Cumhurbaşkanı Erdoğan "İstanbul'un Fethi'nden Gönüllerin Fethine" programında konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "İstanbul'un Fethi'nden Gönüllerin Fethine" programında vatandaşlarla buluştu.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 29.05.2026 - 17:26

NSosyal Logo
Cumhurbaşkanı Erdoğan "İstanbul'un Fethi'nden Gönüllerin Fethine" programında konuştu
  • İstanbul'un fethinin 573. sene-i devriyesi ile mübarek Kurban Bayramı'nın aynı döneme denk gelmesiyle Haliç'te büyük bir kutlama programı gerçekleştirildi.
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, fethin sadece askeri bir zafer değil, aynı zamanda hoşgörü, huzur, imar ve hakkaniyet ocağının yakılması olduğunu vurguladı.
  • Tarihi hazımsızlıklara değinen Erdoğan, "Zulüm 1453’te başladı" diyenlerin maskelerinin altında Bizans zihniyetinin ve karanlık yüzlerin olduğunu belirtti.
  • Bölgesel kırılmalara ve kirli oyunlara dikkat çeken Cumhurbaşkanı, birlik beraberliği koruyarak Cumhur İttifakı ile Türkiye'nin yarınlarına yürüyeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "İstanbul'un Fethi'nden Gönüllerin Fethine" programında vatandaşlarla buluştu. İstanbul'un fethinin 573. yıl dönümü ile Kurban Bayramı'nın coşkusunun bir arada yaşandığı etkinlikte Erdoğan, önemli tarihi ve güncel mesajlar verdi.

Fethin yıl dönümü ile mübarek kurban bayramı coşkusu birleşti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un Fethi'nin 573. yıl dönümü kutlamaları kapsamında Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen programda vatandaşlarla bir araya geldi. Buradaki konuşmasına katılımcıları ve tüm Türkiye’yi selamlayarak başlayan Erdoğan, fethin yıl dönümü ile Kurban Bayramı'nın bir arada kutlanmasının oluşturduğu manevi iklime dikkati çekti.

Erdoğan, 86 milyon vatandaşın yanı sıra dünyanın 150’den fazla ülkesinde hayat mücadelesi veren tüm kardeşlerine selam göndererek, "Bugün hem sizlerle bayramlaşalım hem de İstanbul’un fethinin 573. sene-i devriyesini coşkuyla kutlayalım istedik. Fethin 573. yıl dönümünde İstanbul daha bir güzel; bu mübarek bayram gününde sizler daha bir güzelsiniz." ifadelerini kullandı.

Çocukların yüzündeki tebessüm bayramın gerçek anlamını yansıtıyor

İslam aleminin Kurban Bayramı'nı tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bayramın Türkiye ve tüm insanlık için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu. Kesilen kurbanların kabul olmasını dileyen Erdoğan, konuşmasında bayramın en çok çocuklara yakıştığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdü: "Bayramın sizler için, tüm İstanbul ve Türkiye için, İslam dünyası ve insanlık için mübarek olmasını; kardeşliğe, barışa, huzura vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Kestiğiniz kurbanların Hak Teala katında makbul olmasını diliyorum. Bayram, şüphesiz en çok da çocuklar için bayramdır. Bayram; cennet yüzlü çocukların yüzlerinde tebessüm çiçekleri açınca bayram olur, asıl böyle anlamını bulur. Türkiye’nin tüm çocuklarının, dünyanın tüm çocuklarının bayramını bugün özellikle tebrik ediyor; her birini sevgiyle kucaklıyor, minik yanaklarından öpüyor, her günlerinin bayram havasında geçmesini temenni ediyorum."

View post on X

Bayramlar yardımlaşma duygularını ve ümmet şuurunu perçinliyor

Bayramların dostluk, kardeşlik, milli ve manevi değerlerin en canlı yaşandığı müstesna zamanlar olduğunu dile getiren Erdoğan, toplumsal dayanışmaya vurgu yaptı. Bu günlerin insanlar arasında yeni muhabbet köprüleri kurduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bayramlar; yardımlaşma ve paylaşma duygularımızı yüceltmenin yanı sıra birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirdiğimiz özel günlerdir. Milletçe bayram günlerinde bu hissiyatı, bu ruhu, bu inancı çok daha diri biçimde idrak ve ihya ediyoruz. Garip gurebanın kapısını çalıyor, öksüzün yetimin başını okşuyor, en yakınımızdan başlayarak ihtiyaç sahiplerinin dertleriyle dertleniyoruz. Bayramlar millet olarak bizi birbirimize yakınlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizle de aramızda yeni muhabbet köprülerinin kurulmasını sağlıyor. Bayramlar, tüm farklılıklarımızı bir tarafa bırakıp ümmet olma şuurumuzun daha da perçinlenmesine vesile oluyor." dedi.

