Al Jazeera: “Dünya barışı” diyen Trump kaç ülkeyi bombaladı?
2025 yılı boyunca “Dünya barışı” diyen Trump kaç ülkeyi bombaladı? 2026 yılında Trump'ın “güç yoluyla barış” yaklaşımının sonuçları ne olacak?
Son Güncelleme: 02.01.2026 - 02:00
Katar merkezli yayın organlarından Al Jazeera'de ABD Başkanı Trump'ın çok sayıda savaşı bitirdim açıklamasının arka planında yaşanan küresel gerçekliğin değerledirildiği bir analiz yayınlandı.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın göreve geldiği ilk günden itibaren sözde dünyada barış sloganları üzerinden hareket ettiği belirtilen analizde, ancak sadece 2. dönemde göreve geldiği süreç boyunca çok sayıda ülkeyi bombaladığına dikkat çekildi.
Analizde ayrıca; hangi ülkeyi neden bombaladığına dair detaylara ve değerlendirmelere yer verildi.
İşte Al Jazeera'de yayınlanan analiz:
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, ABD'nin Venezuela'da bir liman tesisini vurduğunu doğrulayarak, Eylül 2025'te Karayipler ve Doğu Pasifik'te Venezuela gemilerini hedef almaya başlamasından bu yana Güney Amerika ülkesinin topraklarına yönelik ilk askeri eylemini gerçekleştirdiğni resmi ağızdan itiraf etmiş oldu.
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Florida'da bir araya geldiği sırada gazetecilere konuşan Trump, ABD'nin uyuşturucu taşıdığına inandığı teknelerin genellikle “yükleme yaptığı” Venezuela'daki bir limanda "patlama olduğunu" açıkladı.
Trump yaptığı açıklamada;
“Teknelere uyuşturucu yükledikleri liman bölgesinde büyük bir patlama oldu. Burası onların çalışma alanı. Ve artık bu alan yok. Daha fazlası içi hazırız."
ifadelerini kullandı.
Trump saldırılarla ilgili daha fazla ayrıntı vermedi.
Ancak kendisini Nobel Barış Ödülünü hak eden ve bu yıl dünya çapında sekiz savaşı sona erdirdiğini iddia eden Trump'ın itiraf ettiği bu Venezuela saldırısı, Ocak ayında göreve gelmesinden bu yana yönetiminin dünya çapında gerçekleştirdiği askeri saldırılar serisinden sadece sonuncusuydu.
Görünen o ki; bu saldırılar, Trump'ın seçmenlerine verdiği "ABD'nin dış çatışmalara müdahil olmasına son verme" sözüyle tamamen çelişiyor.
ABD 2025 yılında hangi ülkeleri bombaladı?
ABD 2025 yılında toplam yedi ülkeye askeri saldırı düzenledi.
Venezuela ve Karayip Denizi
ABD, Trump yönetiminin ülkeden ABD'ye uyuşturucu kaçırdığını iddia ettiği teknelere karşı başlattığı savaşın bir parçası olarak Venezuela topraklarındaki bir liman tesisini vurduğunu doğruladı.
Saldırının nerede gerçekleştiğine dair herhangi bir ayrıntı açıklanmadı.
Ancak bu olay, ABD donanmasının Aralık ayı başlarında Maduro'nun ana ekonomik can damarını kesmek amacıyla Venezuela açıklarında iki petrol tankerine el koymasının ardından geldi ve artık bu ülkeye karşı askeri harekatını doğruladı.
Ağustos ayından bu yana ABD, Karayip Denizi'nde tarihin belki de en büyük askeri varlığını konuşlandırarak, burada büyük bir endişeye neden oldu.
Trump yönetimi, ABD'ye uyuşturucu kaçakçılığının ulusal bir acil durum teşkil ettiğini iddia ederek, bu saldırıların gerekli olduğunu iddia etti ve bu stratejisine devam ediyor.
