Filonuzu dijitalleştirmenin yolu: Turkcell Filom

Başını alıp gitmek ne demek? Başını alıp gitmek ifadesi hangi durumlarda kullanılır

Zaman zaman duyduğumuz ve genel olarak çeşitli yerlerde kullanılan başını alıp gitmek ifadesi, aslında derin bir anlama sahip. TDK kaynaklarında yer alan bilgilere göre başını alıp gitmek ifadesinin doğru yazılışı nasıldır ve ne anlama geliyor?

Son Güncelleme: 06.04.2026 - 15:00

editor avatar
gdh

Editör

NSosyal Logo
Başını alıp gitmek ne demek? Başını alıp gitmek ifadesi hangi durumlarda kullanılır

Türkçenin ifade gücünden tam olarak yararlanmak, kelimeleri yerli yerinde ve doğru anlamlarıyla kullanmayı gerektirir. Özellikle bilgi kirliliğinin yaygın olduğu dijital ortamda, kelimelerin en doğru tanımına ulaşmak büyük önem taşır. Peki, başını alıp gitmek ifadesi hangi durumlarda kullanılır ve TDK sözlüğüne göre tanımı nasıldır?

Başını alıp gitmek ifadesinin anlamı nedir?

Türk Dil Kurumu'nun güncel veri tabanı esas alındığında, başını alıp gitmeğin tanımlanmış manası aşağıda yer almaktadır.

  • İzin almadan ve gideceği yeri bildirmeden gitmek, savuşmak

Başını alıp gitmek ile kurulmuş cümle örnekleri

TDK tarafından belirlenen ve kelimenin bağlamını açıklayan örnek kullanım şu şekildedir.

  • Bir akşam ciğerci söve saya kondusundan çıktı. Başını alıp gitti.

Başını alıp gitmek ifadesi içeren atasözleri ve deyimler

İçinde başını alıp gitmek ifadesinin geçtiği kalıplaşmış sözler ve anlamları, güncel sözlük verilerine göre derlenmiştir.

