Arab News: Ankara ve Riyad hattında yeni dönem ve beklentiler
Savunma sanayiden ve enerjiye, Sudan’dan Suriye’ye, Yemen’den Somali’ye kadar etkili işbirliği. Türkiye ve Suudi Arabistan arasında artan yakınlaşma bölgeyi nasıl etkileyecek?
0:00
--:--
Son Güncelleme: 09.02.2026 - 04:49
Suudi Arabistan merkezli yayın organlarından Arab News'de, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz hafta Suudi Arabistan'a gerçekleştirdiği ziyaretin detaylarının ve sonuçlarının değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ziyaretinin, Ankara ve Riyad’ın ticaret, yatırım, kalkınma ve bölgesel aksiyon konularında aynı dili konuştuğunu gösterdiği tespiti yapılan analizde, özellikle iki ülke arasında artan işbirliğinin bölgesel olarak büyük bir etki potansiyeline sahip olduğu belirtildi.
Analizde ayrıca; Türkiye ve Suudi Arabistan arasında imzalanan anlaşmaların detayları ve olası etkilerine dair değerlendirmelere yer verildi.
İşte Arab News'de yayınlanan analiz:
Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçtiğimiz Salı günü Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği bir günlük ziyaret, güçlü rekabet avantajlarına ve birbirini tamamlayan ekonomik sistemlere sahip bu iki bölgesel orta gücün, ekonomik bağları genişletmek için sağlam bir plan yürüttüklerini kanıtladı.
Ziyaret; Ankara ve Riyad’ın ticaret, yatırım, kalkınma ve aksiyon konularında aynı dili konuştuğunu gösterdi.
Ekonomik mülahazaların, doğası gereği çok yönlü olan Türkiye-Suudi bağlarındaki yeni ivmeyi şekillendiren temel faktörler olması şaşırtıcı değil.
İmzalanan anlaşmalardan, Ankara ve Riyad’ın bir yandan ekonomik bağlarını güçlendirmek için gelecek vaat eden çabalar içine girerken, diğer yandan ilişkilerini daha sürdürülebilir ve kurumsallaşmış bir raya oturttukları açıkça görülmektedir.
Enerji ve yeşil teknolojilerde dev yatırım
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Suudi Arabistan ve Türkiye, Türkiye’de büyük ölçekli güneş enerjisi projeleri geliştirmek üzere 2 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladı.
Anlaşma uyarınca Suudi şirketler, ilk aşamada Sivas ve Karaman’da 2 gigawatt kapasiteli güneş enerjisi santralleri inşa edecek. Suudi Arabistanlı şirketlerin inşa edeceği güneş ve rüzgar santrallerinin toplam kapasitesinin 5 GW’a ulaşması bekleniyor. Güneş enerjisi santrallerinin Türkiye’deki 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacını karşılaması öngörülüyor.
Anlaşma sadece iki ülke arasında yenilenebilir enerji ve yeşil teknolojiler alanındaki iş birliğini geliştirmeyi amaçlamakla kalmıyor, aynı zamanda da her iki ülkenin enerji güvenliği ve yatırım stratejileri açısından çeşitlendirme hedeflerini de destekliyor.
Bu anlaşma, Türk enerji sektörüne yönelik doğrudan yabancı yatırımın en önemli örnekleri arasında. Bu aynı zamanda iki devlet arasında 2023 yılında enerji, petrol ve kritik minerallerin madenciliği konularında iş birliğini ilerletmek amacıyla imzalanan anlaşmanın gerçekleşmesi.
Ticaret hacmi ve karşılıklı güven inşası
Erdoğan’ın Riyad ziyareti günü düzenlenen büyük yatırım forumunda, her iki taraftan yetkililer ikili ticarette 2026 yılına kadar 10 milyar doları, uzun vadede ise 30 milyar doları hedeflediklerini belirttiler.
2023 yılında Türk ve Suudi ticaret bakanları, ikili ticareti, özellikle de çeşitli sektörlerdeki karşılıklı yatırımları artırmak için “sağlam bir planı” uygulamaya koyma konusunda mutabık kalmışlardı. Şimdi bunun şekillendiğini görüyoruz.
Hem Türkiye (Türkiye Yüzyılı vizyonu aracılığıyla) hem de Suudi Arabistan (Vizyon 2030 aracılığıyla) kendi ekonomilerini yeniden inşa ediyor. Bu nedenle her iki ülke de yatırım planlarını ve iş birliklerini daha stratejik bir şekilde yönlendirmeyi amaçlıyor.
Bu anlaşmalar ve anlayış birliği, her iki tarafın da özel sektör ortaklıklarını teşvik edebilecek yatırım koordinasyonunu güçlendirme konusunda güçlü bir iradeye sahip olduğunu gösteriyor.
