ABD füze üretimi modern savaş temposunun gerisinde kalıyor
ABD’nin füze üretim kapasitesinin modern savaşların yüksek tüketim hızına ayak uyduramadığına yönelik endişeler artıyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 25.01.2026 - 07:00
JAGM
Yüksek yoğunluklu bir çatışma senaryosunda hassas güdümlü mühimmat stoklarının ne kadar sürede ikame edilebileceği sorusu, Amerikan savunma sanayisinin hazırlık düzeyini yeniden gündeme taşıdı.
Bu çerçevede değerlendirmelerde bulunan John Borrego, ABD merkezli Machina Labs’ta havacılık ve savunmadan sorumlu kıdemli başkan yardımcısı olarak görev yapıyor. Borrego, daha önce Northrop Grumman, SpaceX, Rocketdyne ve Los Alamos National Laboratory gibi kurumlarda üst düzey teknik ve yönetsel pozisyonlarda bulunmuş bir isim.
Üretim hızı makine performansından ibaret değil
Borrego’ya göre füze üretiminde hız, yalnızca makinelerin ne kadar hızlı çalıştığıyla ölçülemiyor. Asıl kritik unsur, doğrulanmış bir askeri ihtiyacın ne kadar sürede sahaya sürülebilir ve seri üretilebilir silah sistemlerine dönüştürülebildiği.
Modern füze ve ileri silah üretiminde hız, tasarım niyetinin uçuşa hazır bileşenlere ne kadar çabuk dönüştürülebildiğiyle ilgilidir. Üretim hızı sadece makinelerin devri değil, onaylanmış bir askeri ihtiyacı ne kadar sürede sahaya yansıtılmış ateş gücüne dönüştürebildiğimizdir.
Borrego, bu süreci “sahaya sürülmüş ateş gücüne ulaşma süresi” olarak tanımlıyor.
Operasyonel tempo ile endüstriyel tempo uyuşmuyor
Borrego, günümüz tehdit ortamında zaman çizelgelerinin endüstriyel değil, operasyonel düzeyde belirlendiğini vurguluyor. Buna karşın savunma sanayisinin geleneksel üretim döngülerinin bu hıza uyum sağlayamadığını ifade ediyor.
“Rakipler silahlarını, taktiklerini ve karşı tedbirlerini savunma sanayisinin alışık olduğu hızdan çok daha hızlı geliştiriyor. Üretimin adapte olması yıllar alıyorsa, teknik olarak üstün sistemler bile sahaya geç ulaşıyor.”
Bu durumun, özellikle uzun süreli veya yüksek yoğunluklu çatışmalarda ABD’nin hazırlık seviyesini doğrudan etkilediği değerlendiriliyor.
Dört kritik zaman çizelgesi öne çıkıyor
Borrego’ya göre savaş zamanı talebine yanıt verebilme kapasitesi, birbiriyle bağlantılı dört temel süreç tarafından belirleniyor. Bunlar; bir konseptin üretilebilir tasarıma dönüşmesi, malzeme ve süreçlerin sertifikasyonunun tamamlanması, fabrikanın girdileri kaliteli çıktılara dönüştürme verimliliği ve üretimin kısa sürede iki ya da üç katına çıkarılabilmesi.
Borrego, ABD’deki birçok savunma tesisinin bu süreçleri eş zamanlı yönetmekte zorlandığını, özellikle talebin ani biçimde arttığı dönemlerde sistemin tıkandığını belirtiyor.
Yapısal darboğazlar üretimi yavaşlatıyor
En ciddi sorunların başında geleneksel takım ve kalıp süreçleri geliyor. Borrego, klasik üretim altyapısının istikrarlı ve öngörülebilir üretim için tasarlandığını, ani ölçek büyütme veya tasarım değişikliklerine uygun olmadığını söylüyor.
Takım ve kalıp üretimi yıllar sürebiliyor. Gereksinimler değiştiğinde tüm sistem yavaşlıyor. Üretimi dijitalleştirip takım bağımlılığını azaltmadan bu sorun çözülemez.
Bunun yanı sıra roket yakıtları, patlayıcılar, döküm ve kürleme kapasitesi gibi enerjetik bileşenler, güdüm başlıklarında kullanılan mikroelektronikler ve özel sensörler ile uzun tedarik sürelerine sahip motor ve gövde malzemeleri de önemli kısıtlar arasında gösteriliyor.
