Eurasia Review: Epstein, İsrail ve cezasızlık düzeninin mimarisi
Epstein dosyalarının İsrail boyutu, küresel sistemdeki hesap verebilirliğin nasıl yok edildiğini ortaya koyuyor. İşte Epstein dosyalarında İsrail gerçeği ve kurulan cezasızlık düzeninin mimarisi.
0:00
--:--
Son Güncelleme: 17.02.2026 - 00:20
ABD merkezli düşünce kuruluşlarından Eurasia Review'de, İsrail'in küresel düzene meydan okuyan Gazze saldırılarının ardından ortaya çıkan Epstein skandalının ve Epstein'in İsrail ile ilişkilerinin değerlendirildiği bir analiz yayınlandı.
Jeffrey Epstein ile bağlantılı belgelerde İsrail'i işaret eden kısımların ortaya çıkmasının, Gazze'deki saldırıların ardından İsrail'in küresel sistemdeki yıkıcı rolünü bir defa daha ortaya koyduğu belirtilen analizde, artık ortaya çıkan gerçekliğin, sadece gizli kalan kuklacılar değil, hesap verebilirliği sistematik biçimde aşındıran servet ve güç düzeni olduğu tespiti yapıldı.
Analizde ayrıca; Epstein belgelerinde ortaya çıkan İsrail'in rolüne dair detaylara yer verildi.
İşte Eurasia Review'de yayınlanan analiz:
Jeffrey Epstein ile bağlantılı belgelerin son yayımlanan bölümleri, özellikle İsrail'i işaret eden istihbarat operasyonları iddialarını gündeme taşıdı.
Çevrimiçi yorumlar, 2020 tarihli bir FBI gizli kaynak raporuna dayanarak Epstein’ın yabancı bir ajan olduğu, İsrail kanalları üzerinden eğitilip yönlendirildiği iddialarını öne çıkarıyor.
Ancak hem söz konusu belgeye hem de daha geniş çerçevede dosyaya dikkkatli bakıldığında ortaya çıkan tablo çok daha farklı.
Mesele istihbarat komplolarından ziyade küresel elit ağlarının hesap verebilirlik dışındaki işleyişiyle ilgili akılalmaz gerçeklik.
Barak-Epstein ilişkisi: Doğrulanmış bağlantı
Doğrulanmış İsrail bağlantısının merkezinde eski İsrail eski Başbakanı ve Savunma Bakanı Ehud Barak bulunuyor.
Barak ile Epstein arasındaki ilişki kapsamlı biçimde belgelenmiş ve mahkeme kayıtları, yayımlanan e-postalar ve Barak’ın kendi açıklamaları, Epstein’ın 2008 yılında reşit olmayanlara yönelik suçlardan mahkum edilmesinden sonra bile Barak’ın Epstein’ın mülklerini defalarca ziyaret ettiğini doğruluyor.
Bu temaslar yüzeysel değil. İki isim 2010’lu yıllar boyunca temasını sürdürmüş ve Epstein ayrıca, Barak ile bağlantılı teknoloji girişimlerine yatırım yapmış.
Bu yatırımların, özel sermaye ile ulusal güvenlik, veri ekonomisi ve gözetim teknolojilerinin kesiştiği alanlara uzanması, demokratik hesap verebilirlik açısından başlı başına tartışmalı bir durum.
Uluslararası arenada suçları ispat edilmiş ve yargınlanmış bir kişinin eski bir hükümet başkanıyla sosyal ilişkilerini ve finansal bağlarını sürdürebilmesi, bilgi eksikliğinden değil küresel normlarının çöküşünden kaynaklanan bir soruna işaret ediyor.
Elit koruma mekanizmaları ve hukuk ağı
Epstein çevresindeki bir diğer önemli isim, 2008 Florida davasında savunma ekibinde yer alan ünlü hukukçu Alan Dershowitz.