Dünyanın en ücra köşesine kadar şefkat ulaştıranlara teşekkür edildi

Erdoğan konuşmasında, yakın zamanda vefat eden şair Murat Kapkıner'in bir dizesini okuyarak tüm Müslümanların ortak bir hassasiyet taşıması gerektiğine değindi. Uluslararası alanda insani yardım faaliyetleri yürüten kurumlara teşekkürlerini iletti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçenlerde Hakk'a uğurladığımız şair Murat Kapkıner bu bilinci şöyle ifade ediyordu: 'Afrika’da öldürülse bir yerli / Canı benden çıkıyor seni bildim bileli.' İşte bu hissiyatla dünyanın en ücra köşesine kadar milletimizin merhamet ve şefkat elini ulaştıran gönüllü kuruluşlarımıza, hayırseverlerimize, sivil toplum örgütlerimize bugün hassaten teşekkür ediyorum. Cenab-ı Allah onların eksikliğini bu millete ve ümmete göstermesin. Şu anda hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan kardeşlerimizin ibadetlerinin kabul olmasını Rabbimden niyaz ediyorum." sözlerini paylaştı.

Sultan Fatih'in şanlı duasıyla ecdadın fethi selamlandı

Haliç'teki coşkulu kalabalığa hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet Han'ın tarihi duasını paylaştı. Her yaştan vatandaşın ecdadın açtığı şanlı yolda kararlılıkla yürümeyi sürdüreceğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gönülden yapılan duaların geri çevrilmediği bu mübarek günde Fatih Sultan Mehmet Han’ın şu duasına bizler de yürekten amin diyoruz: 'Zülfünün zincirine bend eyledi şahım beni / Kulluğundan kalmasın azad Allahım beni.' Evet, Rabbim bizleri kendi yolundan, Peygamberi'nin yolundan, Peygamberi'nin müjdesine nail olan Sultan Fatih’in yolundan ayırmasın. Rabbim nusretini, hamiyetini, merhametini milletimizden eksik etmesin. Rabbim bu mübarek günler hatırına bütün mazlum ve yaralı coğrafyaları hasretini çektiğimiz huzur ortamına kavuştursun." açıklamasını yaptı.

Metrekaresinde bir şehit yatan aziz İstanbul yad edildi

Tam 573 yıl önce İstanbul'u vatan kılan ecdadı ve henüz 21 yaşındayken fethi gerçekleştiren şanlı komutanı saygıyla andığını belirten Erdoğan, kutsal değerler için can veren tüm şehitleri andı. İstanbul'un kurucu kimliğinin önemine dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu anda karşımda İstanbul var. Çok değerli İstanbullular; bugün bir taraftan Kurban Bayramı’nın sevincini yaşarken, diğer taraftan İstanbul’un fethinin 573. yılına kavuşmanın heyecanı içindeyiz. Bu anlamlı günde, tam 573 sene önce İstanbul’un fethine katılan, bu şehr’in surlarında şehit olan, gazi olan her büyüğümüzü rahmetle anıyorum. Henüz 21 yaşındayken İstanbul’un fethini gerçekleştiren o şanlı komutanı aynı şekilde kemal-i edeple yad ediyorum. Yine burada; bin yıldır semalarımızdan ezan-ı Muhammediler eksilmesin, bayrağımız gökyüzünde nazlı nazlı dalgalansın, mabetlerimizin üzerine namahrem eli değmesin, her metrekaresinde bir şehidin yattığı bu aziz topraklar kirletilmesin diye fedai can eyleyen tüm kahramanlara Rabbimden rahmet diliyorum. İstanbul’un fethinin 573. yılı kutlu olsun, mübarek olsun." şeklinde konuştu.

İstanbul'un fethi çağ kapatıp çağ açan bir medeniyet hamlesidir

Fethin sadece askeri bir zafer değil, karanlığın aydınlığa tebdil edilmesi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı, şehrin yüzyıllarca huzur ve güvenlik ortamına kavuştuğunu anlattı. İnançlara gösterilen hoşgörüyle kentin yeniden hayat bulduğunu aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu mübarek günde şu noktaya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum; İstanbul’un fethi sadece bir büyük zafer, sadece çağ açıp çağ kapayan bir olay değil; dünyanın gözbebeği bir şehirde karanlığın aydınlığa tebdilidir. İstanbul’un fethi, can ve mal güvenliğinin olmadığı bir şehirde yüzyıllarca sürecek bir huzur ve güvenlik ortamının tesis edilmesidir. İstanbul’un fethi; her kökene, her inanca, her görüşe o güne kadar gösterilmeyen hoşgörünün gösterilmesi, verilmeyen değerin verilmesidir. İstanbul’un fethi; coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine, kıyamete kadar sönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul’un fethi; Ayasofya dahil mabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, hayat bulmasıdır." ifadelerini kullandığını belirtti.

