86 milyon nüfusa 34 milyon silah!
Türkiye genelinde bireysel silah sayısı 34 milyona ulaşarak 86 milyonluk ülke nüfusunun karşısında korkunç bir asayiş tehdidi oluşturmaya başladı. Neredeyse her üç kişiden birine bir silahın düştüğü ve bu varlığın çok büyük bir bölümünün ruhsatsız olduğu gerçeği, toplumsal şiddet sarmalına karşı acil önlem alınması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Sokaklar alarm veriyor: Her üç kişiden birine silah düşüyor!
Muğla'nın Fethiye ilçesinde akıllara durgunluk veran bir cinayet yaşandı. Komşusunun kapısının çıkardığı gıcırtıdan rahatsız olan 62 yaşındaki O.K. iddiaya göre komşuları eve geldiği sırada evin giriş kapısının çıkardığı gıcırtıdan rahatsız olup, av tüfeğiyle ateş açarak 42 yaşındaki Ramazan Çalışkan'ı öldürdü, eşi E.Ç.'yi (40) ve 13 yaşındaki kızları E.Ç.'yi yaraladı.
Güvenlik kamerasına da yansıyan cinayetin ardından yaralılar hastaneye kaldırılırken, öfkeli komşu ise gözaltına alındıktan sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Yaralıların tedavisi devam ederken olayda hayatını kaybeden Ramazan Çalışkan, gözyaşları arasında toprağa verildi.
Türkiye’de her geçen gün artan şiddet olaylarının, kadın cinayetlerinin ve sokak çatışmalarının arkasındaki en büyük katalizör olan "bireysel silahlanma" kontrolsüz bir şekilde büyüyor. Türkiye’deki güncel silah haritası kırmızı alarm veriyor. 86 milyonluk toplam nüfusa karşılık, evlerde, arabalarda veya ceplerde dolaşan silah sayısının 34 milyona dayandığı tahmin ediliyor.
İşin en ürkütücü boyutu ise bu devasa cephaneliğin yasal denetim dışında olması. Uzmanların ve adli raporların sunduğu veriler, bu tablonun toplumsal faturasını doğrudan gözler önüne seriyor.
Buzdağının görünmeyen yüzü: Ruhsatsız silah çılgınlığı
Umut Vakfı’nın verilerine göre de her gün 10 kişi silahlı saldırıda hayatını kaybediyor. Sadece bu yılın ilk üç ayında 25 bin kaçak silah ele geçirildi. Cinayetlerin yüzde 96’sı ruhsatsız silahla işleniyor.
Umut Vakfı’nın verilerinden oluşturulan raporda yer alan ve güvenlik bürokrasisini harekete geçirmesi beklenen temel başlıklar şunlar:
- %80’i Denetim dışı: 34 milyonluk toplam tahminin yalnızca küçük bir kısmı devlet kontrolündeki ruhsatlı silahlardan oluşuyor. Geriye kalan devasa çoğunluğun ise tamamen ruhsatsız ve izlenemez olduğu belirtiliyor.
- İnternetten kolay erişim: Sosyal medya platformları ve illegal web siteleri üzerinden adeta bir kıyafet sipariş eder gibi kolayca pompalı tüfek ya da tabanca temin edilebilmesi, silahlanma yaşını liselere kadar düşürmüş durumda.
- Cezaların caydırıcılığı yetersiz: Ruhsatsız silah yakalatmanın cezalarının adli para cezasına çevrilebilmesi veya ertelemeli olması, suç işlemeye eğilimli kişileri cesaretlendiriyor.
"Silah bir güvence değil, cinayet aracıdır"
Bireysel silahlanmaya karşı mücadele veren sivil toplum kuruluşları ve sosyologlar, durumun psikolojik boyutuna dikkat çekiyor. "Trafikte çıkan basit bir tartışmanın, komşular arasındaki gürültü kavgasının saniyeler içinde cinayetle sonuçlanmasının tek sebebi, silahın bir tık uzakta olmasıdır" diyen uzmanlar, cezaların acilen ağırlaştırılmasını talep ediyor.
Uzmanlara göre, sadece emniyet tedbirlerinin değil, aynı zamanda internet üzerinden denetimsiz silah satışı yapan odaklara karşı topyekun bir siber ve hukuki savaş açılmasının zorunlu olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

