ABD'nin müzakere söylemleri zaman kazanma stratejisi mi?

ABD'li stratejist Irina Tsukerman, Donald Trump'ın İran ile müzakereler konusunda yaptığı açıklamaları gdh'a değerlendirdi.

0:00

--:--

Son Güncelleme: 27.03.2026 - 15:59

editor avatar
Tehran Oruçoğlu

Haber Editörü

NSosyal Logo
ABD'nin müzakere söylemleri zaman kazanma stratejisi mi?

ABD ve İran bayrakları - Newsweek

gdh’a konuşan Amerikalı güvenlik uzmanı Irina Tsukerman, müzakere söylemlerinin doğrudan çözüm üretmekten ziyade gerilimi kontrollü şekilde yönetmeye hizmet ettiğini belirtti.

Tsukerman’a göre ABD, müzakere süreçlerini sahadaki askeri hazırlıklarla eş zamanlı yürütüyor. Bu yaklaşım, gerilimin ani şekilde tırmanmasını engellerken askeri konuşlandırma için de zaman kazandırıyor.

Tsukerman, gemiler, savaş uçakları ve hava savunma sistemlerinin bölgeye sevkinin haftalar sürebildiğine dikkat çekerek, müzakerelerin bu süreçte bir “zaman kazandıran bir tampon” işlevi gördüğünü ifade etti.

İran için de nefes alma alanı

Tsukerman’a göre yalnızca Washington değil, Tahran da müzakere sürecini ağırdan alarak durumu stratejik bir fırsat olarak değerlendiriyor. Tsukerman, “Son dönemde artan askeri ve ekonomik baskıların ardından İran’ın bu süreci toparlanma ve yeniden yapılanma için kullandığını düşünüyorum.” dedi.

Tsukerman’a göre özellikle Hark Adası, İran’ın petrol ihracatı açısından kritik bir merkez olarak öne çıkıyor. Tsukerman, “Bu bölgedeki kırılganlık, ülkenin ana gelir kaynağını doğrudan riske atabilecek potansiyele sahip".” açıklamasında bulundu.

Enerji baskısı ekonomiyi zorluyor

Enerji altyapısına yönelik baskı, kısa sürede İran ekonomisine yansıyor. Petrol gelirlerindeki tehditler, enflasyonun yükselmesi ve para biriminin değer kaybetmesi gibi sonuçlar doğuruyor.

Tsukerman, ABD’li planlamacıların uzun süredir enerji hatları üzerindeki baskıyı, doğrudan askeri müdahale olmadan sonuç alma stratejisinin bir parçası olarak kullandığını vurguladı.

Hürmüz Boğazı kritik önemini koruyor

Bölgedeki en hassas noktalardan biri olan Hürmüz Boğazı ise küresel enerji güvenliği açısından kilit rolünü sürdürüyor. ABD’nin askeri planlamasının tanker trafiğinin kesintisiz devamını sağlamaya odaklandığı ifade ediliyor.

Tsukerman, “Bu çerçevede deniz üstünlüğü, gözetleme ve hızlı müdahale kapasitesi Washington’un öncelikleri arasında yer alıyor.” yorumunu yaptı.

Taraflar barıştan çok hazırlık peşinde

Tsukerman’a göre mevcut müzakere süreci, kalıcı bir çözümden ziyade tarafların bir sonraki adımlarını hazırladığı bir ara dönem niteliğinde.

Tsukerman, “Gerçek bir gerilim azaltma süreci için İran’ın deniz taşımacılığı güvenliği konusunda somut garantiler vermesi gerekiyor. Buna karşılık Tahran’ın da ekonomik rahatlama ve askeri baskının azaltılması talebinde bulunacağı çok açık.” ifadelerini kullandı.

Tsukerman, “Mevcut tabloya bakıldığında, müzakere masasının kurulmuş olmasına rağmen tarafların önceliğinin barıştan çok zaman kazanmak olduğu değerlendiriliyor.” dedi.

Kaynak:

GDH Haber

GDH Digital'i sosyal medyadan takip edin!

Loading Spinner