Halil İnalcık'ın genç hükümdarın dehasına dair tespiti paylaşıldı

Büyük tarihçi rahmetli Halil İnalcık'ın fethe dair önemli tespitlerini aktaran Erdoğan, genç hükümdarın azminin ve dehasının tarihi bir gerçek olduğunu belirtti. Fatih'in şehri vakıf eserleriyle muhteşem bir Türk İslam merkezi haline getirdiğini hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu hakikati büyük tarihçi rahmetli Halil İnalcık bakınız nasıl anlatıyor; O, 1451’de tahta oturduğu andan itibaren fethi başarmak için gece gündüz çalışıp her türlü diplomatik, askeri, teknolojik ve idari önlemi düşünmüş ve almış; 20 Nisan deniz bozgunu fethi tehlikeye düşürdüğü anda azim ve kararında sarsılmamıştır. İstanbul’un fethi ve 500 yıllık imparatorluk yalnızca genç Türk hükümdarının eseridir; bu tarihi bir gerçektir. Harap bir şehir olarak aldığı Konstantiniyye’yi Fatih, vakıflara dayanan külliye imaretleriyle muhteşem bir Türk İslam şehri olarak yeniden inşa etmiştir. Ne diyordu? 'Letuftahanne'l Kostantiniyyete feleni'me'l emiru emiruha veleni'me'l ceyşu zalike'l ceyş.' 'İstanbul muhakkak fetholunacaktır; onu fetheden komutan ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir.'" dedi.

View post on X

İki kıtanın birleştiği bu aziz şehirde barış iklimi mayalandı

İstanbul'un fethinin Malazgirt'le başlayan fetihler zincirinin en parlak halkası olduğunu ifade eden Erdoğan, şair Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın şiirini okudu. Bu zaferin genç nesiller için dünya tarihinde örneği görülmeyen bir barış iklimi oluşturduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul’un fethi; iki dünyanın, iki kıtanın birleştiği bu şehre 573 yıldır batmayan bir güneşin doğması, bir baharın gelmesidir. İstanbul’un fethi; yeryüzünde fitneyi ortadan kaldırmayı hayatının amacı haline getiren, bunun için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan 21 yaşındaki gencin dünya tarihinde örneği görülmeyen bir barış ve kardeşlik iklimini mayalamasıdır. İstanbul’un fethi, bu topraklarda Malazgirt’le başlayan fetihler silsilemizin en parlak halkasıdır. Hani diyor ya Fazıl Hüsnü Dağlarca: 'Havanın mazisinde, denizin yeşilinde / Bir türkü Orta Asya’dan beri duymuşuz. Anamızın sütünden bayraklara kadar / Yüce fetihle büyümüşüz. Nur ile, kuvvet ile, aşk ile / Kaderin büyüsünü bozmuşuz. Görmüşüz suretini güzelliğin / Koca felaketlere görünmüşüz. Cihanın yarısı gök, önünde şehit şehit durmuşuz. Cihanın yarısı İstanbul almışız.'" açıklamasında bulundu.

Karadan yürütülen kadırgalar ecdadın iradesinin yansımasıdır

Gemilerin karadan yürütülerek denize indirilmesinin inancın en büyük göstergesi olduğunu söyleyen Erdoğan, fetih şuurunun milletin gönlünde her zaman taze kalacağını dile getirdi. Her gencin ruhunda bir Fatih idealinin yaşadığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşte İstanbul’un fethi, devamında fetihler doğuran gaza medeniyetimizin en büyük kapılarından, en büyük kaynaklarından biridir. İstanbul’un fethi milletimizin mefkuresi, ülküsü, Kızıl Elması uğruna neleri başarabileceğinin numunesidir. Karadan yürütülerek Haliç’ten denize indirilen kadırgalar; Sultan Fatih’in azminin, iradesinin, fetih mübinine olan inancının yansımasıdır. Aynı zamanda İstanbul’un fethi; her delikanlımızın ruhunda bir Fatih idealinin, bir Ulubatlı Hasan fedakarlığının, bir Akşemseddin bilgeliğinin yaşadığını gösteren en güzel örnektir. Nasıl göl yerinde su eksik olmazsa, bu milletin gönlünde de fetih mefkuresi, fetih şuuru, fetih özlemi hiçbir zaman eksik olmaz." dedi.

