gdh'de ara...

Tam mutlu olacağım derken...

1. resim

Çok istediğimiz bir şeye ulaşmak için çabalıyoruz. Ulaştığımız anda beklediğimiz o mutluluğu ancak kısa bir süre hissediyoruz. Çünkü yaşadığımız mutluluk ne kadar büyük olursa olsun, bir süre sonra daha stabil olduğumuz temel mutluluk düzeyine geri dönüyoruz.

Hedonik döngü olarak tanımlanan bu durum, ilk defa 1971 yılında Brickman ve Campbell tarafından ortaya atılmıştır. Daha sonra 1971 yılında Michael Eysenck tarafından "mutluluk çarkı" olarak adlandırılmıştır.

Konuyla ilgili yapılan çalışmaların sonucu, maddi ve manevi kazanımlardan sonra yaşanan mutlulukların yalnızca 'geçici süreyle' yüksek olduğunu gösteriyor.

Aslında bu durumu sadece mutluluklar için değil yaşadığımız hüzünler içinde söyleyebiliriz. Bir kayıp veya hastalık yaşadıktan bir süre sonra mutluluk seviyemiz olaydan önceki haline dönüyor. Yani kişinin duygusal sistemi mevcut yaşam koşullarına adapte oluyor. Mutluluk veya mutsuzluk insanın yaşamındaki değişimlere karşı verdiği kısa süreli tepkiler. İnsanların yaşama uyum sağlarken yakaladıkları mutluluk seviyesi, her zaman aynı döngü içinde seyrediyor.

İnsan, yaşamı içinde sürekli değişen koşullara uyum sağlıyor. Öfkemiz zamanla azalıyor, bize acı veren şeylere alışmaya başlıyoruz. Duygularımız bir süre sonra bir dengeye kavuşuyor. Yaşadığımız iyi ya da kötü olayları geride bırakmak, yeni karşılaştığımız olaylarla da başa çıkmamızı sağlıyor.

Hedonik döngüden kaçmanın bir yolu ne yazık ki yok. Ancak yaşadığımız mutlulukların heyecanlarını biraz daha uzun hissetmek için uzmanların önerileri var. Aynı anda birden çok konuda çaba göstermek, kendimize yeni hedefler koymak, yaşadıklarımızı etrafımızdaki insanlarla paylaşmak bu öneriler arasında.

Siz hedonik döngü hakkında ne düşünüyorsunuz? En son ne zaman ulaşmayı çok istediğiniz bir şeye ulaştıktan sonra tadını çıkaramadınız?