Çıkmak kelimesinin sözlükteki tanımı nedir? Çıkmakın kısaca tanımı nedir?
Gündelik yaşantımızda veya edebi metinlerde rastladığımız çıkmak kelimesi, anlam zenginliğiyle dikkat çekiyor. Türk Dil Kurumu (TDK) güncel sözlük kayıtlarına göre çıkmak kelimesinin anlamı nedir?
Son Güncelleme: 12.04.2026 - 09:30
Her kelimenin bir etimolojik geçmişi ve dil bilgisi kuralları çerçevesinde belirlenmiş belirli bir kullanım alanı vardır. Kelimelerin satır aralarındaki anlamlarını bilmek, izlediğimiz veya okuduğumuz içerikleri daha iyi kavramamızı sağlar. Peki, çıkmak nasıl yazılır, anlamı nedir? İşte TDK verilerine göre detaylı açıklaması.
Çıkmak kelimesinin anlamı nedir?
Bu kelime, kullanıldığı yere ve bağlama göre birden fazla anlama gelebilmektedir. TDK güncel sözlüğünde yer alan farklı tanımlar maddeler halinde şöyledir.
- -den İçeriden dışarıya varmak, gitmek
- nesnesiz Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek
- nesnesiz Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak
- Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek
- Süresi dolduğunda ayrılmak
- nesnesiz Yapılmak, yürümek
- Yetişecek ölçüde olmak
- Bir şeyden bir şey eksilmek
- Meydana gelmek
- nesnesiz Sıyrılmak, ayrılmak
- nesnesiz Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak
- Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek
- -i Bir şeyin yukarısına doğru yürümek
- nesnesiz, -de Bir inceleme, bir araştırma sonucu ... bulunmak
- -e Yetkili birinin makamına iş için gitmek
- -e Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak
- nesnesiz Bir konu yetkililerce karara bağlanmak
- -e Mal olmak
- -e Oyunda herhangi bir rolü oynamak
- -e Bir yere ulaşmak, varmak
- -e Karaya ayak basmak
- nesnesiz Yayılmak, duyulmak
- nesnesiz Olmak, bulunmak, var olmak
- -e Bir iddia ile ortalıkta görünmek
- nesnesiz, -den Koku, ses vb. yayılmak
- -e Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek
- -e Bir şey bulaşmak
- -i Binaya kat eklemek
- -e Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak
- nesnesiz Niteliği sonradan anlaşılmak
- nesnesiz Belirmek, tanınmak
- nesnesiz Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak
- nesnesiz Yerinden oynamak
- nesnesiz Görünür veya belli bir durumda bulunmak
- nesnesiz Oluşmak, olmak
- nesnesiz Piyasaya sürülmek
- nesnesiz Bitmek, büyümek, sürmek
- nesnesiz Emir, talimat vb. verilmek
- nesnesiz Ay veya mevsim geçmek
- nesnesiz Yeni yetişip satışa sunulmak
- nesnesiz Yükselmek
- nesnesiz Sesini yükseltmek
- nesnesiz, -den Giderilmek, yok olmak
- -den Bir şeyi unutmak
- nesnesiz Ay, Güneş görünmek
- nesnesiz Kitap, dergi vb. yayımlanmak
- nesnesiz Aktarılmış olmak
- nesnesiz Gerçek hâle gelmek
- nesnesiz Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak
- Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek
- -le Flört etmek
- -e Erişmek, görmek
- mecaz Harcamak zorunda kalmak
- -i, argo Vermeye katlanmak
Çıkmak kelimesinin kullanım alanları ve örnekler
Kelimenin cümle içindeki kullanımını pekiştiren ve farklı bağlamları içeren örnekler maddeler halinde sunulmuştur.
- Ortalık ağarırken bir arkadaşımla yorgun adımlarla konaktan çıktık.
- Bu mülakatımızdan esaslı bir netice çıkmadı.
- Çiçeği burnunda subay çıkar çıkmaz, ben size bir emir eri bulurum.
- Yeni evimizden çıkıp eski evimize taşındık.
- Hastaneden çıkıp yollarda yürüyen kadın, annemin ölümüne ağlayan ben miydim...
- Bu dairede işler kolay çıkmaz.
- Bundan kendime manto yaparım, oğlana da bir palto çıkar... dedi.
- Dörtten iki çıkarsa iki kalır.
- Uygunsuz dediğim vakalardan biri bir salon oyunu yüzünden çıkmıştır.
- Parkın merdivenini inerken, çıplak ayağına giydiği eski mest lastiğinin teki, fırladı, ayağından çıktı.
- Osman Seden beni komedi filminde deneyip büyük bir başarı kazanınca bundan hepimiz kârlı çıktık.
- Çok sonra öğrenecek bunu. Çok sonra, çocukluktan çıkıp kocaman adam olduktan sonra.
- Uzun, dik merdivenli bir yokuşu çıktık.
- Sularda bakteri çıktı.
- Hazırladığı raporları yırtmış ve Ali Rıza Paşa’nın makamına çıkarak duyduklarını şifahen nakletmişti.
- Kendine on altı bin lira piyango çıkmış bir kimsenin birkaç yüz kuruşu ödeyememesi dosta düşmana garip görünecekti.
- Bu ev dört milyara çıktı.
- Arsız ve aptal mahalle çocuğu rolüne çıkmıştı.