Aralık ayı başında hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat partilerden vekiller Pentagon'a 2 Eylül'deki ilk saldırının tüm görüntülerini yayınlama çağrısında bulundu ki bu da bu gemilerin vurulmasına dair tereddütleri artırdı.
Bu çağrıların hemen ardından ise ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth görüntülerin yayınlanmayacağını belirtti.
Nijerya
Aralık ayında ABD, Washington'un Kuzeybatı Nijerya'nın Sokoto Eyaletinde IŞİD ile bağlantılı olduğunu iddia ettiği gruplara karşı “güçlü ve ölümcül” saldırıların ilkini başlattı.
Bu saldırı, Trump'ın ve aralarında Ted Cruz'un da bulunduğu üst düzey muhafazakar Cumhuriyetçilerin, nüfusu neredeyse eşit oranda Hıristiyan ve Müslümanlardan oluşan bir ülkede “Hıristiyan soykırımına” olanak sağlamakla suçladıkları Nijerya hükümeti üzerinde uzun süredir süren diplomatik baskının ardından geldi.
Nijerya, ağırlıklı olarak Müslümanların yaşadığı kuzeydoğu ve kuzeybatı bölgelerinde faaliyet gösteren El Kaide ya da DEAŞ bağlantılı oldukları ifade edilen silahlı grupların eylemleriyle boğuşuyordu ve ABD, özellikle burada bulunan Hristiyan gruplara dair hassasiyeti nedeniyle harekete geçtiğini açıkladı.
Dahası, Nijerya'da Hıristiyan çiftçilere yönelik olduğu belirtilen saldırılar ülkenin tamamen farklı bir bölgesinde gerçekleşti. ABD'li Senatör Ted Cruz ilk olarak Ekim 2025'te Nijerya hükümetini Hıristiyanlara karşı bir “katliama” olanak sağlamakla suçlamış ve kuzeydeki şiddetten ayrı olarak ülkenin orta kesimindeki topluma yönelik saldırıların arttığını belirtmişti.
Bu iki mesele birbirinden ayrı olsa da, Abuja baskı altında kalarak 25 Aralık'ta ABD'nin ülkenin kuzeyine askeri operasyon düzenlemesini kabul etti.
Somali
ABD uzun süredir Somali güçlerini eğitiyor ve bölgede, Somali'de ve komşu Kenya'da çeşitli saldırılar düzenleyen sözde El Kaide bağlantılı Eş Şebab da dahil olmak üzere silahlı gruplara karşı hava saldırıları düzenliyor.
Eş Şebab başta Somali'nin güneyi olmak üzere ülkede geniş bir alanda varlık gösterirken, çok daha küçük bir yapıda olan DEAŞ-Somali, Somali'nin kuzeyindeki özerk Puntland'ın dağlık bölgelerinde faaliyet gösteriyor. ABD merkezli Afrika Stratejik Araştırmalar Merkezi'ne göre geçtiğimiz yıl Somali'de 7.289 kişi silahlı grupların faaliyetleri nedeniyle hayatını kaybetti.
Trump, ilk başkan olduğu dönemde ABD askerlerinin çoğunu Somali'den çekti, ancak Biden yönetimi Mayıs 2022'de onları yeniden konuşlandırdı.
Trump'ın ikinci döneminde ABD, Mogadişu yönetiminin ısrarıyla Somali'de aktif olarak faaliyet göstermeye devam etti. New America Foundation'a göre Washington Şubat ayından bu yana Somali'deki hava saldırılarını önemli ölçüde yoğunlaştırdı.
Uzmanlar, Somali'de bu yıl toplamda en az 111 Amerikan saldırısının kaydedildiğini ve bu sayının George Bush, Barack Obama ve Joe Biden yönetimleri döneminde gerçekleştirilen saldırıların toplamından daha fazla olduğunu belirtiyor.
Somali'de gerçekleştirilen Amerikan saldırılarında siviller de öldürülüyor. Araştırma sitesi Drop Site News, Somali'nin güneybatısındaki Aşağı Juba bölgesinde geçtiğimiz ay düzenlenen bir saldırıda yedisi çocuk en az 11 sivilin öldüğünü ortaya çıkardı.
