- Pakistan, ABD-İran görüşmeleri için arabuluculuk rolünü güçlendiriyor
- Görüşmelerin ikinci turunun İslamabad’da yapılması gündemde
- ABD, İran’a yönelik ekonomik baskıyı artıran yeni yaptırımlar hazırlığında
Pakistan Genelkurmay Başkanı’nın Tahran ziyareti, Orta Doğu’da artan gerilimi düşürme ve ABD ile İran arasında yeniden başlatılması planlanan diplomatik süreci canlandırma çabalarının önemli bir parçası olarak değerlendiriliyor.
İslamabad-Tahran hattında diplomasi trafiği
Pakistan Genelkurmay Başkanı Asım Munir’in İranlı yetkililerle Tahran’da gerçekleştirdiği temasların, ABD ile İran arasında yeniden başlatılması planlanan müzakerelerin zeminini oluşturmayı hedeflediği bildirildi. ABD tarafı, olası yeni görüşmelerin İslamabad’da yapılabileceğini belirtse de henüz kesin bir karar alınmış değil.
Arabuluculukta Pakistan’ın rolü
Pakistan, daha önce İslamabad’da ABD ve İran arasında doğrudan görüşmelere ev sahipliği yapmış ve taraflar arasındaki bazı temel anlaşmazlıkların azaltılmasına katkı sağladığını açıklamıştı. Yeni süreçte de ikinci tur görüşmelerin yeniden Pakistan’da yapılması seçenekler arasında yer alıyor.
ABD’den İran’a ekonomik baskı artışı
Diplomatik temaslar sürerken ABD tarafı, İran’a yönelik baskıyı artırma sinyali verdi. ABD Hazine Bakanlığı, İran ile ticaret yapan ülkelere yönelik yeni yaptırımların devreye alınacağını ve bunun “bombardıman kampanyasının finansal karşılığı” olacağını açıkladı.
Ayrıca ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını sürdürdüğü bildirildi.
Müzakerelerde üç kritik başlık
Arabulucuların, tıkanan görüşmeleri yeniden başlatmak için üç ana başlık üzerinde uzlaşma aradığı belirtiliyor: İran’ın nükleer programı, Hürmüz Boğazı’nın durumu ve savaş tazminatları.
İran tarafı ise uranyum zenginleştirme faaliyetlerini kendi ihtiyaçları doğrultusunda sürdürmekte ısrar ediyor.
Bölgesel gerilim ve askeri baskı
Görüşmeler sürerken bölgede gerilim devam ediyor. İranlı bazı askeri yetkililer, ABD’nin deniz ablukasını kaldırmaması halinde bölgesel ticareti durdurabileceklerini belirtirken, ateşkesin uzatılmasına karşı çıkan açıklamalar da dikkat çekiyor.
Çin ise yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin sağlanması ve diplomasinin sürdürülmesi çağrısında bulundu.