Zulüm 1453'te başladı diyenlerin maskesinin altında karanlık yüzler var

İstanbul'un 1453'ten bu yana Türk İslam kimliğiyle milletin gözbebeği olduğunu belirten Erdoğan, fethi halen hazmedemeyen odaklara sert sözlerle yüklendi. Kurucu kimlikle sorun yaşayanların aslında Fatih ile hesaplaştığını ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu topraklar 1071’den bu yana bizim vatanımız, İstanbul ise 1453’ten bu yana Türk İstanbul olarak milletimizin gözbebeği, iftihar tablosudur. Ama biliyoruz ki bunu halen kabullenemeyenler var. İstanbul’un fethini halen içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride gerekse dışarıda, buldukları her fırsatta bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz. Her kim 'Zulüm 1453’te başladı' diyorsa maskesini indirin; altından 1453’te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır. Her kim 'İstanbul’un statüsü değişsin' diyorsa bunlar Topkapı’da okunan Kur’an’ı, Ayasofya’da okunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir. Her kim İstanbul’da inşa ettiğimiz yüksek medeniyeti görmezden gelerek 'Göçebe barbarlar Anadolu’daki medeniyeti tahrip etti' diyorsa pelerinini kaldırın; göğsüne kazınmış Bizans dövmesiyle karşılaşırsınız." sözleriyle tepki gösterdi.

View post on X

Kurucu kimlikle sorun yaşayanlara dün fırsat vermedik yarın da vermeyeceğiz

Bizans zihniyetini canlandırmak isteyen hazımsız odaklara meydanı asla bırakmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, Ayasofya'da olduğu gibi yeni zaferlere imza atacaklarını belirtti. Emanete gözleri gibi bakacaklarını ilan etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her kim bu şehrin, Yahya Kemal’in 'Türk İstanbul' dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa, arka planına baktığınızda aslında fetihle ve Fatih’le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Allah’ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de yarın da fırsat vermeyeceğiz. Fatih Sultan Mehmet Han’ın bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz. 86 yıllık hicranın ardından nasıl Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri parçaladıysak, kutlu fetihten ilham alarak yeni zaferlere de imza atacağız." diye konuştu.

Kararlılık ve inançla İstanbul'un geleceğini karartmak isteyenlere meydan bırakılmayacak

Milletçe inanıp çalışıldığında ulaşılamayacak hiçbir hedef olmadığını ifade eden Erdoğan, Sultan Fatih'in kararlılığını örnek gösterdi. İstanbul'un geleceğini korumak adına hep birlikte safları sıklaştıracaklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul’un fethi bizlere şunu öğretmiş, şunu hatırlatmıştır; Eğer gerçekten inanır, çalışır, zorluklar karşısında sebat edersek milletçe başaramayacağımız iş, ulaşamayacağımız hedef yoktur. Yeter ki Sultan Fatih gibi 'Ya İstanbul beni alacak ya da ben İstanbul’u alacağım' diyerek kararlılığımızı gösterelim. Yeter ki zafere inanalım, gücümüzün idrakinde olalım. Gerisi Allah’ın izniyle sadece bir zamanlama ve planlama meselesidir. Bunun için hep birlikte çalışacak, saflarımızı daha da sıklaştıracak ve İstanbul’un geleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacağız." dedi.

Cumhur İttifakı'nın birliğiyle Türkiye'nin yarınlarına kararlılıkla yürüyeceğiz

Dünyada ve bölgede ciddi siyasi ve ekonomik kırılmaların yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı, mazlum coğrafyalardaki kirli oyunlara dikkat çekti. Cumhur İttifakı'nın sarsılmaz birliğiyle geleceğe kararlılıkla yürüyeceklerini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Şunu bir defa her bir yol ve dava arkadaşımın çok iyi bilmesini isterim: Dünyamız ve bölgemiz gerek siyasi gerek ekonomik gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmalar yaşıyor. Coğrafyamızda sınırlar yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek isteniyor. Gazze’den Sudan’a, Yemen’den Lübnan’a yönümüzü nereye çevirirsek çevirelim, aynı kirli oyunun farklı sahnelerine tanık oluyoruz. Rabbim daha nice fetihlere bizleri eriştirsin. Bunun için de Cumhur İttifakı’nın birliğini, beraberliğini daim eylesin. Birliğimizi, beraberbiliğimizi bozmayacağız. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız; hep birlikte Türkiye’nin yarınlarına yürüyeceğiz."

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner