Bakü'de 'Kanlı Ocak' şehitleri 36. yılında anılıyor
Sovyet ordusunun 20 Ocak 1990'da Bakü sokaklarında sivillere yönelik gerçekleştirdiği acımasız katliam, Azerbaycan'ın bağımsızlık mücadelesinin fitilini ateşleyen tarihi bir dönüm noktası oldu.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 20.01.2026 - 11:45
Bakü - AA
- Sovyet yönetimi, Ermeni ayrılıkçıların Karabağ taleplerine tepki gösteren Azerbaycan halkını susturmak için Bakü'ye zırhlı birliklerle girerek yüzlerce sivili katletti.
- Kadın ve çocuk ayrımı gözetilmeksizin yapılan bu saldırı, Azerbaycan halkının Moskova'ya olan güvenini tamamen bitirdi ve bağımsızlığa giden süreci başlattı.
- Katliamın tanıkları, o karanlık günlerde Türkiye'nin yaralıların tedavisini üstlenerek gösterdiği "ağabey" desteğinin unutulmaz olduğunu vurguluyor.
Sovyetler Birliği'nin dağılma sürecinde, Ermenistan'ın Azerbaycan topraklarına yönelik hak iddiaları ve Karabağ'ı ilhak etme girişimleri Bakü'de tansiyonu yükseltti. Halkın, toprak bütünlüğünü korumak için Azadlık Meydanı'nda başlattığı barışçıl gösteriler, Moskova yönetimini endişelendirdi.
19 Ocak'ı 20 Ocak'a bağlayan gece, şehre 5 koldan giren Kızıl Ordu birlikleri; ambulanslara, yolcu otobüslerine ve silahsız sivillere ağır silahlarla ateş açtı. Yasaklı mermilerin kullanıldığı ve tankların insanların üzerine sürüldüğü o gece, Bakü sokaklarında 130 sivil hayatını kaybetti, yüzlercesi yaralandı.
Ermeni provokasyonu ve Karabağ gerçeği
Olayların fitilini ateşleyen süreç, Ermenistan Sovyet Cumhuriyeti'nin 1989 sonunda Karabağ'ı tek taraflı olarak ilhak etme kararı almasıyla başladı. Azerbaycan halkının bu hukuksuzluğa karşı gösterdiği haklı tepki, Sovyet yönetiminin orantısız güç kullanımıyla bastırılmak istendi.
Ancak Bakü sokaklarında dökülen kan, 70 yıllık Sovyet esaretinin sonunu getirdi. Olağanüstü hal ilanına rağmen sokakları terk etmeyen halk, şehitlerini omuzlarında taşıyerek bugünkü Şehitler Hıyabanı'na defnetti ve bağımsızlık iradesinden geri adım atmadı.
"Türkiye'nin desteğini ağabey gibi hissettik"
Katliamın canlı tanıklarından 71 yaşındaki Sahib Alizade, o gece yaşanan dehşeti ve sonrasında Türkiye'nin uzattığı yardım elini AA muhabirine anlattı. Sovyet askerlerinin "barışsever" maskesi altında sivillere kurşun yağdırdığını belirten Alizade, yaralandıktan sonra tedavi süreci için İstanbul'a getirildiğini kaydetti.
Alizade, "1991'de Türkiye'nin desteğiyle Şişli Etfal Hastanesi'nde tedavi gördüm. Türk doktorların üzerimizde çok emeği var. Biz o günlerde Türkiye'nin desteğini bir ağabey şefkati olarak hissettik" ifadelerini kullandı.
Uluslararası kamuoyuna 'Adalet' çağrısı
Azerbaycan Ombudsmanlığı ve Dışişleri Bakanlığı, 36. yıldönümü vesilesiyle yayımladıkları bildirilerde, 20 Ocak olaylarının "insanlığa karşı suç" olarak tanınması gerektiğini vurguladı.
Yapılan açıklamalarda, emri veren Sovyet yöneticilerinin ve faillerin uluslararası hukuk önünde hesap vermesi gerektiği belirtilerek, dünya kamuoyuna çifte standarttan uzak, adil bir tutum sergileme çağrısı yapıldı.
Kaynak:
GDH Haber
GDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
etiketler
İLGİLİ HABERLER
Arab News: İran savaşının Türkiye-Güney Kafkasya ilişkilerine olası etkileri
Bakü'dan Moskova'ya Karabağ uyarısı
Pezeşkiyan’ın telefonu sonrası yeni dönem mi başlıyor?
Paşinyan’dan muhalefete sert uyarı: Savaş kapısını açmak istiyorlar
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: "Provokasyona gelmeyiz!"
Paşinyan Ermenistan ile Azerbaycan arasında barış anlaşmasının imzalanacağına inanıyor
DİĞER HABERLER
İranlı muhalif liderden Trump'a mektup: Savaşı durdurun
Paşinyan'dan Putin'e net mesaj: Karabağ meselesi kapandı
İran’dan Hürmüz hamlesi: Avrupa’ya doğrudan teklif
Bakü'dan Moskova'ya Karabağ uyarısı
Trump’tan şok itiraf: Kürtlere silah gönderdik
İran’dan Trump’a sert uyarı: Babu’l Mendeb Boğazı’nı da kapatabiliriz
Trump'tan sert Hürmüz çıkışı: Lanet olası boğazı açın
Papa'dan Paskalya mesajı: Silahları bırakın
Tel Aviv’deki Ben Gurion Havalimanı’nda kargodan çıkan duman panik yarattı
Siyonist yetkiliden "Türkiye NATO'dan çıkarılsın" çağrısı