İsrail politikalarına yönelik güçlü ideolojik desteğiyle tanınan Dershowitz, Epstein çevresine yalnızca hukuki destek değil ciddi siyasi etki de taşımış.
Bununla birlikte mahkeme kayıtları ve araştırmacı gazetecilik çalışmaları, Dershowitz’in Epstein’ın mahkumiyet sonrası sosyal çevresinde yer almaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Bu durum, hukuki güç, şöhret ve ideolojik ağların Epstein etrafında nasıl bir koruma zırhı oluşturduğunu gösteren önemli bir örnek niteliğinde.
Küresel elit ağları ve güç ekonomisi
Epstein yalnızca, devasa skandala karışmış zengin bir sosyetik figür değil.
Görünen o ki; Epstein, küresel elit erişim ağlarının aracısı olarak işlev görmüş. Evleri siyasetçiler, milyarderler, kraliyet üyeleri, akademisyenler ve şirket yöneticilerinin kesişim noktası haline gelmiş.
Yani bu durum, kapitalist gücün, hukukun önünde olduğunu ortaya koyan bir durum olarak kayıtlara geçmiş.
Güç artık yalnızca devlet kurumlarında değil, sınırları aşan özel servet ağlarında dolaşıyor. Hukuki karmaşıklık ve sosyal ayrıcalık bu ağları koruyor ve Epstein, bu yapının uç ama öğretici bir düğüm noktasını temsil ediyor.
İsrail boyutu ve hesap verebilirliğin aşınması
Epstein dosyasında İsrail boyutu gizli bir istihbarat operasyonunu kanıtlama meselesi değil. Asıl mesele, İsrail’deki siyasi gücün demokratik denetim dışında hareket edebilen ulusötesi finansal elitleri ele geçirmiş olması.
Şu ana kadar yayımlanan belgelerde, eski başbakan Barak dışında diğer İsrailli yetkilileri Epstein’a bağlayan doğrulanmış somut kanıt bulunmasa da detaylar arasında çok sayıda isim yer alıyor ve çok sayıda belgede de isimler gizlenmiş durumda.
Epstein belgelerinin ortaya koyduğu temel gerçek, küresel bir elit sınıfın, farklı kurallarla imtiyazlı yaşadığı bir sistemin varlığıdır.
Ortaya çıkan gerçeklik; sadece gizli kalan kuklacılar değil, hesap verebilirliği sistematik biçimde aşındıran servet ve güç düzenidir.
Kaynak:
GDH Haber
GDH Digital Telegram kanalına abone olabilirsiniz.
İLGİLİ HABERLER
The Conversation: Dünyada yeni bir emperyal çağ mı başlıyor?
The Hill: Asya'daki “güç oyunu” nasıl şekillenecek?
ABD'de sosyal medya hesaplarının fikir özgürlüğü hedefte
Asia Times: Trump'ın İran yaklaşımı blöf mü savaş hazırlığı mı?
Gazze’nin Selahaddin bölgesinde Filistinliler yıkımın ortasında yaşam kurmaya çalışıyor
Taliban'dan İran çıkışı: ABD saldırısına karşı desteğe hazırız
DİĞER HABERLER
Asia Times: Trump'ın İran yaklaşımı blöf mü savaş hazırlığı mı?
Cato Institute: Avrupa'nın savunma bağımsızlığı mümkün mü?
Arab News: Esed sonrası yeni bölgesel ortaklıklar
Gulf State Analytics: İsrail ateşkesi nasıl bitirmeye çalışıyor?
The Hill: ABD, İran'da bataklığa mı saplanacak?
The National Interest: ABD İran'ı tekrar vuracak mı?
Middle East Monitor: “İsrail istisnacılığı” küresel düzeni nasıl yok etti?
The New Arab: “ABD-İran dizisinin yeni bölümünde” neler olacak?
The Guardian: İsrail'in Batı Şeria'da işgal adımları ve tepkiler
The European Conservative: Yeni küresel düzende Avrupa hayatta kalabilecek mi?


