gdh'de ara...

Türkiye'nin köpek terörü ne olacak?

1. resim

Türkiye'nin son yıllarda gündeminden hiç düşmeyen bir konu: Köpek saldırıları. Artık sayılar o kadar fazla ki, her güne birkaç köpek saldırısı haberi düşüyor.

Sıradan saldırılar değil. Ağır yaralanmalı veya ölümlü saldırılar.

Son 4 ayda 60'ın üzerinde köpek saldırısı insanları ya canından etti, ya da hayatlarının geri kalanlarını engelli bir şekilde devam edecek olmalarına sebep oldu.

Sokak köpekleri veya sahiplenilmesi yasak ırkların gerçekleştirdiği saldırıların sorumlusu ise adeta saldırıya uğrayan ilan ediliyor. Köpekten korkmasanız saldırmaz aslında yaklaşımı ve hayvan hakları savunucularının yersiz tutumları olayı terör noktasına getirmiş durumda.

Yetkililer ise sessiz. Durum yerel yöneticilerin hayvan hakları savunucularından çekindiklerini açıkça itiraf ettikleri bir noktaya taşınmış durumda.

Beslenmesi yasak köpek ırkları için kanun ne diyor?

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun Geçiçi 3'ncü Maddesi ne diyor bakalım.

Geçici Madde 3 – (Ek:9/7/2021-7332/15 md.) 14 üncü maddenin birinci fıkrasının (1) bendi uyarınca, tehlike arz eden hayvanların belirlenmesine ilişkin Bakanlıkça yapılacak düzenleme yürürlüğe konuluncaya kadar; Pitbull Terrier, Japanese Tosa, Dogo Argentino, Fila Brasilerio türlerini veya bunların melezlerini üreten, sahiplenen, sahiplendiren, barındıran, besleyen, takas eden, sergileyen, hediye eden ve bunların ülkemize girişini, satışını ve reklamını yapana hayvan başına on bir bin Türk lirası idarî para cezası verilir. Bu hayvanlara el konulur ve bu hayvanlar belediyeler tarafından hayvan bakımevine götürülür.

Birinci fıkra kapsamına giren hayvanları bu madde yürürlüğe girinceye kadar sahiplenmiş olanlardan, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı aylık süre içinde hayvanlarını kısırlaştıran ve buna dair belgeyle birlikte Bakanlığa başvurarak veri tabanına kayıt ettirenler hakkında, birinci fıkrada veya 28 inci maddenin birinci fıkrasının (j) bendinde öngörülen idari yaptırım hükümleri uygulanmaz. Kısırlaştırma işlemi için maddenin yürürlüğe girmesinden önce gebe kalmış hayvanların doğum yapması, yavruların dört aylık olması beklenir. Bu hayvanların ölümü halinde Bakanlığa bilgi verilir ve kayıttan düşürülür.

Kısırlaştırılan ve kayıt altına alınan bu hayvanlar kayıt belgesiz, ağızlıksız ve tasmasız olarak dolaştırılamaz, halkın yoğun olarak bulunduğu yerler ile çocuk oyun alanları ve parklarına sokulamaz. Ağızlık ve tasma takma zorunluluğu ile halkın yoğun olarak bulunduğu yerlere ve çocuk oyun alanları ve parklarına girme yasağı maddenin yürürlüğe girmesiyle birlikte uygulanmaya başlanır. Bu fıkra hükümlerine aykırı hareket edenlere, on bir bin Türk lirası idarî para cezası verilir. Bu fıkrada belirtilen yasaklara aykırılığın tekrarı halinde, idarî para cezası verilir ve hayvanlara el konulur ve hayvan, konulabileceği bakımevi bulunan en yakın belediye tarafından hayvan bakımevine götürülür. Bu madde kapsamında hayvan sahibi olanlar, hayvanlarını en yakın bakımevine bırakabilirler. Bu hayvanların sokağa terki halinde otuz bin Türk lirası idarî para cezası verilir.

Kanun maddeleri çok açık. saldırgan, vahşi ırka sahip hayvanların sahiplendirilmesi yasak. Bu hayvanların toplu alanlarda tasmasız ve ağızlıksız dolaştırılması, hatta kayıt belgesiz dahi dolaştırılması yasak.

Fakat iş uygulamaya gelince durum ne yazık ki böyle değil. Vatandaş şikayet etmeye çekiniyorken, kolluk kuvvetleri veya yetkili diğer birimler ise denetim faaliyetleri yürütmüyorlar.

Durum böyle olunca da kanunda belirtilen vahşi hayvanlar yüzünden her gün bir veya birkaç saldırı haberi ajanslara düşmeye devam ediyor.

