SFC Energy
Alman Federal Hükûmeti’nin desteklediği program kapsamında gerçekleştirilecek teslimatlar, şirket tarihindeki en büyük tek sipariş olma özelliğini taşıyor.
Şirketin açıklamasına göre söz konusu sistemler, askerî birliklerden insansız sistemlere, haberleşme altyapısından kritik sivil tesislere kadar geniş bir kullanım alanına sahip olacak.
Şebekeden bağımsız enerji sağlayacak
Sözleşme kapsamında teslim edilecek hibrit sistemler, yakıt hücreleri ile bataryaları bir araya getirerek sahada kesintisiz ve merkezi olmayan enerji üretimi sunuyor.
Bu sistemlerin aşağıdaki alanlarda kullanılması planlanıyor:
- Askerî birlikler
- Haberleşme ve navigasyon sistemleri
- Keşif ve gözetleme ekipmanları
- İnsansız hava araçları
- Kritik sivil altyapılar
SFC Energy, sistemlerin zorlu operasyonel koşullarda hızlı konuşlandırmaya uygun şekilde geliştirildiğini belirtti.
Düşük iz ve uzun görev süresi
Şirket, hibrit enerji çözümlerinin düşük termal ve akustik iz bıraktığını, bu sayede operasyonel görünürlüğü azaltarak personel güvenliğini artırdığını vurguladı.
Ayrıca geleneksel batarya çözümlerine kıyasla daha az sarf malzemesi gerektiren sistemlerin, lojistik yükü azaltarak mühimmat, gıda ve su gibi kritik malzemeler için ilave taşıma kapasitesi oluşturduğu ifade edildi.
Ukrayna’da yerel destek altyapısı kurulacak
SFC Energy, Almanya Savunma Bakanlığı bünyesindeki Ukrayna Görev Gücü ile koordineli şekilde Ukrayna’da eğitim, bakım ve teknik destek altyapısı oluşturacak.
Şirket, bu yapının 2026 sonrasında da hem askerî operasyonları hem de Ukrayna’nın yeniden inşa faaliyetlerini destekleyeceğini açıkladı.
“Muharebe sahasında kendini kanıtlamış sistemler sunuyoruz”
SFC Energy Üst Yöneticisi Peter Podesser, anlaşmaya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
Ukrayna’nın bize duyduğu güven için teşekkür ediyoruz. Muharebe koşullarında kendini kanıtlamış, yüksek hareket kabiliyetine sahip sistemlerimizle önemli bir katkı sunmaktan gurur duyuyoruz.
Podesser, şirketin Ukrayna’da yerel destek ve değer zinciri altyapısı oluşturarak teknolojilerin uzun vadeli kullanımını güvence altına almayı hedeflediğini de belirtti.



