ABD'nin İran'daki sivil altyapıya saldırıları savaş suçu teşkil edebilir
ABD’nin İran’daki sivil altyapıya düzenlediği saldırılar, uluslararası hukuk açısından “savaş suçu” tartışmalarını gündeme taşıdı.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 04.04.2026 - 15:09
Minab'daki okulda öldürülen kız çocukları uluslararası kamuoyunda tepki çekti -AP
- Uzmanlar, sivil altyapının hedef alınmasının savaş suçu olabileceğini belirtiyor.
- Elektrik santralleri gibi tesislerin vurulmasının “orantısız zarar” riski taşıdığı vurgulanıyor.
- 100’den fazla hukukçu ABD’nin eylemlerine ilişkin endişe bildirdi.
- Hastane, okul ve yerleşim alanlarının hedef alındığı iddiaları gündemde.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert açıklamaları ve daha kapsamlı saldırı sinyalleri, uluslararası hukuk çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.
Trump’ın, İran’ın anlaşmaya yanaşmaması halinde “tüm elektrik üretim tesislerini vurabileceklerini” söylemesi ve ülkeyi “taş devrine döndürme” tehdidinde bulunması, askeri hedeflerin sınırları konusunda soru işaretlerini artırdı.
Ayrıca ABD yönetiminin bazı altyapı noktalarına yönelik saldırıları kamuoyuyla paylaşması, bu söylemlerin sahadaki askeri operasyonlarla bağlantılı olduğu yönünde yorumlara neden oldu.
Uluslararası hukuk ne diyor?
Cenevre Sözleşmeleri ve 1977 tarihli ek protokoller, savaş sırasında sivil hedeflerin korunmasını temel ilke olarak belirliyor.
Bu çerçevede sivil altyapı doğrudan askeri hedef olmadığı sürece korunur. Bir hedef askeri nitelik kazansa bile saldırı “orantılı” olmak zorundadır. Sivillere aşırı zarar verecek saldırılar yasak kapsamına girer.
Uluslararası Ceza Mahkemesi statüsüne göre de sivil hedeflere yönelik kasıtlı saldırılar açık şekilde “savaş suçu” olarak tanımlanıyor.
“ABD’nin saldırıları savaş suçu teşkil edebilir”
Amnesty International yetkililerinden Erika Guevara Rosas, enerji altyapısının hedef alınmasının ciddi sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Sivil altyapının kasıtlı olarak hedef alınması genellikle yasaktır. Bu tür tesisler milyonlarca insanın temel ihtiyaçlarını karşılıyor. Bu nedenle saldırılar orantısız zarar doğurabilir ve savaş suçu teşkil edebilir.”
Elektrik santrallerinin devre dışı kalmasının hastaneler, su sistemleri ve gıda tedariki üzerinde zincirleme etki yaratacağı vurgulanıyor.
Akademik dünyadan ortak bildiri
Harvard, Yale, Stanford ve Kaliforniya Üniversitesi gibi kurumlarda görev yapan 100’den fazla uluslararası hukuk uzmanı da ortak bir bildiri yayımlayarak ABD’nin eylemlerine ilişkin ciddi endişelerini dile getirdi.
Uzmanlar, özellikle şu noktalara dikkat çekti:
- Okullar, sağlık merkezleri ve konutların vurulduğu iddiaları
- Üst düzey yetkililerin savaş kurallarını küçümseyen açıklamaları
- Askeri hedef tanımının genişletilmesi riski
Bu durumun hem uluslararası insancıl hukuk hem de insan hakları hukuku açısından ihlal teşkil edebileceği ifade edildi.
GDH Digital YouTube kanalına abone olabilirsiniz.
“Altyapıya savaş sivillere savaştır”
Uluslararası Kızılhaç Komitesi Başkanı Mirjana Spoljaric de benzer şekilde altyapıya yönelik saldırıların doğrudan sivilleri etkilediğini vurguladı:
“Temel altyapıya yönelik savaş, sivillere karşı savaştır. Enerji, su ve sağlık sistemlerinin hedef alınması savaş suçu sayılabilir.”
Spoljaric, bu tür saldırıların sadece Orta Doğu ile sınırlı olmadığını, son yıllarda birçok çatışmada benzer eğilimlerin görüldüğünü belirtti.
Orantılılık ve askeri hedef tartışması
Uluslararası hukukta en tartışmalı konulardan biri, sivil bir hedefin hangi koşullarda “askeri hedef” sayılabileceği. Örneğin enerji tesisleri, askeri operasyonlara doğrudan destek sağlıyorsa hedef alınabiliyor.
Ancak uzmanlara göre, Trump’ın açıklamalarında bu ayrımın gözetilmediği izlenimi oluşuyor. Stanford Hukuk Fakültesi’nden bazı akademisyenler, altyapının “toplumsal işlevi” nedeniyle hedef alınmasının askeri gereklilikle açıklanamayacağını savunuyor.
GDH Digital X kanalını takip edebilirsiniz.
Rus yetkililere tutuklama emsal teşkil edebilir
Benzer tartışmalar daha önce de yaşanmıştı. 2024 yılında Uluslararası Ceza Mahkemesi, Ukrayna’daki enerji altyapısına yönelik saldırılar nedeniyle Rus askeri yetkililer hakkında tutuklama kararı çıkarmıştı.
Uzmanlara göre bu tür emsal kararlar, İran’daki gelişmelerin de uluslararası yargı süreçlerine konu olabileceğini gösteriyor.
Küresel etkiler ve belirsizlik
İran’a yönelik saldırılar yalnızca askeri değil, insani ve ekonomik sonuçlar da doğurabilecek nitelikte görülüyor. Enerji altyapısının zarar görmesi sağlık sistemlerini zayıflatabilir, su ve gıda tedarikini aksatabilir ve milyonlarca sivili doğrudan etkileyebilir
Uzmanlar, savaşın seyrine bağlı olarak bu tartışmanın uluslararası hukuk açısından emsal teşkil edebileceğini ve gelecekteki çatışmaların kurallarını şekillendirebileceğini belirtiyor.
Kaynak:
GDH Haber
GDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
Grossi'den korkutan Buşehr Nükleer Santrali açıklaması
ABD istihbaratı: İran, Hürmüz Boğazı kozunu bırakmayacak
İran Savaşı küresel gıda fiyatlarını vurdu
İran insani yardım gemilerine izin verdi
ABD’nin İran operasyonunda hava aracı kayıpları 2 milyar doları aştı
Burkina Faso lideri Traore'den demokrasi çıkışı
DİĞER HABERLER
Burkina Faso lideri Traore'den demokrasi çıkışı
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Volodimir Zelenskiy İstanbul'da görüşecek
Grossi'den korkutan Buşehr Nükleer Santrali açıklaması
İran Savaşı küresel gıda fiyatlarını vurdu
İran insani yardım gemilerine izin verdi
ABD istihbaratı: İran, Hürmüz Boğazı kozunu bırakmayacak
ABD, İran’ın BM temsilci yardımcısını sınır dışı etti
Hürmüz krizinin etkisiyle Çin menşeli araçların Avrupa pazarındaki hakimiyeti büyüyor
Türk profesör Berlin’de rektör oldu: Fatma Deniz resmen göreve başladı
Havana'dan 2 bin 10 mahkum için af kararı


