araştırma ekibi yeni anne olan ve çocuk sahibi olmayan 30 kadının, bebek kokusu aldığındaki beyin aktivitelerini MRI yöntemiyle gözlemleyerek bazı sonuçlar elde etmiş.

Elde edilen verilerde, anne olan ve olmayan kadınların beyin aktiviteleri aynı çıkmış. Araştırmacılar bebek kokusunun beynin serebral bölgesindeki ödül merkezini uyardığı görmüşler. Yani bunun anne olup olmamakla bir ilgisi yok, ama anne çocuk İlişkisini de kuvvetlendirdiği büyük bir gerçek.

Çikolata kokusu

Çikolatanın hormonlar üzerinde yarattığı etkiyi ve mutlulukla olan ilişkisini bilmeyen yoktur. Üstelik çikolatanın bu haklı ünü, yapılan araştırmalarla da kanıtlanmış durumda.

Bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki; kakaonun içeriğinde yer alan biyoaktif besin bileşenleri ve magnezyum vücutta serotonin hormonunun artmasını sağlıyor. Beyin vücuda giren çikolatayı bir ödül olarak algılıyor ve endorfin salgılıyor. Sonuç mu? Mutluluk…

İngiliz bilim insanlarının yürüttükleri başka bir araştırmada ise bitter çikolatanın zihin sağlığına etkisini incelendi, bitter çikolata tüketenlerin depresyona girme riskinin, tüketmeyenlere göre %58 daha düşük olduğu ortaya çıktı.

Çok güçlü bir antioksidan olan çikolata, kanserle mücadelede, kalp hastalıklarında, kan akışının beyne doğru hızlanmasında etkin rol oynuyor.

Çikolatanın faydaları say say bitmezken dozunu fazla kaçırmamak gerektiğinin de altını çizelim.

Yağmur sonrası toprak kokusu

Özellikle Kış mevsimine geçerken gri bulutlar gökyüzünü kapladığında, havanın sıcak mı soğuk mu olduğunu anlayamadığımız günler olur. Sonrasında bir anda yağmur yağar ve ortaya çıkan o koku bizi kendimize getirir. İşte o derin nefesle içimize çektiğimiz kokunun bilimde bir karşılığı var.

Petrikor, İngilizce bir kelime.

Türkçeye çevirdiğimizde hepimizin çok sevdiği bir karşılığa denk geliyor, yağmur sonrasında aldığımız toprak kokusu…! Aslında yağmurun kendisi, su gibi, kokusuzdur. Ancak yağmurdan sonra buruna gelen kokuya sebep olan geosmin’dir.

Burnumuz, özellikle de geosmine karşı aşırı duyarlıdır: Havadaki 1 trilyon koku parçacığından sadece 5 tanesi geosmin olsa bile bu kokuyu algılayabiliriz

Geosmin, yağışsız zamanlarda sürekli olarak toprakta birikir. Ne zaman ki yağmur yağar işte o zaman toprak ıslanarak nemlenir ve toprakta birikmiş sporlar havaya karışır.

İşte yağmurun bakteri sporlarıyla bezeli toprak üzerine düşmesinin sonucunda, “toprak kokusu” veya “yağmur kokusu” olarak algıladığımız kokuyu duyarız.

Çim kokusu

Net bir şekilde aldığımız bir başka kokuysa çim kokusu…

Daily mail Birleşik Krallık’taki 2000 kişiyle bir araştırma yapmış ve sonucunda taze biçilmiş çim kokusunun en çok sevilen üçüncü koku olduğu bilgisi elde edilmiş.

Peki nedir bu kokuyu bu kadar özel yapan?

Burnumuza gelen kokunun ana maddesi yeşil yaprak uçucuları denen maddedir. Bitki kesildiği zaman, etraftaki bakteriye karşı koruma kalkanı olarak bu uçucuları üretmeye başlar.

Portakal Kabuğu

Soğuk kış gecelerinde sobanın yanında uzun vakitler çocuklar bilir bu kokuyu. Z Kuşağı bilmez belki ama bilen de asla vazgeçmez.

Nefes alabildiğiniz sürece, yeni kokular keşfetmeyi ihmal etmeyin…