Son birkaç ayın köpek terörü bilançosu

gdh olarak bu konunun üzerinde özellikle durduğumuzu yakın takipçilerimiz bilmekteler. Her gün geçtiğimiz köpek saldırı haberleri bir toplumdaki başıboşluğu da açıkça yansıtıyor aslında. Ortada gerçekten toplumsal bir problem var ve konunun muhataplarına ulaşmakta ciddi anlamda zorlanıyoruz.

Var olan kanunun uygulayıcısı kim, kanunda belirtilen cezai işlemleri hangi kurum uyguluyor, uygulamalı, kanunun yönetmeliklerle desteklenmesi, yönetmeliğin uygulamaya geçirilişi tam bir muamma.

Konunun muhatapları olarak görüş almaya kalktığımız isimlerin dahi birbiriyle çelişen yanıtları var.

Tüm bu karmaşa içerisindeki gerçekse, köpek saldırılarının bilançosunun bir terör bilançosuna dönüşmesi.

Son 6 ayda kayıtlarımıza giren köpek saldırısı haberi en az 60 (altmış). Bu saldırılar ya yaralanma ya da ölümlerle sonuçlanmış durumda.

Aşağıda yer alan grafiklerde sekiz, dokuz ve onuncu aylarda meydana gelen köpek saldırılarının acı bilançosunu görebilirsiniz.

1. resim
2. resim
3. resim

Aşağıda yer alan diğer paylaşımlarımız ise olayın büyüklüğünü daha fazla fark edebilmeniz açısından önemli.

Geçtiğimiz aylarda, bir sokak köpeğinden korkup yola atlayan gencin bir tırın altında kalarak hayatını kaybetmesi ise, sokak köpeklerinin saldırıları dışında nelere sebep olabileceğinin açık bir göstergesi.

Son saldırı tam bir vahşet!

Gaziantep'in Şahinbey ilçesinde meydana gelen olay Türkiye'nin gündemine adeta damga vurdu. Sahiplenilmesi yasak ırk olan Pitbull ile site bahçesinde gezintiye çıkaran sorumsuz sahipleri, 4 yaşında bir çocuğun şu an yoğun bakımda olmasına sebep oldu.

4 yaşındaki Asiye Yılmaz'a saldıran vahşi hayvanlar, küçük kızı parçalamak için dakikalarca uğraştı. Etraftakilerin müdahalesiyle zorlukla hayvanların saldırısından kurtarılan Asiye, yoğun bakımda yaşam mücadelesi veriyor. İlk ameliyatını geçiren Asiye için artık zorlu bir süreç var.

Köpeklerin sorumsuz sahiplerinin ise, yaptıklarının farkında olmak yerine, aileyi tehdit ederek şikayetlerinden vazgeçirme yolunu tercih ettiği basına yansıdı.

Sosyal medya kullanıcılarının devreye girmesiyle, belki bu defa da üstü kapatılacak, unutulup gidecek bir saldırı takibe alındı.

Gaziantep Valiliği ise yaptığı açıklamada olayın şüphelisi 6 kişinin gözaltına alındığını duyurdu.

Kanunda açıklar var

Görüştüğümüz uzmanlar 5199 sayılı kanunda yeni düzenlenmesine karşılık yetersizlikler olduğunu, sahipli veya yasak ırka sahip köpek saldırılarında, köpeğin sorumluluğunu önlem almayan sahibinin alması gerektiğini ve mutlaka hapis cezası ile cezalandırılması gerektiğini aktarıyorlar.

Kanun maddesi ise alınmayan önlemlere karşı sadece para cezası ön görüyor.

Bu kadar fazla başıboş köpek ve sahipli köpek saldırılarının olduğu bir ülkede bu düzenlemenin hayati önem taşıdığı bir gerçek.

Sorumluluk kimde?

Türkiye'de yaşanan köpek terörü ile ilgili gündemin bir son bulması gerektiği çok açık. Konunun doğrudan muhatabını bulmak ise imkansız. Belediyeler mi? Kolluk kuvvetleri mi? Aylardır cevap aradığımız bu soruya net bir cevap alabilmek bizim için çok mümkün olmadı.

Her kurum söz konusu hayvanlar olunca pası bir diğerine atıyor.

Bunun en büyük sebebi de, hayvan hakları savunucularının aşırı tepkilerinden çekiniyor olmaları.

Umarız bu son olur

Gaziantep'te yaşanan ve 4 yaşındaki Asiye'nin şu an hayat mücadelesi verdiği olay, sokaklarda başı boş gezen veya sahipleri tarafından umarsızca, ağızlıksız ve tasmasız gezdirilen köpeklerin saldırıları için umarız ki ciddi önlemlerin alınması adına bir son olur.

Aksi taktirde, köpekler yüzünden yaralanan, ölen bir çok çocuğun ve yetişkinin haberlerini yapacağımızdan şüphemiz yok.