ABD Somali'de öldürdüğü sivillerin sayısını açıklamıyor.
Suriye
ABD'nin 19 Aralık'ta Suriye'deki 70 DEAŞ mevzisini vurduğunu açıklaması, bir hafta önce Palmira'da ikisi asker üç Amerikan personelinin öldürüldüğü silahlı saldırıya misilleme olarak gerçekleştirilmişti.
Çatışmada üç Amerikalı ve iki Suriye güvenlik gücü mensubu da yaralanmıştı. Saldırının sorumluluğunu hiçbir grup üstlenmedi ancak Trump suçu DEAŞ'a yükledi.
Suriye İçişleri Bakanlığı daha sonra ABD askerlerini hedef alan kişinin "aşırılık yanlısı görüşleri nedeniyle görevden alınması planlanan" bir devlet güvenlik servisi üyesi olduğunu açıkladı.
CNN'e konuşan bir yetkili, ABD'nin misilleme operasyonunun Suriye'nin çeşitli yerlerinde DEAŞ'a ait çok sayıda silah deposunu heder aldığını söyledi.
Pentagon'a göre Nisan ayı itibariyle Suriye'de 1000'den az ABD askeri kalmış durumda.
İran
Bu yılın başlarında İran ve İsrail arasında patlak veren kısa süreli çatışmaların ardından ABD çatışmalara dahil olarak 22 Haziran'da İran'daki üç kilit nükleer tesisi vurdu.
Analistler bunun ABD Hava Kuvvetleri ve Donanmasının katıldığı son derece sofistike bir görev olduğunu belirtiyor.
Trump televizyonda yaptığı bir konuşmada İran'ın Natanz, İsfahan ve Fordo nükleer tesislerine yapılan saldırılara övgüde bulunarak Tahran'ın oluşturduğu “nükleer tehdidi” bertaraf edeceklerini söyledi.
Bu üç tesiste, ABD'nin “silah sınıfı” haline geldiğini ya da yaklaştığını iddia ettiği zenginleştirilmiş uranyumun üretimi ya da depolanmasının yapıldığı ileri sürülüyordu.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi saldırıdan sonra bazı tesislerin büyük hasar gördüğünü doğruladı ve Pentagon saldırının İran'ın nükleer programını yaklaşık iki yıl geriye götürdüğünü ilan etti.
Orantılı bir şekilde karşılık verme baskısı altındaki İran, ABD saldırılarından bir gün sonra Katar'daki ABD hava üssünü vurdu, ancak herhangi bir yaralanma ya da ölüm bildirilmediği için bu muhtemelen sembolik bir eylemdi.
Yemen
12 Ocak 2024'ten bu yana ABD, Yemen'in kuzeybatısının büyük bölümünü kontrol eden İran'a bağlı Husileri bir dizi hava ve deniz saldırısıyla hedef aldı.
ABD, saldırıların Husilerin "Gazze ile dayanışma amacıyla" Kızıldeniz'den geçen İsrail bağlantılı gemilere yönelik saldırılarına misilleme olarak gerçekleştirildiğini açıkladı.
Saldırılar, Mart 2025'te yeni Trump yönetimi altında, Rough Rider Operasyonu kod adlı bir görev kapsamında günlük saldırılara dönüştü.
Onlarca insanın öldüğü saldırılarda limanlar, havaalanları, radar sistemleri, hava savunma sistemleri, balistik füze fırlatma rampaları ve alanları, hatta başkent Sana ve Hudeyde'de yabancı göçmenlerin tutulduğu merkezler de dahil olmak üzere altyapı büyük ölçüde tahrip edildi.
ABD saldırıları Umman'ın arabuluculuğuyla sağlanan ateşkesin ardından 6 Mayıs'ta sona erdi.
Her iki tarafın kayıp sayıları farklılık gösteriyor: ABD Husilerden yaklaşık 500 kişinin öldürüldüğünü iddia ederken, Yemen'in Husiler tarafından yönetilen Sağlık Bakanlığı, ABD'nin saldırılarında çoğu sivil 123 kişinin öldürüldüğünü belirtti.