  • ...-nın başında gelmek (veya yer almak)
  • Baş (veya başı) çekmek
  • Baş (veya başını) alamamak
  • Başa (veya başına) kakmak (veya kakınç etmek)
  • Başa çıkmak
  • Başa çıkmak
  • Başa gelen (dert) çekilir
  • Başa gelmek
  • Başa gelmeyince bilinmez
  • Başa güreşmek
  • Baş ağır gerek, kulak sağır
  • Baş ağrıtmak
  • Başa vermek
  • Baş bağlamak
  • Baş bulmak
  • Baş çevirtmek
  • Baş dille tartılır
  • Baş döndürmek
  • Baş edebilmek
  • Baş edememek
  • Baş eğmek
  • Baş eldeyken
  • Baş etmek
  • Baş gelmek
  • Baş göstermek
  • Baş göz etmek
  • Baş göz olmak
  • Başı ağrımak
  • Başı bağlanmak
  • Başı belada olmak
  • Başı belaya girmek (veya uğramak)
  • Başı çatlamak
  • Başı dara düşmek
  • Başı daralmak
  • Başı darda kalmak
  • Başı derde girmek
  • Başı dönmek
  • Başı dumanlanmak
  • Başı göğe ermek (veya değmek)
  • Başı hoş olmamak
  • Başı için
  • Başı kazan gibi olmak
  • Başım gözüm üstüne
  • Başımla beraber
  • Başın (veya başınız) sağ olsun
  • Başına (...) gelmek
  • Başına balta kesilmek (veya olmak)
  • Başına bela açmak
  • Başına bela almak
  • Başına bela olmak (veya kesilmek)
  • Başına belayı sardırmak
  • Başına bir hâl gelmek
  • Başına çalmak
  • Başına çalsın!
  • Başına çıkarmak
  • Başına çıkmak
  • Başına çorap örmek
  • Başına dert açmak
  • Başına dert olmak (veya kesilmek)
  • Başına devlet (veya talih) kuşu konmak
  • Başına dikilmek
  • Başına dikmek
  • Başına dolamak
  • Başına dünyanın belasını sarmak
  • Başına ekşimek
  • Başına gaile açmak
  • Başına geçirmek
  • Başına geçmek
  • Başına geçmek
  • Başına gelen başmakçıdır
  • Başına gelmek
  • Başına gelmek
  • Başına güneş geçmek
  • Başına iş açmak
  • Başına iş çıkarmak
  • Başına iş çıkmak
  • Başına kâhya kesilmek
  • Başına kalmak
  • Başına kan çıkmak
  • Başına karalar bağlamak
  • Başına oturmak
  • Başı nâra yanmak
  • Başına sarmak
  • Başına taç etmek
  • Başına taş düşmek (veya yağmak)
  • Başına üşüşmek
  • Başına vur, ağzından lokmasını al
  • Başına vurmak
  • Başına yıkmak
  • Başın başı, başın da başı var
  • Başında beklemek (veya durmak)
  • Başında değirmen çevirmek
  • Başında kavak yeli (veya yelleri) esmek
  • Başından almak
  • Başından aşağı kaynar sular dökülmek
  • Başından atmak
  • Başından büyük işlere girişmek (veya kalkışmak)
  • Başından geçmek
  • Başından kalkmak
  • Başından korkmak
  • Başından savmak
  • Başında olmak
  • Başında paralansın
  • Başında torbası eksik
  • Başını acemi berbere teslim eden, pamuğunu cebinden eksik etmez
  • Başını ağrıtmak
  • Başını ateşlere yakmak
  • Başını bağlamak
  • Başını beklemek
  • Başını belaya sokmak
  • Başını bir yere bağlamak
  • Başını bir yere sokmak
  • Başını boş bırakmak
  • Başını çatmak
  • Başını çıkarmak
  • Başını derde sokmak
  • Başını dik tutmak
  • Başını dinlemek
  • Başını döndürmek
  • Başını duman almak
  • Başını ezmek
  • Başını gözünü yarmak
  • Başını istemek
  • Başını kaldırmamak (veya kaldıramamak)
  • Başını kaşımaya (veya kaşıyacak) vakti olmamak
  • Başını koltuğunun altına almak
  • Başını kurtarmak
  • Başının altında
  • Başının altından çıkmak
  • Başını nâra yakmak
  • Başının çaresine bakmak
  • Başının derdine düşmek
  • Başının etini yemek
  • Başının gözünün sadakası
  • Başını ortaya koymak
  • Başını taştan taşa vurmak
  • Başını toplamak
  • Başını uçurmak
  • Başını vermek
  • Başını yakmak
  • Başını yaptırmak
  • Başını yemek
  • Başı sağ olsuna gitmek
  • Başı sıkılmak (veya sıkışmak)
  • Başı sıkıya gelmek
  • Başı taşa değmek
  • Başı tutmak
  • Başı üstünde yeri olmak
  • Başı yastığa düşmek
  • Başı yastık yüzü görmemek
  • Başı yerine gelmek
  • Başı zapt olunmamak
  • Baş kesmek
  • Baş kes, yaş kesme
  • Baş kıç olmak
  • Baş kıç vurmak
  • Baş kırılır (veya yarılır) fes (veya börk) içinde, kol kırılır yen (veya kürk) içinde
  • Baş koşmak
  • Baş koymak
  • Baş nereye giderse ayak da oraya gider
  • Baş olan boş olmaz
  • Baş ol da istersen soğan başı ol
  • Baş olmak
  • Baş sağlığı, dünya varlığı
  • Baş sallamak
  • Başta (veya başında) bulunmak (veya olmak)
  • Baştan aşmak
  • Baştan çıkarmak
  • Baştan çıkmak
  • Başta taşımak
  • Baş tutamamak
  • Baş tutmak
  • Baş üstünde tutmak
  • Baş üstünde yeri var
  • Baş vermek
  • Baş yakmak
  • Baş yapmak
  • Baş yastığı baş derdini bilmez
  • Baş yemek

GDH uygulamasını indir,

gelişmelerden anında haberdar ol!

Loading Spinner