Dünya'ya çarpma riski olan cisimler en çok hangi bölgeyi tehdit ediyor?
Yapılan çalışmaya göre, henüz sayıları bilinmeyen bu cisimlerin Dünya’nın özellikle ekvatora yakın bölgelerine yönelme olasılığı diğer enlemlere göre belirgin şekilde daha yüksek çıkıyor.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 13.11.2025 - 16:02
- Yıldızlararası cisimlerin yörüngeleri ve hızları modellenerek Dünya için oluşturduğu çarpma riski değerlendirildi.
- Çalışmaya göre bu cisimlerin çarpma olasılığının en yüksek olduğu bölgeler ekvator ve kuzey yarımküreye yakın enlemlerdir.
- Cisimlerin en çok gelme olasılığı olan yönler, Güneş’in Samanyolu’ndaki hareket yönü (güneş zirvesi) ve galaktik düzlem olarak belirlendi.
- Araştırma, yüksek hızla hareket etmelerine rağmen, Dünya’ya çarpma potansiyeli olan cisimlerin Güneş’in yerçekimi nedeniyle yakalayabildiği daha yavaş hareket eden grup olduğunu ortaya koydu.
En yüksek risk: Güneş’in hareket yönü
Michigan Eyalet Üniversitesi'nden Dr. Darryl Seligman liderliğindeki araştırma ekibi, yıldızlararası kökenli olası çarpan cisimlerin yörüngelerini, hızlarını ve geliş yönlerini modelledi.
Bugüne kadar yalnızca Oumuamua, 2I/Borisov ve 3I/ATLAS olmak üzere üç yıldızlararası cisim tespit edilmiş olsa da, bilim insanları Güneş Sistemi'nin milyarlarca yıllık tarihinde çok daha fazlasına ev sahipliği yaptığını ve bazılarının Dünya'ya çarpmış olabileceğini düşünüyor.
Araştırmaya göre yıldızlararası cisimlerin Dünya’ya çarpma olasılığının en yüksek olduğu iki yön bulunuyor. Bunlardan ilki, Güneş’in Samanyolu’ndaki hareket yönü olan “güneş zirvesi”.
Bilim insanları bu durumu basit bir benzetmeyle şöyle açıklıyor: “Araç hareket ediyorsa en çok yağmur damlası önden çarpar.” İkinci risk bölgesi ise yıldızların ve gezegen sistemlerinin yoğun olduğu galaktik düzlem olarak öne çıkıyor.
Ekvator ve yavaş hareket eden tehlike
Çalışma, yıldızlararası cisimlerin büyük bölümünün yüksek hızla hareket ettiğini, ancak Dünya’ya çarpabilecek grubun beklenmedik şekilde daha yavaş olduğunu gösterdi. Bunun nedeni, Güneş’in yerçekiminin bu daha yavaş cisimleri daha kolay yakalaması ve yörüngelerini Dünya ile kesişecek şekilde değiştirebilmesidir.
Mevsimler de çarpma olasılığını etkiliyor; hızlı cisimler en çok ilkbaharda çarpma potansiyeli taşırken, kış aylarında Dünya'nın konumu nedeniyle potansiyel çarpan sayısı genel olarak daha fazla oluyor.
Modellemenin en kritik bulgusu ise çarpma riskinin coğrafi dağılımı oldu: Yıldızlararası cisimler Dünya’ya en çok ekvatora yakın bölgelerde düşüyor. Bu bölgede çarpma riski diğer enlemlere göre daha yüksekken, kuzey yarımkürede de risk bir miktar artıyor.
Araştırmacılar, bu durumun Dünya’nın dönüş ve yörünge dinamikleriyle ilişkili olduğunu belirtiyor.
Gelecek gözlemler için yol haritası
Araştırmacılar, yıldızlararası cisimlerin gerçek sayısının bilinmediğini ve bu nedenle çalışma kapsamında çarpma sıklığına dair sayısal bir tahminde bulunmadıklarını vurguladı. Çalışmanın temel amacı, hangi yönlerden gelebileceklerini ve Dünya’nın hangi bölgelerinde çarpma olasılığının arttığını anlamayı sağlamaktı.
Bilim insanları, inşa süreci devam eden Vera Rubin Gözlemevi ile yıldızlararası cisimlerin daha hassas şekilde izlenebileceğini belirtiyor. Bu yeni çalışma, gözlemevinin yapacağı tespitlerde bilim insanlarına yol gösterici bir harita sunacak.
Kaynak:
GDH Haber
İLGİLİ HABERLER
Uzay kirliliğinde kritik seviye: Çarpışma riski büyüyor
Ay’a çarpması beklenen asteroid bilim dünyasında endişe ve heyecan yarattı
Uzayda gizemli sinyal: 44 dakikada bir tekrarlıyor
Almanya, ABD’ye bağımlılığı azaltmak için uydu tabanlı füze tespit sistemi kurmayı planlıyor
NASA evrenin görünmez iskeletini James Webb ile haritaladı
Mars’ta su bulma yarışı: Kızıl Gezegen'in gizli hazinesi
DİĞER HABERLER
Uzayda gizemli sinyal: 44 dakikada bir tekrarlıyor
NASA evrenin görünmez iskeletini James Webb ile haritaladı
Mars’ta su bulma yarışı: Kızıl Gezegen'in gizli hazinesi
Uzay kirliliğinde kritik seviye: Çarpışma riski büyüyor
Uzay çöplerine yeraltından çözüm: Deprem cihazlarıyla takip edilebilecek
Şiddetli Güneş fırtınası, Dünya çapında nefes kesen kuzey ışıklarına neden oldu
Mars’ın geçmişinde Arktik Okyanusu kadar su olduğu ortaya çıktı
Uzay çöpü çarpan Çin mekiği Dünya’ya "insansız" döndü
Mars’ta yaşamı imkansız kılan zehrin kaynağı çözüldü
İnsanlı Ay görevi başlıyor: Artemis 2 için geri sayım başladı


