gdh'de ara...

Yeşilçamın ikonik güçlü kadın simgesi: Fatma Girik

1. resim

Yeşilçamın dört yapraklı yoncasından bir dal olan Fatma Girik, aramızdan ayrıldı. Bizde hayatından ve sinema kariyerinden önemli noktaları sizler için derledik.

Sinemamızın simgesel dönemi Yeşilçam, o kadar değerli isimlerin yıldız olduğu büyülü bir dönemdi ki günümüzde bile unutulmuyor. Bu dönemin güçlü, ayaklar yere basan, kimi zaman deli dolu, kimi zaman ekmeğini taştan çıkaran garip ana karakterlerini ise Fatma Girik simgeliyordu. Metin Erksan’ın ‘Kadın Hamlet’ inde canlandırdığı performansı kim unutabilir ki… Peki ‘Ölüm Peşimizde’ filmiyle yıldızlaşmasını, Memduh Ün ile sinemada yakaladıkları uyum ve örnek bir sinema çifti olmaları….

Yeşilçamın dört yapraklı yoncasından bir dal olan Girik’in aramızdan ayrıldığını duyduğumuzda, inanmak istemedik. Yoncanın bir dalının koptuğunu biliyor olmak, onu artık sadece filmlerde ve canlandırdığı karakterlerde hissedecek ve hayatta olmadığını bilerek izlemek zor olacak. İnsan düşünüyor; Yeşilçam döneminin usta sanatçılarını birer birer kaybederken, acaba film festivallerinin Onur Ödülleri kimlere gidecek? 2022 yılına bile hastanede giden Girik, bir süredir sağlık sorunlarıyla boğuşuyordu. Hayat kısa tabi ki, ömür de öyle… Fatma Girik’in sinemamızda temsil ettiği kadın karakterleri, önemli ve büyük bir derecede çığır açan bir dönemi simgeliyor. Altın Portakal ödüllü usta sanatçı, siyasete bile atılmış ve Şişli Belediye Başkanlığı da yapmıştı. Biz de bu yazımızda; merhum sanatçı Fatma Girik’in sinemaya adım atışını, hayatındaki önemli detayları, unutamadığımız rollerini ve sinemadaki temsiliyetini sizler için değerlendirdik.

‘Leke’ filmiyle sinemaya adım attı

12 Aralık 1942 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen Girik, Cağaloğlu Ortaokulu’nda okudu. Ailesinin maddi sıkıntıları nedeniyle okumayı bırakmak durumunda kalan Girik’in bu kararı, aslında sinema adım atmasına neden oldu. Filmler için seçmelere girmeye başlayan ve figüran olarak ufak tefek rollerde oynamaya başlayan Girik’in yıldız olmasının ilk adımı olan film ise, 1957 yapımı ‘Leke’ oldu. Seyfi Havaeri’nin yönettiği film yeterince başarılı olamasa da kariyerinin önünün açılmasına neden oldu. Kariyerine ‘Cengiz Han'ın Hazineleri’, ‘Badem Şekeri’ ve ‘Keşanlı Ali Destanı’ gibi filmlerle devam eden Girik’in yüzü, yavaş yavaş bilinmeye başladı.

Memduh Ün sayesinde yıldız oldu

Girik’in hayatındaki dönüm noktası ise, Memduh Ün ile tanışmasıyla gerçekleşti. Henüz 15 yaşında gencecik bir kız iken Antalya’ya film çekimlerine giden Girik, Ün ile burada tanıştı. Ün’ün 1960 yapımı olan “Ölüm Peşimizde” filminde rol alan ve bu filmdeki performansıyla büyük bir üne kavuşan Girik, bu dönemde duayen yönetmenlerin kendisine şans vermediği kötü bir süreç geçirdi. Memduh Ün’ün ona olan inancı sayesinde ve izleyicinin gözünde belli bir yere gelmesiyle bir noktaya ulaşan Girik, 1968 yılında da şarkıcılığa adım atmıştı. Memduh Ün ile beraberlik yaşamaya başlayan Girik; ‘Köroğlu’ ve ‘Vuruldum Bir Kıza’ gibi filmlerdeki rolleriyle de kariyer yolculuğunu devam ettirdi. 45’liği ‘Aşk Düğümü’ ile de müzik dünyasında ses getiren Girik, şarkıcılığı ve oyunculuğu bir arada sürdürdü. 1977 yılında yayınlanan 'Kadın Hamlet' filmi, sinemamızda önemli bir yerde durmakta. Metin Erksan'ın yönettiği filmde Girik'in performansı olukça dikkat çekerken, film yurt dışındaki festivallerde ülkemizi temsil etti.

Belediye başkanlığı yaptı

180’i aşkın filmde rol alan Girik, 1984 yapımı ‘Postacı’ filmindeki ‘Sevtap’, 1985 yapımı ‘Yılanların Öcü’ filmindeki ‘Irazca’ ve 1987 yapımı ‘Japon İşi’ filmindeki ‘Başak’ rolleriyle de sevildi. 1989 yılında da siyasete atılmaya karar veren Girik, belediye başkanı oldu. Sosyaldemokrat Halkçı Parti'den Şişli Belediye Başkanlığı için aday olan Girik, seçimleri kazandı ve görevini 1994 yılına kadar sürdürdü. Bir dönem ‘Söz Fato’da’ adında bir programın sunuculuğunu da yapan Girik, 2000'li yıllarda televizyon dizilerine duyulan ilgiyle beraber dizilerde rol almaya başladı. 2003 yılında yayınlanan ve iki sezon süren ‘Gurbet Kadını’ dizisindeki ‘Zeyno Ana’ rolü unutulmayan Girik; 2006 yapımı ‘Hasret’ ve 2007 yapımı ‘Oğlum İçin’ dizilerinde de rol aldı. 2009 yılında ise Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Nevra Serezli ile bir araya gelen Girik, 2009 yapımı ‘Altın Kızlar’ dizisinde oynadı. Son olarak 2012 yılında ‘Babalar ve Evlatları’ dizisinde oynayan Girik, ekranlardan bu diziden sonra uzaklaştı.

Aziz Nesin Emek Ödülü’ne değer görüldü

Kariyerine birçok film ve dizi projesi sığdırarak milyonların sevgilisi haline gelen Girik, ödüllü de bir oyuncu oldu. 1965 ve 1967 yıllarındaki Antalya Altın Portakal Film Festivallerin ’den ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülleri alan Girik, ‘Keşanlı Ali Destanı’ ve ‘Sürtüğün Kızı’ filmlerindeki rolleriyle bu ödüllere değer görüldü. Adana Altın Koza Film Festivali’nden ise üç kez ’den ‘En İyi Kadın Oyuncu’ kazanan Girik,; ‘Ezo Gelin’, ‘Büyük Yemin’ ve ‘Acı’ filmlerindeki rolleriyle bu ödüllere değer görüldü. Girik’e ayrıca 2007’de düzenlenen 18. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde ‘Aziz Nesin Emek Ödülü’ takdim edilmişti.

Türk sinemasına kazıdığı ‘güçlü kadın’, ‘lider kadın’, ‘büyük ana’ rolleriyle hatırlanacak olan Fatma Girik, asla unutulmayacak. Vefatıyla dört yapraklı yoncanın bir dalı kopmuş olsa da, sonsuza kadar filmlerde yaşayacak. Sen bir efsanesin Fatma Girik! Sevdiğine, sinemamıza iz bırakan usta yönetmene, Memduh Ün’e bizden selam söyle!