- Karşı kaldırıma geçtiler, sağa sola saptılar, demir yoluna çıktılar.
- 1919 senesi Mayıs'ının on dokuzuncu günü Samsun'a çıktım.
- Başından beri gazetelerde enstitü hakkında havadisler çıkıyordu.
- Bayramın son günü her iki kadının da işleri çıkmıştı.
- Sen onun karşısına çapkın bir adam gibi çıktın.
- Lağımdan pis kokular çıkıyor.
- Güreşte ona çıkacak kimse yok.
- Uçmadan önce yaldızlı tozdan pulları elime çıktı.
- Göl kıyısındaki evlerinin üzerine yeni bir kat çıkmışlar, verandanın önüne üzüm asması sardırmışlar...
- Bu kahveden sıkıldın, ötekine çıkarsın, anladın mı?
- Eyvah, bu da ötekiler gibi soysuz çıktı.
- Bir ilçe belediye başkanı hepsinden açıkgöz çıktı.
- Oğlan akıllı çıktı, kimleri bulacağını, kimlerle çalışacağını bildi.
- Fukaranın hem sağ bileği çıkmış hem davulu patlamıştı.
- Yüzünün derisi buruşmuş, elmacık kemikleri çıkmıştı.
- Birdenbire öyle soğuk çıktı ki pirinç tanelerini tutamaz oldum, parmaklarım şakır şakır titriyor!
- Mayısın ortası olmadan ekinler çıktı.
- Dört gün, dört gece yanına kimse varmayacak diye emir çıktı.
- Kış çıktı, bahar geldi, uzun tatil ayları geldi, Cevdet Bey’in yeri dolmadı.
- Önce badem ağacı çiçek açtı, sonra çağlalar ağaçları süsledi. Ardından erikler çıktı.
- Fiyatlar çıktı.
- Gerçekten adamın kolundaki leke çıktı. Çıktı ama, üzerindeki kumaş da eriyip gitti...
- İlk girdiğim zaman belki caddeden geçer, görürüm falan derken lafa dalmışım, hatırımdan çıktı.
- Hava açılmış, ay çıkmıştı.
- Güneş seni ısıtmak için çıkıyordu.
- Yeni çıkmış Fransızca bir iki kitap bulunurdu.
- Çok geçmeden haber çıkacağını kadınlık insiyakıyla derhâl sezmişti.
- İnsanın her gördüğü rüya çıkmaz ya!
- Arabanın direksiyonu çıkmak.
- Artık yaşanılır olmaktan çıktı İstanbul. Yaşanılır gibi değil. Daha doğrusu, İstanbul, İstanbul olmaktan çıktı.
- Sevim, senden başka bir kızla çıkmadım.
- Aklı başında ama sabaha çıkamayacağına kalıbımı basarım.
- Geçen hafta düğünümüz oldu. Çok paradan çıktım.
- Çık bakalım paraları. Şıkır, şıkır... Bir, iki, üç... On, yirmi, otuz...
Çıkmak ifadesi ile ilgili atasözleri ve deyimler
Sözlük verilerine göre çıkmakı içeren kullanım örneği ve teknik açıklaması şu şekildedir.
- Çıkmadık canda umut var
İçinde çıkmak geçen birleşik kelimeler
Gerek günlük dilde gerekse terim anlamıyla çıkmak sözcüğü, birçok birleşik yapının ana unsuru konumundadır.
- Bata çıka
- Batçık
- Battıçıktı
- Zıpçıktı
Kaynak:
TDK Sözlüketiketler
İLGİLİ HABERLER
Katar kelimesinin anlamı nedir? Katarın sözlükteki anlamı nedir?
Yiyip içmek sözü ne anlama gelir? Yiyip içmek sözü hangi durumlarda kullanılır?
Terecilik kelimesinin anlamı nedir? Tereciliğin kısaca tanımı nedir?
Sıfıra sıfır, elde var sıfır ifadesinin kısaca tanımı nedir? Sıfıra sıfır, elde var sıfır ifadesi nerede kullanılır?
Modası geçmek ifadesinin anlamı nedir? Modası geçmek ifadesinin sözlük anlamı nedir?
İteklemek nedir? İteklemeğin sözlükteki anlamı nedir?
DİĞER HABERLER
Yiyip içmek sözü ne anlama gelir? Yiyip içmek sözü hangi durumlarda kullanılır?
Terecilik kelimesinin anlamı nedir? Tereciliğin kısaca tanımı nedir?
Sıfıra sıfır, elde var sıfır ifadesinin kısaca tanımı nedir? Sıfıra sıfır, elde var sıfır ifadesi nerede kullanılır?
Modası geçmek ifadesinin anlamı nedir? Modası geçmek ifadesinin sözlük anlamı nedir?
Katar kelimesinin anlamı nedir? Katarın sözlükteki anlamı nedir?
İteklemek nedir? İteklemeğin sözlükteki anlamı nedir?
Huluskâr kelimesinin anlamı nedir? Huluskârun kısaca tanımı nedir?
Gül kelimesinin tanımı nedir? Gül kelimesinin TDK'ya göre açıklaması nedir?
Dini bütünlük kelimesinin anlamı nedir? Dini bütünlüğün TDK'ya göre anlamı nedir?
Beyin cerrahı kelimesi ne demek? Beyin cerrahının TDK'ya göre anlamı nedir?




