İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'den Gazze ve iç güvenlik açıklaması

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Al Jazeera televizyonuna yaptığı açıklamada dış politikadan sokak hayvanları düzenlemesine, uyuşturucuyla mücadeleden çakarlı araç denetimlerine kadar pek çok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 30.05.2026 - 10:04

NSosyal Logo
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'den Gazze ve iç güvenlik açıklaması
  • Gazze'den tahliye edilen bin 901 Filistinliye ikamet izni verilerek geçici bir insani yardım kapısı açıldı.
  • Türkiye genelinde sahipsiz sokak köpeklerinin yüzde 82'si toplanarak koruma altına alındı.
  • Mevzuata aykırı çakarlı araç kullananlara 173 bin liradan başlayan ağır idari para cezaları uygulanıyor.
  • PKK'nın silah bırakma ilanından bu yana 195 terör örgütü mensubu devlet güçlerine teslim oldu.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Al Jazeera televizyonuna yaptığı açıklamada dış politikadan sokak hayvanları düzenlemesine, uyuşturucuyla mücadeleden çakarlı araç denetimlerine kadar pek çok konuda önemli değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'nin Gazze konusundaki insani duruşuna dikkat çeken Bakan Çiftçi, iç güvenlik alanındaki yeni dönemi ve sahadaki güncel istatistikleri paylaştı.

Gazze Filistinlilerindir ve geçici bir yardım kapısı açılmıştır

Suriyelilerin geri dönüş süreciyle Gazzelilerin gelişi arasında kurulan bağların gerçeği yansıtmadığını belirten İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, tahliye sürecinin tamamen insani bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Gazze'den kitlesel bir göç hareketinin yaşanmadığını ve gelenlerin geçici koruma statüsünde bulunmadığını ekledi.

Bakan Çiftçi, bölgedeki duruşu şu sözlerle özetledi: "Gazze Gazzelilerindir. Filistin Filistinlilerindir. Türkiye'nin yaptığı; zulüm, bombardıman, hastalık ve yokluk içinde kalan kardeşlerine geçici bir yardım kapısı açmak, insani ve hukuki sorumluluğunu yerine getirmektir."

Başıboş köpeklerin toplanmasında yüzde 82 seviyesine ulaşıldı

Sokak hayvanları sorununa uluslararası standartlarda kalıcı bir çözüm üretmek için çalıştıklarını dile getiren Bakan Çiftçi, 5199 sayılı kanunda yapılan değişikliğin ardından 61 ilde toplama işlemlerinin tamamlandığını açıkladı. Hedeflerinin çocukların sokaklarda korkusuzca yürümesi olduğunu belirtti.

Sürecin beslenme boyutuna dair kurulan modeli anlatan Çiftçi, "Muhterem Hanımefendi Emine Erdoğan'ın himayelerinde başlayan ve dünyaya örnek olan ‘Sıfır Atık' anlayışı doğrultusunda, tüm illerimizde gıda atıklarından besin üretim üniteleri kuruldu. Bugün günlük 60 ton gıda atığından yaklaşık 30 ton köpek besini üretilmektedir." şeklinde konuştu.

Çakarlı araç kullanan usulsüz sürücülere ağır cezalar uygulanıyor

Işıklı ve sesli uyarı cihazlarının trafikte bir statü veya ayrıcalık göstergesi olarak kullanılmasına müsaade edilmeyeceğini vurgulayan İçişleri Bakanı, denetimlerin artmasıyla suistimallerin azaldığını söyledi. Yasaya aykırı hareket eden sürücülerin belgelerine el konulduğunu ve araçların trafikten menedildiğini hatırlattı.

Cezai yaptırımların boyutuna değinen Bakan Çiftçi, "Bugün bu ihlali yapanlara 173 bin 392 lira idari para cezası uygulanıyor. Sürücü belgesi 30 gün süreyle geri alınıyor, araç 30 gün süreyle trafikten men ediliyor. Aynı ihlalin bir yıl içinde iki veya daha fazla kez tekrarlanması hâlinde ceza 346 bin 785 liraya çıkıyor." uyarısında bulundu.

Silah bırakma ilanından sonra yüz doksan beş örgüt üyesi teslim oldu

Terörle mücadelede gelinen kararlı aşamayı verilerle paylaşan Çiftçi, şiddet içerikli olay sayısının 2026 yılında büyük bir düşüş göstererek 9'a gerilediğini belirtti. Devletin sadece beyanlara bakarak hareket etmediğini, sahadaki istihbarat raporlarını titizlikle incelediğini sözlerine ekledi.

Örgütteki çözülme sürecine dair güncel veriyi aktaran Çiftçi, "PKK terör örgütünün silah bıraktığını ve kendini feshettiğini açıkladığı 12 Mayıs 2025 tarihinden itibaren ülke genelinde 5'i kendiliğinden teslim olmak üzere toplam 195 terör örgütü mensubu teslim olmuştur." bilgisini paylaştı.

Konsolosluk saldırganının bireysel olarak radikalleştiği tespit edildi

İstanbul Levent'teki İsrail Başkonsolosluğuna yönelik gerçekleştirilen silahlı saldırıya ilişkin soruşturmanın detaylarına değinen Bakan, devletin varsayımlarla değil somut delillerle hareket ettiğini ifade etti. Etkisiz hale getirilen saldırganın geçmiş adli kayıtlarını açıkladı.

Olayın arka planına dair bilgi veren Bakan Çiftçi, "Yapılan çalışmalarda eylemi gerçekleştiren şahısların İsrail karşıtlığı üzerinden radikalleştikleri ve bu eylemi bireysel olarak gerçekleştirdikleri değerlendirilmektedir." diyerek, ölen şahsın 2019 yılında DEAŞ operasyonunda tutuklandığını anımsattı.

2026 yılı suç çeteleriyle mücadelede seferberlik dönemidir

Uyuşturucu ticareti ve sokak çetelerinin gençlerin geleceğini tehdit eden birer suç odağı olduğunu belirten Çiftçi, dijital platformlar üzerinden yürütülen suç propagandalarına karşı da amansız bir takip yürüttüklerini aktardı. Çetelerin finansal kaynaklarına darbe indirildiğini söyledi.

Yürütülen uluslararası operasyonların bilançosunu çıkaran Çiftçi, "Suçtan elde edildiği değerlendirilen 73 milyar lira, yani yaklaşık 2,2 miyar dolar değerinde mal varlığına el konulmuştur. Bunlar arasında 2 bin 295 taşınmaz, 711 lüks araç, bin 765 banka hesabı, 101 kilogram altın ve 104 ateşli silah bulunmaktadır." dedi.

Yedi basamaklı okul güvenliği kalkanı projesi devreye alınıyor

Çocukları merkeze alan yeni nesil bir iç güvenlik modeline geçiş yaptıklarını ifade eden Bakan Çiftçi, çocukların suça sürüklenmesini önlemek adına tüm kurumların ortak bir stratejiyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Dijital platformlardaki tehlikelere karşı aileleri uyardı.

Eğitim kurumlarında uygulanacak yeni modeli duyuran Çiftçi, "Çocuklarımızı dijital radikalleşmeden, çeteleşmeden, şiddet kültüründen korumak istiyoruz. Bu çerçevede ‘7 Basamaklı Okul Güvenliği Kalkanı' anlayışını hayata geçiriyoruz. Risk ve tehdit analizi, fiziki güvenlik, davranışsal erken uyarı, psikososyal destek, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, kurumlar arası iş birliği ve kriz farkındalığı eğitimi bu modelin ana başlıklarını oluşturuyor." ifadelerini kullandı.

Yatırım yoluyla vatandaşlık kazanılması otomatik bir süreç değildir

Sermaye yatırımı yapan yabancıların vatandaşlık işlemlerinin tek taraflı ve kendiliğinden onaylanan bir süreç olmadığını belirten Bakan, arşiv araştırmaları ve güvenlik soruşturmalarının çok yönlü yürütüldüğünü söyledi. Şartları taşımayanların taleplerinin reddedildiğini açıkladı.

İstatistiki verileri paylaşan Çiftçi, "Bugüne kadar 51 bin 762 yatırımcı, 122 bin 805 aile bireyi olmak üzere toplam 174 bin 567 kişi bu kapsamda Türk vatandaşlığı kazanmıştır. Bu süreçte 16 milyar 74 milyon dolarlık yatırım ülkemize kazandırılmıştır. Diğer taraftan, şartları taşımadı tespit edilen 943 kişinin başvurusu reddedilmiştir." sözleriyle yasal işleyişi özetledi.

Vatandaşlık statüsü siyasi söylemlerle toplu olarak iptal edilemez

Muhalefet partilerinin iktidara gelmeleri durumunda sonradan verilen tüm vatandaşlıkları iptal edeceklerine yönelik iddialarına hukuki bir yanıt veren Bakan Çiftçi, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu hatırlattı. Yasalara uygun kazanılan hakların keyfi olarak geri alınamayacağını savundu.

İptal şartlarının kanunda açıkça yazılı olduğunu belirten Çiftçi, "Türk vatandaşlığını kazanma kararı; ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vuku bulmuş ise kararı veren makam tarafından iptal edilir." maddesine dikkat çekerek toplu bir iptalin yasal olarak imkansız olduğunu belirtti.

Suriyeli anne babadan doğan çocuklar hukuken vatansız sayılamaz

Türkiye'de doğan Suriyeli bebeklerin vatansız kaldığı yönündeki iddiaların uluslararası hukuk kuralları ve Suriye'nin kendi mevzuatıyla çeliştiğini dile getiren Çiftçi, soy bağı esasının geçerli olduğunu anlattı. Koruyucu yasal maddelerin hangi durumlarda işletildiğini açıkladı.

Mevzuattaki net hükmü aktaran Bakan Çiftçi, "5190 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 8'inci maddesi bu konuda son derece açıktır. ‘Türkiye'de doğan ve yabancı anne babasından dolayı doğumla herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazanamayan çocuk, doğumundan itibaren Türk vatandaşı sayılır.' Bu kapsamda 2011 yılından bu yana doğum yeri esasına göre Türk vatandaşlığı kazanan yabancı çocuk sayısı 185'tir." diyerek iddiaların asılsız olduğunu ortaya koydu.

Kaynak:

GDH Haber

GDH uygulamasını indir,

gelişmelerden anında haberdar ol!

Loading Spinner