Eriha'ya düşen bir Husi füzesi - AFP
- İsrail ve İran, iki aylık ateşkesin ardından Orta Doğu'da yeniden karşılıklı saldırılar düzenledi.
- İsrail, Trump'ın "anlaşmaya çok yakınız" diyerek yaptığı misilleme yapmama çağrısına uymadı.
- Trump, Netanyahu'yu kastederek "Kararları ben veririm" derken İran'a müzakere masasına dönme çağrısı yaptı.
- İran, Beyrut saldırısına yeşil ışık yakmakla suçladığı ABD ve İsrail varlıklarını meşru hedef ilan etti.
Orta Doğu'da iki aydır yürürlükte olan ateşkes, İsrail ve İran'ın karşılıklı saldırılarıyla fiilen sona erdi.
Saldırılar ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu arayıp İran'a karşı misilleme yapmaması hususunda uyarması üzerine gerçekleşti.
İran, İsrail'in Beyrut'un güney banliyölerine düzenlediği hava saldırısının ardından İsrail'e füzeler fırlattı. İsrail de misilleme yaparak karşılık verdi.
Bu sıcak çatışma, 28 Şubat'ta başlayan bölgesel savaşı kalıcı olarak bitirmeyi amaçlayan haftalarca süren müzakerelerin ardından yaşandı.
Trump'ın uyarısı işe yaramadı
Saldırıların, ABD Başkanı Trump'ın İsrail'e Tahran'ın füzelerine misilleme yapmaktan kaçınma çağrısından sadece saatler sonra gerçekleşmesi dikkat çekti.
Axios'un haberine göre Trump, pazar gecesi yapılan telefon görüşmesinde Netanyahu'dan "anlaşma yapmaya yakın oldukları" gerekçesiyle beklemesini istedi.
ABD'li bir yetkili, Netanyahu'nun geri adım atıyormuş gibi "sözde kabul ettiğini" ancak nihayetinde saldırının gerçekleştiğini aktardı.
Aynı yetkili, pazar günkü görüşmenin liderler arasındaki geçen haftaki gergin konuşmaya kıyasla daha sakin geçtiğini ve Trump'ın Netanyahu'ya sesini yükseltmediğini belirtti.
"Kararları ben veririm"
Trump, Financial Times'a verdiği ayrı bir röportajda Netanyahu'yu kastederek, "Kararları ben veririm. Tüm kararları ben veririm. Kararları o vermiyor." ifadelerini kullandı.
Fox News'e de konuşan ABD Başkanı, Tahran yönetimine seslenerek, "İran'a tavsiyem şu: Füzelerinizi attınız, bu kadarı yeterli, masaya dönün ve bir anlaşma yapın." dedi.
"Meşru hedefler"
Tansiyonun yükselmesi üzerine Avrupa Birliği Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, taraflara sakin olma ve "müzakere masasına oturup anlaşma" çağrısı yaptı.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian da çatışmalara yeniden başlamanın hiçbir tarafın çıkarına olmadığını vurguladı.
Tahran ise savaşı kalıcı olarak sona erdirecek herhangi bir anlaşmanın, İsrail'in Hizbullah'a yönelik operasyonlarını sürdürdüğü Lübnan'daki çatışmaları da durdurması gerektiğinde ısrar ediyor.
İran Devrim Muhafızları, İsrail'in günün erken saatlerinde Beyrut'un güney banliyölerini vurmasının ardından kendi saldırılarını bir "uyarı" olarak nitelendirerek, saldırganlığın tekrarlanması halinde daha geniş çaplı müdahalelerde bulunacakları tehdidinde bulundu.
İran Meclis Başkanı ve Washington'la görüşmelerdeki başmüzakerecisi Muhammed Bakır Galibaf, ABD'yi Beyrut saldırısına "yeşil ışık" yakmakla suçladı.
Galibaf, ABD ve İsrail varlıklarının artık "meşru hedefler" olduğunu ilan etti. İran askeri merkez komutanlığı başkanı da İsrail'in Beyrut saldırısıyla "tüm kırmızı çizgileri aştığını" açıkladı.