Bakanlık, aralarında çok sayıda kadın ve çocuğun da bulunduğu 247 kişinin de yaralandığını ekledi.
Irak
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin 13 Mart'ta Irak'ın Anbar vilayetine düzenlediği hava saldırılarında üst düzey bir IŞİD üyesinin öldürüldüğünü açıkladı.
Saldırılarda örgütün ikinci adamı Abdullah "Ebu Hatice" Malli Muslih el Rifai ve ismi açıklanmayan bir başka savaşçısının öldürüldüğü belirtildi.
CENTCOM her iki kişinin de patlamamış “patlayıcı yelek” giydiklerini ve saldırılar sırasında ellerinde silah olduğunu iddia etti. ABD ayrıca saldırıların Irak istihbaratıyla ortaklaşa gerçekleştirildiğini ve her iki tarafın da ölümleri DNA testleriyle doğruladığını söyledi.
ABD Başkanı mesajında, "Cesur savaşçılarımız tarafından korkusuzca avlandı. Irak Hükümeti ve Kürt Bölgesel Yönetimi ile koordinasyon içinde, bir başka DEAŞ üyesiyle birlikte sefil yaşamına son verildi. “GÜÇ YOLUYLA BARIŞ!" ifadelerine yer verdi.
Irak Başbakanı da 14 Mart'ta yaptığı açıklamada "Ebu Hatice"nin IŞİD'in Irak ve Suriye'deki operasyonlarını denetleyen “halife yardımcısı” olarak bilindiğini ve “Irak ve dünyadaki en tehlikeli teröristlerden biri” olduğunu ileri sürdü.
Obama yönetimi daha önce de 2014 yılında Irak'taki IŞİD mevzilerinin vurulmasına izin vermişti.
Trump geçmişte ABD'nin denizaşırı askeri eylemleri hakkında ne demişti?
Trump, başkan olduğu ilk dönem kampanyası sırasında “Önce Amerika” diyerek ABD'nin yabancı çatışmalara müdahil olmasını durdurma sözü verdiğinde, ülkenin Orta Doğu'daki yüksek maliyetli askeri müdahalesinden bıkan birçok Amerikalıdan geniş destek aldı.
Dahası, Trump özellikle Güney Amerika'da, ABD müdahalesinin Brezilya'dan Bolivya'ya birçok hükümeti devirdiği 20. yüzyılın eski günlerine geri dönüyor gibi görünüyor.
Kaynak:
Al JazeeraGDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
Trump doktorları dinlemiyor: Kanım ince ve güzel aksın diye aspirine yükleniyorum!
Politico: Avrupa tek başına hayatta kalabilecek mi?
İsrailli uzmanın Yemen endişesi: BAE çekilirse terör bölgeyi yutar
ABD ordusu uluslararası sularda 5 tekneyi hedef aldı: 8 ölü
ABD'li öğretmen Glenda Akin 84 yıl aynı okulda çalışarak rekor kırdı
DİĞER HABERLER
Politico: Avrupa tek başına hayatta kalabilecek mi?
The Guardian: ABD'nin Venezuela saldırısının sonuçları ne olur?
Newsweek: Rusya-Ukrayna savaşı 2026 yılında bitecek mi?
The National Interest: 2026 yılı bir İsrail-İran savaşına mı sahne olacak?
The National Security Hour: "Tek kutuplu” düzen nasıl sona erdi?
Arab News: Gazze'nin geleceği için vazgeçilmez aktör Türkiye
Foreign Affairs: Trump'ın otoriter stratejisi 2026'da dünya için neler getirecek?
The Washington Post: İsrail'in Dürziler ve SDG üzerinden Suriye planı
Sky News Arabia: 2026'da Suriye'nin geleceği nasıl şekillenecek?
The New York Times: Epstein belgelerindeki Trump ve 'Lolita Ekspres 8 uçağı'