Savunma sanayi ve kurumsal iş birliği
Büyüyen Türkiye-Suudi ekonomik ivmesinin ana önceliği, uzun vadeli yatırım stratejilerine odaklanmaktır. Ancak bununla da kalmıyor. Her iki ülkedeki siyasi elitler, ticaret rakamlarının ötesine geçerken ticari ilişkileri hızlandırmak istiyor.
Bu ziyaretten anladığımız, her iki liderin de ekonomik iş birliğini sadece sermaye akışı için bir araç olarak değil, aynı zamanda daha yakın bir kurumsal iş birliğini teşvik etme aracı olarak gördüğüdür.
Bu kurumsal iş birliği, hem işletmeler hem de kurumlar arasında bilgi ve uzmanlık transferini beraberinde getirecektir. Genellikle tamamen stratejik olarak görülen savunma sanayii alanında bile iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğini güçlendirebilecek ticari fırsatlar bulunmaktadır.
Örneğin Türk savunma sanayi ürünleri, Pazar günü Riyad’da açılan Dünya Savunma Fuarı da dahil olmak üzere Körfez genelindeki savunma sergilerinde ve fuarlarında geniş çapta sergilenmektedir.
Riyad ziyaretinin ertesi günü Erdoğan, Suudi Arabistan’ın Türkiye’nin savaş uçağı projesi KAAN’a ortak yatırım yapabileceğini açıkladı. Ticarette olduğu gibi savunma iş birliği de ortak planlamayı, standardizasyonu ve kurumsal ortaklıkları teşvik ederek çeşitli sektörlerin katılımı için alan açmaktadır.
Bölgesel güvenlik ve istikrarın önemi
Bununla birlikte, karşılıklı güvenin sürdürülebilirliği ve yatırım ortamını iyileştirme hedefleri istikrar, öngörülebilirlik ve en önemlisi ekonomik ve siyasi istikrar gerektirir.
Hem siyasi hem de ekonomik açıdan öngörülebilirlik, her iki taraftaki yatırımcılar için en önemli konudur; zira geçmişteki olumsuz deneyimler ilişkilerde iz bırakmıştır. Dolayısıyla, uzun vadeli güven inşası her iki tarafın liderliği için önemli bir görevdi ve mevcut ivme bunun meyvelerini vermeye başladığını gösteriyor.
Ancak, bu ülkeler içindeki siyasi ve ekonomik istikrar yatırım ve kalkınma için ne kadar elzemse, bölgedeki istikrar da bir o kadar hayatidir. Mevcut jeopolitik bağlamda, ekonomi ve güvenlik arasındaki sınırlar giderek bulanıklaşıyor. Ekonomik çıkarlar hiçbir zaman güvenlik mülahazalarından ayrı tutulamaz ve bu nedenle güvenli bir bölgenin reçetesi, iç ve dış ortamlardaki tehditlerin ortadan kaldırıldığı iş birliği yoluyla entegre bir ekonomidir.
Türk ve Suudi liderlerin, ticaret anlaşmaları imzalarken bile bölgesel güvenlikten sıkça bahsetmeleri şaşırtıcı değil.
Bugün Türkiye ve Suudi Arabistan örtüşen bölgesel çıkarlara sahip ve her iki ülke de kendi güvenlik ve istikrarını Sudan’dan Suriye’ye, Yemen’den Somali’ye kadar geniş bölgenin güvenliğinden ayrılamaz görüyor.
Kaynak:
Arab NewsGDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
Politico: Avrupa’nın bağımsızlık arayışı dönüm noktasında
Lavrov’dan Orta Doğu açıklaması: Çözüm süreci kasten engelleniyor
Yunan basını yazdı: Karadeniz’de denge Türkiye’nin elinde
Fidan’dan Umman masası yorumu: Nükleer konu en önemli başlık
DİĞER HABERLER
Politico: Avrupa’nın bağımsızlık arayışı dönüm noktasında
National Security Journal: Trump'ın İran politikası fiyasko mu olacak?
The Wall Street Journal: Yeni dünya düzeni ve orta güçlerin rolü
Brussels Signal: Yeni dünya düzeninin önündeki 4 senaryo ne?
Arab News: Türkiye ve Suudi Arabistan bölgenin denge unsuru haline geldi
The Telegraph: Tahran’ın “savaş planı” ne?
Chatham House: Müzakere mi savaş mı?
BRAC Institute: Uluslararası hukukun çöküşü ve küresel düzenin geleceği
Gzero Media: Çin'in askeri tasfiyeleri hakkında bilinmesi gerekenler
The American Conservative: Trump Küba konusunda ne planlıyor?


