Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ABD ve İran'a diplomasi çağrısı
Türkiye, ABD ile İran arasındaki krizin sıcak çatışmaya dönüşmesini engellemek için diplomatik inisiyatif aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önerdiği üçlü zirve, Washington ve Tahran’ı aynı masada buluşturmayı hedefliyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 29.01.2026 - 16:41
Cumhurbaşkanı Erdoğan - AA
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump’a Türkiye-ABD-İran üçlü zirvesi önerdi.
- Ankara, krizin askeri değil diplomatik yollarla çözülmesini savunuyor.
- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan 10 gün içinde ABD ve İran’la yoğun temas kurdu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve İran arasındaki gerilimi düşürmek amacıyla diplomatik temaslarını hızlandırdı. Gazeteci Hande Fırat’ın aktardığına göre Erdoğan, 27 Ocak’ta ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, Türkiye, ABD ve İran liderlerini kapsayan üst düzey bir üçlü zirve önerisini gündeme getirdi.
Video konferans yoluyla yapılması planlanan zirvenin, taraflar arasında doğrudan iletişim kurulmasını ve askeri tırmanmanın önüne geçilmesini amaçladığı belirtildi. Fırat, Trump’ın bu öneriye olumlu yaklaştığını yazdı.
Ankara’nın temel yaklaşımı: Müzakere masası
Erdoğan-Trump görüşmesinin ana gündem maddesinin İran olduğu ifade edilirken, Türk tarafının pozisyonu net şekilde ortaya kondu. Ankara, krizin askeri yöntemlerle değil, doğrudan müzakerelerle çözülmesi gerektiğini savunuyor.
Fırat, “Eğer hem ABD hem de İran cumhurbaşkanları Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın üçlü yüksek düzeyli görüşme teklifini kabul ederse, diplomasi yolunda önemli bir adım atılmış olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.
On günlük yoğun mekik diplomasisi
Hande Fırat’ın “kritik 10 günlük dönem” olarak tanımladığı süreçte Türkiye’nin diplomatik trafiği dikkat çekici biçimde arttı. Washington ile Tahran arasındaki gerilimin zirve yaptığı bu dönemde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan hem ABD hem de İranlı muhataplarıyla art arda temaslar kurdu.
Paylaşılan zaman çizelgesine göre:
- 13 Ocak gecesi Fidan, İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ile telefon görüşmesi yaptı.
- Aynı gün, Trump’a yakınlığıyla bilinen Tom Barrack Ankara’da Fidan ile bir araya geldi.
- 14 Ocak’ta Fidan, Araghchi ile ikinci bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.
- 20 Ocak’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile kritik bir telefon görüşmesi yapıldı.
- Aynı gün Washington hattıyla ikinci bir temas daha kuruldu.
Fırat’a göre bu görüşmelerin tamamında ortak mesaj netti: çatışma değil, diplomasi.
Türkiye’nin hedefi: Askeri senaryoyu durdurmak
Rapora göre Ankara’nın temel hedefi, gerilimi kontrol altına almak ve tarafları müzakere masasına çekmek. Erdoğan’ın İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile doğrudan temas kurması, Fidan’ın Washington ve Tahran arasında yürüttüğü mekik diplomasisi ile Katar ve Umman’la yapılan koordinasyon bu yaklaşımın parçası olarak değerlendiriliyor.
Fırat, Türkiye’nin denge politikasını şu ifadeyle özetledi: “Ne İran saldırdı, ne de Amerika Birleşik Devletleri prestijini kaybetti.”
Yeniden müzakere için Ankara’nın formülü
Ankara, İran’ın bazı alanlarda sınırlı iş birliği adımları atmasının Washington’ın müzakereye dönmesini kolaylaştırabileceği görüşünde. Petrol sahaları ya da teknoloji paylaşımı gibi başlıklarda kontrollü bir açılımın, diplomatik sürecin önünü açabileceği belirtiliyor.
Ancak bu tür bir adımın, İsrail’deki iç siyasi baskının azalmasını ve İran yönetiminin kendi kamuoyuna yönelik sembolik bir diplomatik hamle yapmasını gerektirdiği vurgulanıyor.
ABD talepleri ve İsrail faktörü
Fırat’a göre Beyaz Saray’ın İran’dan beklentileri net bir çerçeveye sahip. Washington, Tahran’dan zenginleştirilmiş uranyumun imhasını ya da teslimini, kalan nükleer tesislerin kapatılmasını ve uzun menzilli füze kapasitesinin ortadan kaldırılmasını talep ediyor.
Buna ek olarak, İsrail’e yönelik tehditlerin sona erdirilmesi de ABD’nin temel şartları arasında yer alıyor. Ankara ise özellikle bu son maddenin, Washington’un İran politikasını şekillendiren ana unsur olduğuna dikkat çekiyor.
Netanyahu’nun seçim hesabı
Raporda, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun yaklaşan seçim süreciyle birlikte İran konusunu iç siyasette merkezi bir başlık haline getirdiği ifade ediliyor. İsrail yönetiminin, ABD arabuluculuğunda yürütülen diplomatik süreçler ya da doğrudan baskı yoluyla İran’ı zayıflatmayı hedeflediği belirtiliyor.
Ankara ise bu tablo karşısında, bölgesel dengeleri gözeten ve tarafları masada tutan bir diplomasi çizgisini sürdürmeyi amaçlıyor.
Kaynak:
HürriyetİLGİLİ HABERLER
BM Güvenlik Konseyi Hürmüz Boğazı için oylamaya gidiyor
Macron'dan süper güçlere ithafen uydu devlet olamayacağız vurgusu
Eski ABD İç Güvenlik Direktörü Kristi Noem’in eşi Bryon Noem hakkında skandal iddialar
İsrailli İHA şirketi, İran'ın misillemeleri sonucu üretim tesisinde ciddi hasar oluştuğunu açıkladı
ABD istihbaratından itiraf: İran’ın füze gücü aktif
ABD’li Senatör Murphy’den İran savaşı eleştirisi
DİĞER HABERLER
Hürmüz krizinin etkisiyle Çin menşeli araçların Avrupa pazarındaki hakimiyeti büyüyor
Türk profesör Berlin’de rektör oldu: Fatma Deniz resmen göreve başladı
Havana'dan 2 bin 10 mahkum için af kararı
Macron'dan süper güçlere ithafen uydu devlet olamayacağız vurgusu
ABD’li Senatör Murphy’den İran savaşı eleştirisi
BM Güvenlik Konseyi Hürmüz Boğazı için oylamaya gidiyor
ABD istihbaratından itiraf: İran’ın füze gücü aktif
Ukrayna Rus petrol altyapısını vurdu
Belarus’ta LGBTQ+ karşıtı yasa parlamentodan geçti
Eski ABD İç Güvenlik Direktörü Kristi Noem’in eşi Bryon Noem hakkında skandal iddialar



