Marine Le Pen ve Jordan Bardella - AFP
- Jordan Bardella, Almanya ile daha yakın bir iş birliği kurarak AB içinde etkili bir “Fransa-Almanya ekseni” oluşturmak istiyor.
- Bardella’nın Berlin ile temas kurmak için diplomatik kanallar ve büyükelçilik görüşmeleri yürüttüğü belirtiliyor.
- Almanya’daki aşırı sağa yönelik siyasi tabu, bu yakınlaşmanın önündeki en büyük engel olarak görülüyor.
- Bardella’nın hedefi, İtalya ile birlikte Avrupa Birliği’nde “üçlü bir güç merkezi” oluşturmak.
Ulusal Birlik lideri Jordan Bardella, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanırken Avrupa siyasetinde daha merkezî bir aktör olmayı hedefliyor. Bu kapsamda Almanya ile ilişkileri güçlendirme girişimi dikkat çekiyor.
Parti kaynaklarına göre Bardella, Almanya’nın Fransa Büyükelçisi Stephan Steinlein ile bu yıl içinde kapalı bir görüşme gerçekleştirdi. Ayrıca ilerleyen dönemde Almanya’ya bir ziyaret planlandığı da iddia ediliyor.
GDH Digital X kanalını takip edebilirsiniz.
Fransa-Almanya eksenine dönüş iddiası
İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa entegrasyonunun temelini oluşturan Fransa-Almanya iş birliği, Bardella tarafından yeniden canlandırılması gereken bir model olarak görülüyor.
Ancak Berlin’in aşırı sağ partilerle iş birliğine mesafeli duruşu, bu stratejinin en kritik engeli olarak öne çıkıyor. Almanya’da ana akım partiler, aşırı sağla doğrudan siyasi iş birliğine karşı uzun süredir katı bir çizgi izliyor.
“İtalya ile üçlü güç merkezi” hedefi
Bardella’nın çevresi, Almanya ve İtalya ile birlikte Avrupa Birliği içinde yeni bir siyasi denge oluşturulabileceğini savunuyor.
Bu yaklaşımda İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin göç ve ekonomi politikaları üzerinden kurduğu pragmatik ilişkiler örnek model olarak gösteriliyor. Bardella’nın da benzer bir çizgi izleyerek Avrupa sağını daha koordineli hale getirmeyi hedeflediği ifade ediliyor.
GDH Digital YouTube kanalına abone olabilirsiniz.
Berlin’deki siyasi engeller
Almanya’da özellikle “aşırı sağla iş birliği yapmama” ilkesi, Bardella’nın planlarının önündeki en büyük siyasi bariyer olarak değerlendiriliyor.
Buna karşın Avrupa siyasetinde göç, ekonomi ve güvenlik gibi başlıklarda sağ partiler arasında dolaylı temasların arttığı belirtiliyor.
Marine Le Pen faktörü
Fransız siyasetinde Ulusal Birlik’in geleceği büyük ölçüde Marine Le Pen’in yargı süreci ve siyasi geleceğine bağlı.
Le Pen’in adaylığının engellenmesi durumunda Bardella, partinin ana cumhurbaşkanı adayı olarak öne çıkacak. Bu da onun Avrupa düzeyindeki diplomatik girişimlerini daha da kritik hale getiriyor.
GDH Digital NSosyal kanalını takip edebilirsiniz.
Avrupa sağında yeni denge arayışı
Bardella’nın Almanya açılımı, yalnızca ikili ilişkiler değil, aynı zamanda Avrupa Parlamentosu içindeki sağ blokların yeniden şekillenmesi açısından da önem taşıyor.
Parti içi değerlendirmelerde, Almanya ve İtalya ile kurulacak daha “pragmatik” ilişkilerin Ulusal Birlik’i Avrupa siyasetinde daha kabul edilebilir bir aktör haline getirebileceği görüşü öne çıkıyor.


