gdh'de ara...

NATO, "Ukrayna birliğe katılmayacak" demesine rağmen, Putin neden tehlikeli adımlar atıyor?

1. resim

Rusya, Amerikan liderliğindeki NATO'nun, Sovyetler Birliği'nin yaklaşık 30 yıl önce dağılmasıyla bağımsızlığını kazanan Ukrayna'ya asla üyelik teklif etmemesi gerektiğini söyledi. Ukrayna uzun zamandır NATO'ya katılmayı arzuluyor, ancak kısmen Ukrayna'nın demokratik yapısı, savunma sistemindeki eksiklikler ve uluslararası sınırları üzerindeki kontrol eksikliği nedeniyle ittifak bir davette bulunmuyor.

Putin'in talepleri aslında, Ukrayna'nın NATO ile ilişki sorununun ötesine geçiyor ama Ukrayna Batı'nın Rusya sınırlarına yaklaşarak onu sabrının sınırlarını zorladığı yönündeki şikayetinin merkezinde yer alıyor. Rusya, NATO'nun yıllar önce genişlememek üzere verdiği garantiyi gevşettiğini iddia ediyor.

Ruslar, NATO'nun prensip olarak hiçbir eski Sovyet ülkesinin üyelik başlatma planı olmadığını bilmesine rağmen, Ukrayna'nın NATO üyeliğinin reddedilmesine dair yasal bir garanti talep ediyor. NATO tarafından atıfta bulunulan ilke ise, tüm ulusların kiminle ittifak yapacaklarını seçmekte özgür olmaları gerektiğidir.

O halde Moskova neden şimdi Ukrayna'nın NATO ile ilişkisini gündeme getiriyor? Cevap karmaşık.

Putin tarafından belirtilen neden, NATO'nun doğuya doğru daha da genişlemesinin Rusya için bir güvenlik tehdidi oluşturacağıdır. Washington ve müttefikleri ise hiçbir NATO ülkesinin Rusya'ya karşı güç kullanmakla ilgilenmediğini belirterek, bu bahanenin geçerli bir endişe olmadığını belirtiyor.

Daha geniş anlamda Putin, NATO'nun Doğu Avrupa'daki mevcut askeri varlığını geri çekmesini istiyor; hatta buna tüm eski Sovyet ülkeleri olan Litvanya, Letonya ve Estonya'yı da dahil ediyor. Bu üç Baltık ülkesinde kalıcı olarak konuşlanmış hiçbir ABD askeri yok; Pentagon'a göre şu anda Litvanya'da yaklaşık 100 ve Estonya ve Letonya'da yaklaşık 60 rotasyonel asker hizmet veriyor.

Putin ayrıca NATO'nun eski bir Sovyet devleti olan Romanya'daki füze savunma varlığına ve Polonya'da geliştirilmekte olan benzer bir üsse karşı çıkıyor. Joe Biden bu hafta Doğu Avrupa'ya ek 3 bin Amerikan askerinin gönderilmesini onayladı.

Ukrayna'nın Rusya ile derin tarihi ve kültürel bağları var ve Putin defalarca Rusların ve Ukraynalıların “tek halk” olduğunu iddia etti. Ukrayna topraklarının büyük bir kısmının, Sovyetler Birliği altındaki komünist liderler tarafından keyfi olarak Ukrayna'ya verilen Rusya'nın tarihi parçaları olduğunu söyledi.

Putin kısa süre önce Ukrayna endişesini daha spesifik olarak tanımladı. Rusya'nın 2014'te Ukrayna'dan ele geçirdiği Kırım Yarımadası'nı geri almak veya doğu Ukrayna'da şu anda Rus destekli ayrılıkçılar tarafından etkin bir şekilde kontrol edilen bölgeleri yeniden ele geçirmek için Ukrayna'nın askeri güç kullanabileceği bir senaryo çizdi.

Putin, “Ukrayna'nın NATO üyesi olduğunu ve bu askeri operasyonları başlattığını hayal edin.O zaman NATO ile savaşmalı mıyız?" açıklamasında bulundu.

Gerçekten de, Ukrayna'nın NATO üyesi olması durumunda bu, teorik olarak Ukrayna'nın Rusya tarafından saldırıya uğraması durumunda, her NATO üyesinin Ukrayna'yı savunmaya geleceğine dair yasal bir taahhüt anlamına geliyor.

Ukrayna NATO'ya üye olabilir mi?

Ukrayna'nın NATO'dan üyelik teklifi olmamasına rağmen, işbirliğini daha da geliştirmek için 1997'de bir NATO-Ukrayna Tüzüğü'nün oluşturulmasından başlayarak zamanla ittifaka daha da yaklaştı.

NATO hükümet başkanları 2008'de Ukrayna'nın ve eski Sovyet cumhuriyeti Gürcistan'ın “NATO üyesi olacağını” açıkça ilan ettiler. Ne zaman ve nasıl olduğunu söylemediler ancak açıklama Moskova'nın Kiev'in sonunda ittifaka katılacağı konusundaki endişesini açıklıyor olarak görülebilir.

Öte yandan, Ukrayna ve Gürcistan ile ilgili 2008 bildirisini imzalayan ABD ve diğer NATO liderleri, onlara Üyelik Eylem Planı olarak bilinen, nihai üyeliğe giden bir yol haritası vermeye karar verdiler.

Bütün bu süreçte özellikle Almanya ve Fransa, Ukrayna'nın üyeliğe alınmasına şiddetle karşı çıktı ve NATO içindeki genel görüşte bu yönde.

Putin Ukrayna'ya nasıl baskı yapıyor?

Moskova, Ukrayna'yı işgal etme niyetinde olmadığını söylüyor, ancak son birkaç ay içinde Ukrayna'nın sınırları boyunca güçlü bir dizi muharebe kuvveti topladı ve Washington ve NATO'nun taleplerinin karşılanmaması halinde bir tür harekete geçeceğini ima etti.

Biden yönetimi, Rusya'nın şu anda Kiev'i ele geçirmek için kapsamlı bir işgal de dahil olmak üzere çok çeşitli eylemlerde bulunabileceğini söylüyor.

Putin, NATO'nun yalnızca Ukrayna'ya silah ve askeri eğitim sağlayarak değil, aynı zamanda Rusya'nın güvenliğini tehlikeye atan diğer Doğu Avrupa ülkelerinde kuvvetler konuşlandırarak da çok ileri gittiğini düşünüyor.

Son on yılda ABD'de ve NATO'nun Doğu Avrupa'daki askeri varlığındaki artışların, Rusya'nın Kırım Yarımadası'nı ilhak etmesi ve 2014'te doğu Ukrayna'ya girmesiyle tetiklendiği de doğru.

Bu Rus eylemleri, NATO'nun kolektif güvenliğe odaklanmasını ve bölgedeki varlığını iki katına çıkarmasına neden oldu.

Gelinen son nokta ise birçok sürpriz hamleyi içerisinde barındırıyor.

American Enterprise Institute tarafından yayımlanan analiz gdh.digital tarafından çevrilmiştir.