Test altyapısı ve insan kaynağı baskı altında
Borrego, üretimi geciktiren unsurlar arasında test altyapısının da önemli yer tuttuğunu belirtiyor. Termal vakum testleri, titreşim testleri, mühimmat denemeleri ve tahribatsız muayene süreçlerinin kapasiteyi sınırladığı ifade ediliyor.
Buna ek olarak, güvenlik onayına sahip deneyimli mühendisler, kalite kontrol personeli ve patlayıcı uzmanlarının sayısının sınırlı olması, kritik bilgi birikiminin az sayıda kişide yoğunlaşmasına yol açıyor.
Çözüm olarak çevik üretim modeli öneriliyor
Borrego’ya göre çözüm, çevik ve çok süreçli üretim modeline geçişten geçiyor. Bu yaklaşım, fabrikaların yeni takım ve tesis tasarımlarını beklemeden üretim yönünü değiştirebilmesini amaçlıyor.
Bu modelde modüler üretim hücreleri, yeniden yapılandırılabilir ekipmanlar, programlanabilir robotik sistemler ve dijital üretim zinciri ön plana çıkıyor. Ayrıca sertifikasyon süreçlerinin standartlaştırılmasıyla tek bir tesise bağımlılığın azaltılması hedefleniyor.
Resmi değerlendirmeler tabloyu doğruluyor
Borrego’nun uyarıları, ABD’de yapılan resmî değerlendirmelerle de örtüşüyor. 2023 yılında Temsilciler Meclisi Stratejik Rekabet Seçim Komitesi için gerçekleştirilen bir harp oyunu, Çin ile yaşanacak bir çatışmada ABD’nin gelişmiş füze ve bomba stoklarını bir aydan kısa sürede tüketeceğini, bazı kritik mühimmatların ise günler içinde biteceğini ortaya koymuştu.
Stok değil üretim derinliği vurgusu
Borrego’ya göre bu açığın kapatılmasının yolu, yalnızca büyük stoklar oluşturmaktan değil, sürdürülebilir üretim kapasitesi yaratmaktan geçiyor.
Uzun süreli veya yüksek yoğunluklu bir çatışmada asıl soru şudur: ABD hem hassasiyeti hem de miktarı sürdürebilir mi? Çevik üretim, stoklara güvenmek yerine gerçek üretim derinliği inşa ederek bunu mümkün kılar.
Kaynak:
Defence BlogGDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
etiketler
İLGİLİ HABERLER
Minneapolis'te ICE ajanları bir kişiyi daha vurdu
Rusya'dan Ukrayna'ya geniş çaplı saldırı düzenledi
Norveç, Rus saldırıları yoğunlaşırken Ukrayna’ya ilave NASAMS füzeleri teslim etti
Orta Doğu’da savaş alarmı: Dev havayolu şirketleri uçuşlarını askıya aldı
Trump, Maduro operasyonunda gizli “Discombobulator” silahının kritik rol oynadığını açıkladı
İran’dan ABD’ye uyarı: Her türlü saldırıyı "topyekun savaş" sayacağız
DİĞER HABERLER
Norveç, Rus saldırıları yoğunlaşırken Ukrayna’ya ilave NASAMS füzeleri teslim etti
Trump, Maduro operasyonunda gizli “Discombobulator” silahının kritik rol oynadığını açıkladı
Türkiye'nin ilk milli jet uçağı HÜRJET dondurucu sınavdan geçti
İtalya ordusu ilk SAMP/T NG hava savunma sistemini teslim aldı
Filipinler beş adet Polonya üretimi S-70i Black Hawk helikopterini teslim aldı
Birleşik Krallık Typhoon filosu için ECRS Mk2 radarlarını sipariş etti
ALKA lazer silahı, mini ve FPV dronlara karşı kullanılmaya başlandı
RTX Tomahawk seyir füzeleri için 476,5 milyon dolarlık modernizasyon sözleşmesi aldı
Birleşik Krallık Boxer tabanlı RCH 155 tekerlekli obüsü 2028’de sahaya sürmeyi hedefliyor
KAAN’da seri üretim sonrası teslimatlar 2029’da başlayacak


